Türkiye’de Mikro Ödeme Sistemleri ve Ciroları

Webrazzi’nin düzenlediği Türkiye ve Dünya’dan online oyun ve yarattığı ekosistemin konuşulduğu organizasyonda Mikro Ödeme A.Ş Genel Müdürü Alper Akcan’ın aktardığı bazı rakamları paylaşmak istiyorum.  Red Herring’in 2011 yılı ilk 100 teknoloji listesinde de yer alan ilk Türk şirketi olma özelliği taşıyan Mikro Ödeme A.Ş’nin paylaştığı rakamlar sektörle ilgili projeksiyon çıkarabilmek için önemli.

Rakamlara geçmeden önce; yakın zaman öncesinde PayPal’ın Türkiye’de faaliyetine başlayarak sektörle ilgili çeşitli organizasyonlara sponsor olduğunu, PayPal’ın açtığı yoldan birçok alternatif ödeme yönteminin Türkiye’de yerleşik ofis açmak üzere olduğunu hatırlamakta fayda var. Buna ek olarak; GittiGidiyor ortaklarının üzerinde çalıştığı Ipara’nın yakın zamanda faaliyete başlayacağı biliniyor.

Banka ve birkaç sektör paydaşının da Mikro Ödeme pazarından pay almak istediğini söylemek yanlış olmaz. Özellikle bankaların Sanal POS alım zorluklarını aşarak, işyerlerine sağlayacakları alternatif ödemeler, operatör  komisyonlarından dolayı %5-40 arası komisyon oranlarıyla çalışan Mikro Ödeme yöntemlerinin karşı argüman geliştirmesini sağlayacaktır. Bu çeşitliliğin Elektronik Ticaret işletmecilerinin ve kullanıcıların lehine sonuçlanacağı şüphesiz!

Gelelim Mikro Ödeme A.Ş’ye, yaklaşık 26 aydır faaliyet gösteren Mikro Ödeme A.Ş’nin çalışmaya başladığı ilk operatör Turkcell, bunu sırasıyla Avea ve Vodafone takip etmiş ve 3 operatörün bu sisteme dahil olmasıyla tüm mobil cihazladan ödeme yapılabilmesine olanak sağlanmış.

Mikro Ödeme pazarının yaklaşık %70-75’ini bünyesinde barındıran şirket toplam 5,048.147 adet transaction’a ev sahipliği yapmış, Bu zaman zarfında online oyunlarda Mikro Ödeme altyapısıyla yapılan ciro; 33,406.250 dolar. Türkiye’de online oyun ekosisteminin 70-100 mio dolar aralığında olduğu düşünüldüğünde cironun yarısına yakınının MÖ ile alındığını söyleyebiliriz. İlgi çekici nokta; Mikro Ödeme’nin en pahalı olduğu sektör; oyun ve içerik, dolayısıyla bu cironun yaklaşık %35’i komisyon olarak işyerlerinden kesilmiş olmalı. Bu da sektörde yakın zamanda ciddi rekabetin yaşanacağının bir göstergesi.

Haziran ayı ile birlikte sepet ortalaması 11,16 TL’ye çıkmış ki bu rakam Mikro Ödeme için oldukça yüksek, 2012 öngörüsünde bu rakamın 10 dolar seviyelerine çıkmasını bekliyorlar.

Kısaca; Alternatif ödeme yöntemlerinin yeni yeni yatırım yapmaya başladığı sektöre bundan yaklaşık 2,5 yıl önce giren ve birçok zorluğa rağmen oldukça yol kateden Alper’i kutlamak lazım. Küçük bir öneri; özellikle oyun sektörü için recurring ödeme opsiyonu hemen devreye alınmalı


ETID Organizasyonu, PayPal ve Türkiye’den Birkaç Bilgi

Geçtiğimiz günlerde Elektronik Ticaret İşletmecileri Derneği (ETID) tarafından PayPal’ın katkılarıyla düzenlenen, dolu dolu Elektronik Ticaret’in konuşulduğu bir organizasyona katılma fırsatı yakaladım. Sektörden hemen herkesi bir araya getiren organizasyon, katılımcı profili ve içerik açısından değerlendirdiğimizde; bu konuyla ilgili daha önce düzenlenen birçok organizasyonun bir level üzerindeydi diyebilirim.  Emeği geçen tüm partileri kutlamak lazım.

