Fiziksel pos cihazları gibi, Sanal POS’larda bankaların komisyon gelirleri elde ettikleri ürün ve hizmetlerin bir araya gelmesinden oluşur. Çok kısaca bankaların komisyon karı elde etmesine rağmen neden her Sanal POS başvurusunu onaylayamadığına değineceğim. Kar edebilecekleri ürünleri herkese satmamalarının bir nedeni olmalı değil mi?
Öncelikle; Charge-back kurallarını okumanızı öneririm… Kısaca; bankaların uymak zorunda oldukları ve kart sahibi kuruluşlara ait kurallar derki; alışveriş esnasında, kartın fiziksel olarak ortamda bulunmadığı “Card Not Present” işlemlerde, kart sahibi, “bu işlemi ben yapmadım” itiraz kodu ile bankasına ulaşırsa; kart sahibi haklıdır… Bir diğer itiraz kodu da “bu ürün veya hizmeti alamadım” şeklindedir. İnternet üzerinden sipariş ettiğiniz bir ürünün elinize ulaşmaması olarak düşünebilirsiniz.
Chip&Pin’e geçişle birlikte, fiziksel dünyada yaşanan fraud’un çok büyük bir bölümü online ortama taşınmış ve üye işyerleri ile birlikte işyerlerine kefil olan şubelerin riskleri artmıştır. Özellikle 2007-2008 yıllarında batan, kötü niyetle üye işyerini kapatıp giden birçok Sanal işyerinin yaşadığı tüm charge-back’ler şubeleri tarafından karşılanmıştır. Kart sahibi tarafından charge-back başvurusu geldiğinde; üye işyeri ile bir takım evraklar paylaşılır ve delilleri kart sahibi bankaya göndermesi istenir. Eğer üye işyeri faaliyetine devam etmiyorsa veya hesaplarında ilgili meblağların karşılığı yoksa; tüm tutarı bağlı bulunduğu şubesi ödemek zorundadır.
İşte bu yüzdendir ki, bir firmaya düşük valörlü (3 gün, 5 gün vb.) Sanal POS hizmetini tanımlamak, limitsiz kredi tanımlamak ile eşdeğerdir. Kart sahibinin charge-back başvuru hakkının 4 ay olduğunu düşünürseniz riskin ne kadar büyüyebileceğini de görmüş olursunuz.
Mevcut durumda “bu işlemi ben yapmadım” itirazının önüne geçebilmenin tek yolu, 3D Secure ürünün Full Secure yönteminin üye işyeri tarafında uygulanması, 3D Full Secure gerçekleşen işlemler için; “ürün hizmeti almadım” itiraz hakkı devam etse de üye işyeri ve şube tarafından kolay kanıtlanabilir bir olgudur bu. Bu yüzden bankaların birçok sektörde 3D Secure ürününü zorunlu tuttuğunu görürsünüz. Örnek olarak; Charge-back riski yüksek olan, domain-hosting satışları, arkadaşlık siteleri, kontör ve altın satışını verebilirim.
Diğer taraftan bankaların daha kolay Sanal POS vermeye yönelik çalışmaları var. Her ne olursa olsun bağlı bulundukları kart sahibi kuruluş kurallarını unutmamak gerekiyor.
Bu yüzdendir ki; Türkiye’de alternatif ödeme sistemlerinin hızlı gelişimini heyecanla takip ediyorum. Eksikleri olmasına rağmen mikro ödeme hızla yayılıyor. Keza 2010’un ilk çeyreğinde bankalar ile anlaşarak Paypal’da “TL” ödeme kabul etmeye başlıyor olacak, bu gelişmeler e-ticaret pazarını hızla büyütüyor olacak, özelikle Sanal POS alamayan firmaların alternatif yöntemler ile ödeme kabul etmeleri, bir zaman sonra bankalardan Sanal POS alabilecek kredibiliteye ulaşmaları yeni oyuncuları da beraberinde getiriyor olacak,


Ne yaptıysak olmuyor
3d secure sistemi ile veriyorlar sanırım artık, bende 2 tane garanti pos vardi iptal ettim valla hepsini
Aynı şekilde Onur + 1
Bu arada Emre bey bu şahane makale için sizi tebrik ediyorum. Uzun süredir kafamı kurcalayan tüm sorulara yanıt buldum. Sektör profesyonellerinin biraz vakit ayırıp kamuoyunu bilgilendirmeleri takdir toplayan bir hareket
PayPal’ın TL ödeme kabul etmeye başlaması ile tüm sorunlar ortadan kalkacaktır diye düşünüyorum… Herşey çok güzel olacak…
Gayet açıklayıcı net bir yazı olmuş. 3D secure her ne kadar bu problemleri minimum’a indiriyorsa da kimse 3D secure kullanmak istemiyor! Buna yeni bir çözüm üretilmeli ama ne?
