Internet Shopping Usage Habits Study @Turkey

подаръциикона за подаръ
read more...

Webrazzi E-Ticaret’12 Röportajım

Откъде да купя иконаХудо
read more...

Türkiye’de E-Ticaret Pazarı ve PayU Türkiye – Webrazzi Röportajım

художник на икониBu röportaj 11 Ekim tarihinde Webrazzi’de yayımlanmıştır. Fırat Demirel: Merhaba Emre Bey, kısaca kendinizden ve kariyerinizin sizi nasıl e-ticaret
read more...
Türkiye’de E-Ticaret Pazarı ve PayU Türkiye – Webrazzi Röportajım

Online Cüzdan’ların Geleceği

Kısa kısa da olsa twet attığım ve sektörü ilgilendirdiğini düşündüğüm konular hakkında bloğa da yazmaya karar verdim. Bildiğiniz gibi atılan twet’ler hava fişek misali
read more...
Online Cüzdan’ların Geleceği

Türkiye’de Online Ödeme Sistemleri – PayU Türkiye Röportaj

Sosyalmedya.co’da yayınlanan,“Online Ödeme Sistemlerini 2012′de Neler Bekliyor?” başlıklı dosya konusuna gönderdiğim içeriğin tamamını aşağ
read more...
Türkiye’de Online Ödeme Sistemleri – PayU Türkiye Röportaj

Amazon’dan bir yenilik: Universal Wish List Button

Birikmiş RSS’lerimi temizlerken Sn. Savaş Şakar’ın sitesinde aşağıdaki habere rastladım. Son paragrafta bahsi geçen; wish listte yer alan ürün birisi tarafından alındığında “alındı” ibaresinin gösteriliyor olmasının bir sonraki boyutu da; fonksiyonun, kim tarafından alındı? Ne kadara alındı? Alana soru sor vb. araçlarla sosyalleştirilmesidir.

Amazon bir yeniliğe daha imzasını attı: Universal Wish List Button. Yani türkçesini söylemek gerekirse “Genel İstek Listesi Butonu” diyebiliriz herhalde. Bu yeni araç ile herhangi bir eticaret sitesindeki ürünü amazon’daki İstek Listenize ekleyebiliyorsunuz.

Butonu tarayıcınızın bookmarks(favorilerim) çubuğuna ekliyor, beğendiğiniz ve daha sonra alacağınız bir ürün gördüğünüzde “Add to Wish List”(İstek Listeme ekle) yaparak ürünü kaydediyorsunuz.

Aslında istek listesi uygulamaları kişilerin almak istedikleri ürünleri unutmamaları için planlanmıştı ama      daha sonradan başkalarının size ne hediye alacağını belirlemede ve hatta evlenen çiftlerin ihtiyaçlarını girerek tanıdıklarına gidip bunlardan istediğinizi bize alabilirsiniz uygulamalarına kadar gelmişti. Hatta bu tip uygulamaların en güzel tarafı birisi o ürünü alıp size gönderdiğinde diğeride aynı ürüne yöneldiğinde “alındı” diye uyarması.

Son Trend: Viral Videolar

Aygül Pembecioğlu‘ndan süper bir sunum. Videoları teker teker izlemenizi öneririm.
View SlideShare presentation or Upload your own. (tags: istatistik youtube)

Vakıfbank Bayram Kredisi – Logo Değiştirmekle Olmuyor!

Ramazan dolayısıyla birçok bankanın bayram / ramazan kredi kampanyaları yaptığını görüyor, takip ediyoruz. Çok ucuz faizli ilk reklam geçen yılda olduğu gibi Vakıfbank’tan gelmişti. Vakıfbank’ta yaşanan büyük değişikliğin(!) ardından acaba geçen yıla oranla herhangi bir değişiklik var mıdır? Yoksa sadece logo mudur değişen diyerek küçük bir araştırma yaptım…

Öncelikle bahsi geçen oran sadece 4.000 YTL’ye kadar geçerli. Faiz tablosunu aşağıda bulabilirsiniz.

Faiz tablosu

Bunun ardından kredi alabilmek için iki ön koşul var; son çalıştığınız iş yerinde en az 12 aydır çalışıyor olmak ve en az 18 aydır sigortanızın ödeniyor olması gerekiyor ilgili krediyi alabilmek için. 30 senedir durmaksızın çalışıyor olsanızda son iş yeri baz alınıyor.

Bu iki ön koşulu benimseyemedim. Çok daha genç ve dinamik olacağını söyleyen bir bankaya yakıştıramadım açıkcası, bu arada müşteri temsilcisinin tutumunu anlatmak dahi istemiyorum. Ne alternatif bir çözüm ne etkili iletişim nede benzeri bir şey. (beşiktaş şube)

Biz reklamlarda gördüğümüz Vakıfbank’ı istiyoruz. Gençleş artık Vakıfbank!

Kredi Kartlarının Doğuşu ve Dokun Geç Kartlar (PayPass)

Garanti Bankası ile hayatımıza giren, Bank Asya reklamları ile pekişerek merak uyandıran, oldukça kullanışlı Dokun Geç kartlardan bahsetmek istiyorum.