Türkiye’ye girmekte geç kaldığını düşündüğüm PayPal’ın daha önce de benzer bir organizasyona sponsor olması, Elektronik Ticaret pastasını büyütmek için şimdiden çalışmalara başladığının göstergesi, özellikle dijital içerik ve online oyunlarda, Sanal POS alamayan işyerlerinde hızlı bir şekilde kendilerine pazar edineceklerdir diye düşünüyorum.

PayPal yetkililerinin özellikle ödeme sistemleri konusunda Dünya’dan örnekler verdiği oturumda tahmin edileceği üzere mobil ödemenin önemi üzerinde duruldu. Bu konuda PayPal Platform ve Entegrasyon Direktörü’nün aşağıda paylaştığı rakamlar önemli. (Rakamlar için sevgili Mahir Erkan’a teşekkür ederim)

2009 yılında dünyadaki mobil ticaret hacmi 105 milyar USD iken, 2012 yılında 437 milyar USD olacak.

Bu sürede alt kırılımlardaki değişikliğin şöyle olma

sı bekleniyor:
- Dijital içerik ticaret hacmi 24 milyar USD’den 115 milyar USD’ye çıkacak.
- Fiziksel malların ticaret hacmi 30 milyar USD’den 237 milyar USD’ye çıkacak.
- Dokundurmalı / Vurdurmalı ödemelerin hacmi 46 milyar USD’den 115 milyar USD’ye çıkacak.

PayPal’ın Avrupa pazarında %9, Amerika pazarında ise; %12’lik bir pazar payına sahip olduğu biliniyordu. Oturumlarda bu oranın biraz daha artmış olduğunu öğrendik. MasterCard’ın araştırmasına göre Türkiye’de henüz PayPal kullanımı %1 seviyelerinde (Türkiye’de ki taksit kültürü, yüksek fiyatlar, havale/eft problemleri vb.)

Ödeme sistemleri konusunda yenilikleri dinlerken, Türkiye’de kullanılan altyapılar, ödeme ve doğrulama yöntemlerinin bir kez daha birçok Avrupa ülkesinden ileride olduğunu görme imkanı yakaladık. Amerika’da ise durum biraz daha farklı; 1960’lı yıllarda kartlı ödeme sistemlerini kullanmaya başlayan Amerika’nın yenilikleri adaptasyonu özellikle fiziksel dünya için oldukça zor ve maliyetli. Halen chip’li kredi kartlarını (EMV) kullanılamıyor olmaları da bunun en belirgin örneği olsa gerek. Diğer taraftan taleple birlikte özellikle mobil ödemelerde ciddi fırsatlar ve ürünler olduğunu da belirtmekte fayda var. Türkiye’nin 90′lı yıllar ile birlikte kartlı ödeme sistemlerine yatırım yaptığı düşünüldüğünde, kullanılan yeni teknolojileri de anlamlandırmış oluyoruz.

Türkiye mobil ödemenin neresinde diye soracak olursanız; 2011 yılı içerisinde mobil cihazlar üzerinden yapılacak ödemelerde yeni bir ürüne ihtiyaç duyulacağını düşünmüyorum. (NFC’yi dışarıda tutarak, online Dünya için) Sektörün yükünü çeken birçok büyük B2C’nin halen mobil versiyonlarının bulunmadığını biliyoruz. Bu konuyla ilgili gelen küçük taleplerde henüz bir yatırım için yeterli gözükmüyor.

Diğer taraftan PayPal yetkililerinin Kartlı ödeme opsiyonunun yavaşlığına değindiği oturumda; Proje takımında yer aldığım BonusPay’in ne denli doğru bir yatırım olduğunu gördüm. (Ekipten olduğum için söylemiyorum, tanıyanlar bilir)

Bilmeyenler için; kısaca BonusPay’den bahsetmek gerekirse; cep telefonu numarası ile BonusPay’e üye web sitelerinden, kredi kartı bilgisi vermeden alışveriş yapmaya olanak sağlayan güvenli ödeme yöntemi olarak tanımlayabiliriz. Şimdilik altında 3 kırılımı barındıran platforma yakın zamanda kartsız ödemenin de entegre edileceğini söylemekte fayda var.