@Şenel Şahin: İş Bankası’ndan kaçarak uzaklaşman lazım… Garanti zaten vermez de sana çay falan ikram edebilirler şube de… Nazikler
Bildigim kadari ile gg bile 3d secure kullaniyor.Demekki alis-veris yapmamak icin cok büyük bir etken degil.Bence alisveris konforunu cok etkilemiyor.
@Emre söyle bir problem var, gecmiste bir sekilde sanal pos sahibi olan arkadaslara 3d secure zorunlu değil ama gidip yeni pos alırsan 3d secure zorunlu dolayısı ile haksız rekabet oluyor bi bakıma.
3D Secure problemleri üye işyeri ve şube tarafında minimuma indiriyor Metin, lakin son kullanıcının 3D Secure şifresini alması ve 3D’li işlem yapması, süreci uzatan ve yeteri kadar bilinçlendirilmemiş kullanıcıları korkutan bir uygulama, işyerlerinin 3D’siz Sanal POS isteme nedeni ise; ciro kaçırırım endişesi. Diğer taraftan gelirler.gov.tr vb. kamu kuruluşlarının da online dünyada ödemeye almaya başlaması ve 3D Secure’u zorunlu tutması, kayıtlı son kullanıcı sayısını hızla arttırıyor. Bu durum BKM’nin yapacağı reklamlarla da desteklenmeli. (Chip&Pin geçişisindeki gibi)
Sevgili Emre seni rahatlıkla anlıyorum. Bankanın görevlerinden biri riski ölçmektir. Nasıl kredi verirken şirketleri en ayrıntısına kadar değerlendiriyorsa yeni başlayan elektronik ticaret şirketlerini de çok yakından inceleyebilir, bunun yanı sıra sanal pos’taki bir çok sorun yakın takiple çözülebilecekken bankalar özellikle şube müdürleri üzerilerine sorun almamak için hepten başvuruları reddetmektedirler. Bugün karşımızda büyük bir sorun vardır. Elektronik ticaret sitesi açmak nerdeyse imkansızdır. Sanal POS alamadığınız bir ülkede nasıl neyin ticaretini yapmak mümkün olabilir? Tüm bu olayların sebebi yine bankalardır son 3-4 sene içinde internet üzerinde batan şirketlere reklam vb. konusunda akıttıkları parasal desteğin haddi hesabı yoktur. O internet şirketlerinin batmasıyla faturayı Türkiye’deki tüm elektronik ticaret sektörü yemektedir.
+ http://burakbuyukdemir.com/3d-.....n-bankalar
Ben konuya başka bir açıdan bakmak istiyorum ki o da bankaların uyguladığı kriter listesi. Bu liste hali hazırda sadece b2c e-ticaret siteleri için düşünülmüş durumda bildiğim kadarı ile. Örnek olarak bir STK bağışlarını Internet üzerinden almak isteğinde ne alışveriş sepeti olacak ne ürünü. Bu durumda nasıl ilerlemeleri gerekiyor bir sanal POS alabilmek için?
Ek bir nokta da daha önce pek çok mesjaımda belirttiğim bir konu. Paypal gelecek dertler bitecek gibi bir havaya girmemek gerek diye düşünüyorum özellikle e-ticarette. Diyelim ki ben paypal ile ödeme aldım, o para da paypal hesabına gitti ve ay sonu, geldi çattı tedarikçi ödemeleri ve benim o parayı bankama çekmem lazım. Burada bankalar ile paypal arasındaki işlem paypal Türkiye’de banka sahibi olmadığı için yurtdışından TR’ye para transferi kategorisine girecek ve çok yüksek maliyetleri olacak diye öngörüyorum. Eğer ben paypal’daki 100x liramı bankama 99x lira olarak çekemiyorsam zaten yüksek lojistik ve finansal maliyetlerinden dolayı düşük kar marjı içeren e-ticaret sektöründe hiç bir ek katkı sağlamayacaktır. Gönül ister ki ben yanılayım ve paypal hesabı ile banka hesaplarimiz arasında yumuşacık bir geçiş olsun.