Önce kredi kartları nasıl doğduğuna bir bakalım mı? Yıl 1887 Boston’da ünlü bir tüccar yine ünlü bir lokantada yediği yemeğin ardından, üzerinde para olmadığını fark eder. Kartvizitinin arkasını çevirerek daha sonra ödenmek üzere borcu olan tutarı yazar ve imzasını atar. Bu olay kredi kartlarının doğuşu olarak kabul edilir.

1894’te ilk kulüp üyelik kartları çıkarılırsa da bir banka tarafından kart basılması 1951’i bulur (National Bank) aradan geçen uzunca zaman zarfında nasıl akıl edilemediği merak konusu :)

Türkiye’ye ilk kredi kartı, bireysel anlamda Pamukbank Prestige ile gelir. (1987) Enteresan olan, Türkiye’de ilk Elektonik Pos cihazının 1991 yılında kullanılmaya başlanmasıdır. Bu 4 yıl boyunca birçok araç kiralama şirketinde gördüğünüz slipler ve bankaların otorizasyon merkezlerinin üzerindedir yükün tamamı. Neyse ki BKM’nin kurulması ile birlikte bu sıkıntılar çabuk atlatılmıştır. (1990) O dönemi yaşayan bankacıların bu dönemi hiçte "çabuk" olarak nitelendirmediklerini tahmin ediyorum :)

Dokun Geç Kartları incelediğimizde;

MasterCard => Paypass

sticker

Visa => Pay Wave

American Express => Expressway olarak adlandırmış ürünlerini.

Türkiye’de yapılan harcamaların %36’sının halen nakit olduğu düşünüldüğünde; nakite oranla %64 daha hızlı olan dokun geç kartların piyasada neden var olduğunu da anlayabiliriz. Amaç; bu oranı düşürmek, gerçi Türkiye’deki kayıt dışı ekonomi bu oranın en fazla %10-15 civarına düşebileceğini gösteriyor.

35 YTL’ye kadar offline işlem gerçekleştiren Dokun Geç kartlar, meblağın 35 YTL üzerinde olması durumunda merkez ile irtibata geçerek şifre soruyor. Günlük bir işlem kısıtı olmadığı için; 35 * n işlem yapılabilir. Güvenliğin arttırılması maksadıyla bu “n” mutlaka kısıtlanabilmeli. Hatta belirli kategorilerde yer allan Üye İşyerleri’ne özel kısıtlar getirilebiliyor olmalıdır.

Piyasaya ilk çıktığında; kasa görevlisi tarafından pos cihazında (paypass) herhangi bir tuşa basılmasına gerek kalmadan, kartı algılayabilen sistem, kapsama alanındaki diğer dokun geç kartlardan da ödeme alabileceği endişesiyle pos üzerinde bir buton yardımı ile çalışabilir hale getirilmiştir…

Hayatımızda değişmez bir yer edineceğini düşündüğüm Dokun Geç kartların ilk kredi kartı uygulaması Bonus Trink oldu. Şimdilerde Beşiktaş – Üsküdar iskelesinde bile kullanabiliyorsunuz.

trinkcard

Kart sayılarının artması ile birlikte, kullanılabilen "Üye İşyeri" sayısıda artacak, oldukça katma değerli bir hizmet olacaktır. Denemekte yarar var.

Altın Sim Kart Ödülleri, Blog Özel Bülteni

Uzun süredir FriendFeed’te açılan başlıklardan takip ettiğim “Altın Sim Kart Ödülleri” ile ilgili Elif Yılmaz’dan bir mail aldım. Bloglara özel hazırlanan bültenin içeriğini aşağıda yayınlıyor, bilgilendirme için Mobililetişim ve Elif’e teşekkür ediyorum.

 

Altın SIM Kart Ödülleri, cep telefonları, mobil operatörler ve mobil teknoloji kategorilerinde en iyileri belirliyor.

Yarışmayı mobil teknolojiler ve cep telefonu portalı Mobiletişim düzenliyor.

3 ana kategoriden oluşan, 20 alt kategoride, 100’den fazla aday yarışacak yarışmada.

Yarışma 5 Eylül tarihinde başlıyor

Ödüller 10 Ekim 2008 tarihinde Cebit Bilişim Eurasia fuarında yapılacak törenle sahiplerini bulacak.

Halk oylamasının yanında jüri üyelerinin oyları da sonucu belirlemede etkili olacak.

Organizasyon Takvimi

Halk Oylaması:        5 Eylül – 5 Ekim 2008

Ziyaretçilerin site üzerinden oylamalarını gerçekleştirmeleri

Jüri Oylaması:          15 Eylül – 1 Ekim 2008

Jürilerin site üzerinden oylamalarını gerçekleştirmeleri

Sonuçların Açıklanması:   10 Ekim 2008

Sonuçların siteden duyurulması ve ödüllerin Cebit Bilişim Eurasia fuarında yapılacak törenlere sahiplerine verilmesi

Yazı içi linkler

Mobiletişim

http://www.mobiletisim.com

Altın SIM Kart Ödülleri

http://www.altinsimkart.com

Reklam Yayıncıları Küçük Bloglara Destek Olmaya Başlıyor(mu?)