BonusPay ödeme argümanları

  1. Kredi Kartı
  2. Debit Kart
  3. Vadesiz Hesap
  4. ———–
  5. ———–
  6. ———–

BonusPay hakkında detaylı bilgi için; burayı ziyaret edebilirsiniz

Bu ve benzeri oturumların artması dileğiyle!


Elektronik Ticaret Yöneticisi Kim Değildir?

Uğraştığım iş gereği Elektronik Ticaret sektörüne girmek isteyen, yatırım arayan, klon veya yeni iş modelleri ile bankaları ziyaret eden birçok üye işyeri ile görüşme imkanı yakalıyorum.  Sektörde faaliyet gösteren irili-ufaklı tüm üye işyerlerine bir noktada temas ettiğimi söylemek doğru olur.

Bazen iş modeli danışmanlığı, bazen fraud, charge-back, ödeme sistemleri, bazen de  Pazarlama faaliyetleri hakkında konuşuyoruz “yetkililerle”

Özellikle kısa dönemde hızlı büyümesine canlı tanık olma fırsatını yakaladığım “Private Shopping” modeli ile birlikte retailer tarafında “Markafoni Effect” olarak adlandırılan bir sürece girdik, şimdilerde birçoğu E-Ticaret ekosistemine girmiş olmasına rağmen çok azının beklediği cirolara ulaşabildiği bir süreci tetikledi Private Shopping.

Private Shopping’i açmak gerekirse; bu modeli benimseyen web sitelerinde, yüksek hacimle ürün satan retailer’ın “–bu işi kendimiz neden yapmıyoruz?” diyerek, plansız, programsız sektöre girmesi olarak özetleyebiliriz. İşte tam bu noktada Elektronik Ticaret’in sadece web sitesi açmaktan çok daha farklı bir olgu olduğu gerçeği ile karşılaşıyor retailer. Bu iş sadece web sitesi açmaktan ibaret olsaydı; sayabileceğimiz e-ticaret yapan işyeri adeti “15-20”’yi geçmezdi. Oysa ki 3.000’in üzerinde bu işi yapan web sitesi bulunuyor.

En belirgin eksikliğin yukarıda da vurgulamaya çalıştığım  “yetkili” addedilmiş iş kolunda olduğunu söyleyebilirim. Bu eksiklik dolayısıyla vizyonel sorunları da beraberinde getiriyor. Bir araya geldiğimiz ekip çoğunlukla Finans müdürü, Muhasebe müdürü, IT Müdürü vb. fonksiyonel departmanlardan oluşuyor. İşin asıl sahibi olması gereken, online dünyayı ve dinamiklerini bilen Elektronik Ticaret Yöneticileri’ni bu şirketlerde görme imkanı çoğu zaman yakalayamıyoruz. Küçük bir ihtimal böyle bir pozisyon varsa bile; görevi site, banner tasarımıyla sınırlı kalıyor. (O yüzden ara ara Elektronik Ticaret yöneticisinden ne anlıyorsunuz diye sorarım Sosyal Medya’da)


Garanti’den Direkt Bankacılık Deneyimi

En ufak bir şeyi bile kişiselleştirme arzusunda olduğumuz şu dönemde, bankacılık işlemlerini de müşteri deneyimi ile şekillendirebilen Garanti’nin yeni platformunu kullanma fırsatı buldum.

Yeni uygulama ile, vakit geçirmekten keyif aldığınız web projelerini anımsatan bir banka ile karşılaşıyor ve hemen keşfe dalıyoruz. Bu tip yeni nesil arayüzlere alışık olmayan kesimin ilk etapta zorlanabileceğini düşünüyor olabilirsiniz. Lakin hemen herkes Facebook kullanıyor değil mi?

Emeği geçen tüm dostları bu vesileyle de tebrik etmiş olalım. Bu uygulamanın Garanti Bankası web projelerinde de bir standart olarak kabul edileceğini söylesek, sanırım yanlış olmaz.