Batan şirketleri milad olarak düşünebiliriz aslında, özellikle agresif fiyat politikaları benimseyen birçok banka, riskli gördüğü firmaların Sanal POS’larını kapatarak veya komisyon oranlarını değiştirerek bir savunma mekanizması geliştirdi. Bunun yansımaları hala devam etse de yakın zamanda normal seyrine dönecektir tutumları. Yine de home office çalışan, yeni kurulan küçük çaplı şirketlerin, start up’ların Sanal POS alabilmeleri çok mümkün gözükmüyor. Şube personellerinin iş modellerini değerlendirip ROI hesaplamalarını, bahsi geçen model ile ilgili bir projeksiyon oluşturmalarını bekleyemeyiz. (bankalar VC değil maaelsef) Bahsettiğim gibi ürün limitsiz kredi ile eşdeğer tutuluyor. Bunun için çalıştığımız bir ürün var. Daha kolay Sanal POS vermeye yönelik, lakin oturması biraz zaman alacaktır. O şirketlerin batması ve zarar hanesine yazılan tutarlar ürünün riskini anlamasına yardımcı oldu aslında şube personelinin.
“Bu yüzdendir ki; Türkiye’de alternatif ödeme sistemlerinin hızlı gelişimini heyecanla takip ediyorum.” Ben de…
Burak Büyükdemir’e hak veriyorum; çözümsüzlüğün sebebini de şöyle özetleyebilirim. Bankalar için Internetten ha 10.000-TL’ye saat almışsın, ha 10-TL’ye kitap almışsın, aynı güvenlik kriterleri, iş akışları geçerlidir.
Bankaların konvansiyonel kanallarında sayısız iş akışı vardır. çevirimiçini de benzer düşünürler. Emre bilir bunu. Yep yeni birşeyi kabul ettirmek bazen yıllar alır. PayPal’ın anca geliyor olması, Mikro-Odeme için muhalif olmaları vs… Bu yüzden bu işin çözümü, Daha Alternatif Ödeme Sistemleridir…
Alternatif de dışarıdan gelecektir, bence Emre’cim. Siz de umarım bunları destekliyor olursunuz, Garanti olarak
))
Emre bağış modelinde söylediğin senaryo gayet mümkün iken aidat ödemelerinde nasıl bir yol izlememiz lazım. Kullanıcı önce “80 Liralık aidat paketini” sepetine atarak sonra ödeme mi gerçekleştirmeli? Buradaki “sepet” tanımı nedir tam olarak? Ben bir derneğim tüm aidat borcu olanlara unique id’li bir email attim, mailde kendilerine özel linki tıklayanlar karşılarında direk aidat borcunun değiştirilebilir olmadığı bir ekran ve kredi kartı bilgilerini girebilecekleri alanlarla karşılaştılar. Rakamı değiştiremeden sadece kredi kartı biglilerini girdirerek aidatı ödeyip gidebilmeli dernek üyesi. Mümkün mü bu akış mesela?
@Kıvanç mümkün tabi, oldukça güvenli bir yöntem olmuş… @Sarper, bankaların mikro ödeme vb. yöntemlere muhalif olduklarını düşünmüyorum. Lakin bu modellerinde komisyon oranlarını düşünerek üye işyeri sayılarını hızla artırmaları gerekiyor… Daha alternatif ödeme sistemleri ile de 2010 yılında tanışacağımızı düşünüyorum
Kıvanç sepet uygulamasının mutlaka bulunması gerekiyor. Bağış toplanacaksa; 5TL’lik, 10TL’lik… ürünler olmalı ve sepete atılabilmeli, kullanıcılara elle girebilecekleri serbest alanlar açarsan; fiziksel yollardan kart bilgilerini ele geçiren kötü niyetli kullanıcıların küçük tutarlar göndererek kart aktifliğini kontrol ettiği bir sistem oluşturmuş olursun. “Sepet”, “Hızlı Al” gibi fonksiyonlar bu yüzden aranır başvurularda,
Merhaba,
Bu yazı sayesinde sektörde sanal POS konusunda yaşanan sıkıntıların bankalar tarafındaki yansımalarını öğrenmiş olmak benim için ciddi bir kazanım oldu.