Birkaç blog dışında bloglardan para kazanan, emeğini ticarileştirebilen blogger yok, reklam alabilen blog sayısı bir elin parmaklarını geçmiyor.

İnternet’te kaliteli Türkçe içeriğin yeterli olmadığını söylemesine rağmen elini taşın altına sokmak istemeyen "Reklam Yayıncıları" sonunda küçük bloglara da reklam vermeye başlayacak gibi gözüküyor.

Bir sunumda izlediğim Zap Medya ve LinkZ yetkilileri; reklam verecek kaliteli içerik bulamadıklarını, kaliteli blogların tekil ziyaretçi sayılarının, sayfa gösterimlerinin vb. yeterli olmadığını söylemişlerdi. Anlayacağınız bu yüzden portföylerine katmıyorlardı bu blogları.

Birkaç blogger arkadaşımdan aldığım haber, özelikle ZAP Medya yetkilileri tarafından bloglarının istatiklerinin sorgulandığı yönünde oldu.

İstatistikler beklediklerinden düşükte olsa umarım bu bloglara yatırım yaparlar. Bloggerlar da bu heyecanla daha hızlı ve kaliteli içerik girmeye başlar. Hem bloglar kazanır hem reklam verenler…

Elvan Sarılabileceği Bir Türk Bayrağı Bulamadı!

Televizyon açık, şirketçe 5 bin metre koşusunun başlamasını bekliyorduk, Elvan’ın en iyi ihtimalle 3. olabileceğine dair yorumlar yükseliyorduysa da herkeste bir umut, daha fazlasını bekliyorduk!

Beklediğimiz oluyor. Elvan koşunun favorilerinden birini geride bırakarak 2. oluyordu. 10 bin’in ardından bir kez daha göğsümüzü kabartıyordu. Üstelik bugün gazetelerden öğrendiğim kadarıyla bir olimpiyatta iki madalya birden kazanan tek Türk oluyordu.

İşte olan bundan sonra oluyor, Etiyopya’lı atletler Dibaba ve Defar bayrakları ile nazire yaparcasına sevinç gösterilerinde bulunurken! Elvan’ımız tribünlerden, saha kenarından yada herhangi birisinden sarılarak koşabileceği, dünyaya gösterebileceği bir Türk bayrağı bekliyor. Sonunda pes ederek ellerini açıyor, kafasını öne eğip stadı terk ediyordu. Bunu izlerken tüylerimin nasıl diken diken olduğunu anlatmama gerek yok sanırım.

Elvan’a bunu dedirtenlere helal olsun!

‘Keşke koşmasaydım’
Yarış sonrası tepkisini dile getiren Elvan, “Kimse benden madalya beklemiyordu. Ama ben inanmıştım. Altın için koştum. Statta bayrak olmamasına çok üzüldüm. Bilerek mi yapılıyor diye düşündüm. Burada 68 Türk sporcu vardı, hiçbirini tribünde göremedim. Bayrak bulamayınca keşke yarışmasaydım diye düşündüm” dedi.

Üstelik bu Elvan’ın başına ilk kez gelmiyor. Osaka’daki Dünya Şampiyonası’nda 10 binde gümüş kazandıktan sonra benzer bir durum ile daha karşılaşıyor.

Bir tarafta yıllarca bir tek madalya getiremese bile baktığımız, el üstünde tuttuğumuz sporcularımız. Bir tarafta dün televizyonda izlediğim, belediyece henüz hayattayken, adlarına 3’ü bir arada mezar yapıldığı için sevinen, 50’li 60’lı yıllarda defalarca madalya kazanan sporcularımız. Bir tarafta Elvan

Bir olimpiyatta, herhangi bir spor dalında ilk 10’a, 20’ye girememiş bir sporcunun bir sonraki olimpiyata yeniden götürülmesine karşıyım. Bizim vergilerimizle yiyip içmeyi bıraksınlar.

Bayrak krizi ile ilgiliyse yetkililere söyleyecek söz bulamıyorum. Bırakın bu işi!

Türk Web Girişimlerinin Listesi Çıkıyor!

Listenin tamamlanmasının ardından; yorumlar, reddit benzeri bir oylama sistemi, kategorizasyon, iş modellerinin kısaca anlatıldığı, Proje yöneticisi ve sponsorlarından bahsedildiği ve en önemlisi girişimlerin hepsini bir arada görebileceğimiz bir site geliyor gibi gözüküyor. Alemşah‘ın başlattığı ve devamlı güncellenen Friendfeed başlığına buradan ulaşabilirsiniz. Heyecanla takip ediyoruz.

Sayfa 10/20« İlk...«89101112»...Son »

Takip Edin



Etiket Bulutu