Malesef dünyada eticaret hacmi, alternatif ödeme yöntemleri ile değil hala büyük oranda kredi kartları üzerinde büyüyor. Blog’umdaki şu yazımda konu ile ilgili daha detaylı bilgiye ve verilere ulaşabilirsiniz:
http://interneticaret.blogspot.....ecure.html Bankaların yaşadıkları ciddi maddi kayıplar nedeniyle 3D Secure kullanım öncülleri haklı görünse de, Türkiye’deki İnternet kullanıcılarının yetkin olmaması nedeniyle bankaların sanal POS’ları üzerindeki gelirlerini de ister istemez çok daraltıyor.
Türkiye’de sektörel bir ilerleme kaydetmek için tüketicilerin kredi kartlarını kullanırken güvenlik konusunda sorun yaşamamalarını sağlayıcı bir çözüm bulmak en optimal yol gibi görünüyor. Bu da bankaların risk oranlarını aşağıya çekebilir ve bu şekilde tüketici tarafında sanal kart, siteler tarafında da 3D Secure kullanımı çapalarının önemini yitirmesine neden olabilir.
Bu uzun yorumu somut bir fikir ile bitireyim: Chip&Pin örneğinde olduğu gibi geniş katılımlı bir güvenli Online alışveriş bilincini oluşturmak zor olacağı kadar; gerek bankalardaki riskleri azaltması, gerekse internet kullanıcılarının alışveriş penetrasyonunu artırması nedeniyle başarılı olacaktır.
Yorumun için teşekkür ederim. Yazını daha önce okuma fırsatı bulmuştum. Buradaki en büyük sıkıntı yeni güvenlik önemlemlerini kart sahibi kuruluşların geliştirerek, global seviyede uygulamaya geçirme gerekliliği… Bankaların bağımsız olarak yapacakları geliştirmeler, üye işyeri ve bankaları charge-back riskine karşı koruyamıyor. Buna rağmen charge-back kuralları içerisinde yer almasa da, kartın iletişim bilgilerine kayıtlı cep telefonu numarasına bir onay SMS’i gönderilmesi, kart ekstresine doğrulama maksatlı bir PIN basılması ve bu PIN’in site üzerinden doğrulanması (Paypal, Facebook ve Türkiye’den bir B2C yapıyor bunu) alternatif yöntemler olarak düşünülebilir. Üye işyerleri herhangi bir muhalefette charge-back riskine karşı kendilerine koruyamasa da “bilinmez” e doğru yapılan kargolamanın önüne geçicektir.
Burada işyerlerinin kendi içlerinde çeşitli kontrol mekanizmaları geliştirerek, kara ve gri listeler oluşturmaları. Son kullanıcıları çok sıkı takip etmeleri gerekiyor. Daha önce Sanal POS’a işlem gönderirken dikkat edilmesi gerekenler başlıklı bir yazı yazmıştım. Benzeri geliştirmeleri yapan işyeri sayısı maalesef çok az…
paylaşım için teşekkürler….
Yazinin bir kismina katilmak ile birlikte cogunluguna katilmiyorum. Biraz banka savunmasi gibi olmus. 2000 li yillarin basinda olsaydik soylediginiz “fraud” riski cok fazla idi. Yil 2010 ve bu konuda bir cok gelisme, kolaylik olmasina ragmen maalesef bankalarin tutumu degismedi. Sorun sadece riskli odemeler ve bunlara bagli itirazlarsa 3dsecure calisir durumda, telefon ve sms yoluyla onay almakta mumkun ve halihazirda uygulaniyor, yine benzer sekilde belli bir meblagin uzerindeki odemeler cok rahat hem kullanici tarafli hem banka tarafli engellenebilir, supheli alisverisler cok rahat banka tarafindan takip ediliyor, sanal kart uygulamasi hemen her bankada mevcut, riskli olabilecek alisveris sitelerine “sinirsiz kredi” yerine aylik belli meblaglara kadar kota konulup bir kac izleme-deneme surecine alinabilir… Bunun gibi bir cok yontem bahsettiginiz banka tarafindaki riskleri minimize ediyor. Tam hatirlamamakla birlikte bankalarin boyle durumlar icin sigorta yaptirdigini bir yerlerden hatirliyorum. Bu yuzden bahsettiginiz riskler bankalar icin cokta buyuk riskler degil. Bana gore isin ozeti: bankalar agrisiz sancisiz kredi karti kullandirma pesinde ve bu konuda vizyonu olmayan yoneticiler yuzunden isi yokusa suruyorlar.
Bu riskler paypal ve google icin yok mu? Ya da bizim uyanik bankalarimizin bildigi riskleri bu oyuncular hesaplayamiyor mu ? Bankalar bu pazari google checkout ve paypal’a kaptirinca sanirim “Sinirsiz Kredi” verme konusunu bir kez daha dusunmek zorunda kalacaklar
En azindan su anda bankalar sanal-pos ne demek biliyorlar. Gayet buyuk ve bilinen bir bankanin izmirdeki hatiri sayilir buyuklukteki bir subesine 5-6 yil once sanal-pos almak istiyorum diye gittigimde yuzume bos bos bakan calisanlar vardi
Ertac değerli yorumun için teşekkür ederim, birkaç kısa not eklemek istiyorum yorumuna; öncelikle bu riskler 2000′li yıllardan çok daha fazla, fiziksel dünyadaki Chip&Pin geçişinin ardından dolandırıcılık neden kodlu işlemlerin hepsi online tarafa kaydı maalesef, bankaların charge-back departmanlarına gelen itirazların %96′ya yakını dolandırıcılık neden kodlu, yani bu işlemi ben yapmadım. Birisi kredi kartımı ele geçirerek alışveriş yapmış ağırlıklı olduğunu düşünebilirsin.
Paypal ve Google için bu riskler yok tabi, bu kuruluşların kart dağıtmak, dolayısıyla da lisansörler kuruluşlar (Master, VISA vb.) ile anlaşmalar yapmasına gerek yok, dolayısıyla bu kurallara uymak zorunda değiller. Diğer taraftan Paypal’da kullanılan kredi kartları da yine lisansör kuruluşların charge-back kurallarına tabi, Paypal’ı bağlar mı dersen? Daha çok işyeri ve kart sahibini bağlar.
Limitli Sanal POS’lar ile ilgili bankaların çalışmaları var fakat 4 aylık charge-back başvuru süreci; ne kadar “limit” olursa olsun, riskin katlanarak artması anlamına geliyor.
Diğer bir nokta da
eğer piyasada fiziksel, sanal POS’unuz yoksa; kart dağıtmanız o kadar da karlı olmayabilir. En az kart dağıtmak kadar POS dağıtmaya da efor harcar bankalar.
Son nokta bankaların pazarı Paypal veya Google Checkout’a kaptıracağını düşünmüyorum kişisel olarak, özellikle Türkiye’de ki taksit alışkanlığı en belirgin engel olur bu sürecin önündeki,
ancak 3d secure ile ödeme ile ilgili birkaç şey eklemek istiyorum. yıllarca e-ticaret yapan biri olarak. müşterilerin bir çoğu 3d ile ödemeyi gerçekleştiremiyor. yeterli düzeyde bilgi sahibi olamıyorlar. ve siparişlerin bir çoğu. ödeme ekranında uzun uğraşlar sonucu kesliyor,ve sipariş tamamlanamıyor. özellikle sipariş esnasında başka bir pencere açılması ve müşterinin o penceeye yönlendirilmesi, çoğu müşteriyi tereddüte düşürüyor.
Sayın Safa’nın dediğine yerden göğe kadar katılmaktayım. Velhasıl kelam bunun farklı bir alternatifi ne yazıkki mevcut değil.
Emre bey, http://ff.im/h8Eas feed’de yer alan soruma cevap verme şansınız var mı?
Maalesef, benimle ilgili bir konu değil
Cevabı çok zor bir soru sanırım. Çokça araştırmama rağmen bulamadım. Teşekkür ederim ilginize.
Bankaların bu tavrı çok daha uzun bir süre devam eder sanırım. Aralık 2006′da tanıştım bu zorlukla, hala devam ediyor. Devam edecek. En iyisi alternatif çözümleri kullanmak.Bu konuya bir süre önce değinmiştim http://www.uzeyir.net/sanal-ma.....-cozumleri
bankalar bi kere limited olmadan veya o bankada güzel bi krediniz olmadan pos vermiyorlar. Daha önce çok canları yanmış çünkü. zenginler dakkasında alabiliyorlar sanal posu. ye kürküm ye dünyası..
Bunun zengınlıkle fakırlıkle alaksı yok bence.Insanların daha once alıp odedıklerı yada odeyemedıklerı kredılerle alakası var.