New Internet Banking Platform : Garanti Direct from Deniz Güven on Vimeo.


MasterCard E-Ticaret Günü Bölüm 2 – Debit Kartlar ile E-Ticaret

“MasterCard e-Ticaret günü”nün gündem maddelerinden, debit kartların online alışverişlerde kullanımına ilişkin sektördeki son durumu paylaşmak istiyorum.

Öncelikle bunun yeni bir şey olmadığını, kısa bir süre öncesine kadar debit kartlarla online alışveriş yapabildiğimizi belirtmekte fayda var. Geçtiğimiz yıl, bu kartları 3D Secure akışına yönlendirmeyen ülkeler, lisansör kuruluşların da uyarısıyla kartlarını online alışverişe kapatarak, teknoloji tarafında bu geliştirmeleri yapmaya başladı. Bunun nedeni; debit kartlarla yapılan alışverişlerde charge-back (ters ibraz) kurallarının kredi kartlarındaki kart net olmamasıydı. Bu durum güvenlik endişesiyle kredi kartı numarası vermek yerine, debit kartıyla online alışveriş (CNP) yapan bir müşterinin kredi kartına oranla daha riskli bir işlem yapmış olabileceği anlamına gelebiliyordu. Bilindiği üzere charge-back kuralları büyük oranda kredi kartı sahiplerini korur.

Bu geliştirmeler sırasında Türkiye’de debit kartlar ile online ödeme yapmaya olanak sağlayan tek ödeme yöntemi BonusPay oldu. Bu uygulama alışverişler şifreli sonlandırıldığı için; kart sahiplerinin ve üye işyerlerinin korunaklı olduğu, cep telefonundan ödeme yapmaya/almaya olanak sağlayan alternatif  bir ödeme yöntemi olarak dikkat çekti. Bu uygulamanın 2011 yılında adından sıkça söz ettireceğini belirtmekte fayda var.

3D Secure akışına konu olan geliştirmelerin tamamlanmasıyla, bankalar debit kartlarını yeniden online alışverişe açmaya başladı. Bu geliştirme debit kartların yalnızca 3D Secure ile online alışveriş yapabilmesine olanak sağlayacak, 3D Secure kullanmayan veya kullansa bile debit kartların BIN numaralarını 3D akışına yönlendirmeyen işyerleri,  bu kartlar ile ciro geçiremeyecekler. Bu kartları ekosisteme dahil edebilmek için; işyerlerinin de mutlaka küçük bir geliştirme yapması gerekecek kısacası.

Türkiye’de kullanılan 69 milyon debit kart olduğunu düşündüğümüzde (kredi kartından çok daha fazla) bu kartların ve dolayısıyla kullanıcılarının e-ticaret’le tanışması, bir bariyerin daha yıkılması ve son iki yıldır etkisini hissettiğimiz kartopunun büyüyerek yoluna devam etmesi anlamına gelecek.

Aşağıdaki tablo gidebileceğimiz ne kadar yol olduğunu göstermesi açısından önemli. 2009 yılında İngiltere’de kartlı ödemelerin %48’i debit kartlar üzerinde gerçekleşmiş. Türkiye’de bu oran “0” gerçekten de ciddi fırsatlar var değil mi?



MasterCard E-Ticaret Toplantısından Bölüm 1 – Online Alışveriş Frekansı

Şubat ayı başında MasterCardın düzenlediği e-Ticaret günü toplantısına sektörden de birçok isimle birlikte katılım gösterdim. Toplantıyı diğerlerinden ayıran en belirgin özellik, lisansör kuruluş, üye işyeri, banka ve sektör profesyonellerini bir araya getirmesiydi. Uzun zamandır bir araya gelemediğim dostlarla görüşme imkanı yakaladığım gibi, kahve aralarında işyerleri ile projeler ve yeni geliştirdiğimiz birkaç ürün hakkında konuşma imkanı da buldum.

Altını çizmek istediğim birkaç nokta ile ilgili sunumlardan kesitler paylaşarak bölümler halinde yayınlamak istiyorum.

İnternet üzerinden ne sıklıkta alışveriş yapıyoruz?

Masterindex 2010’dan alınan veriler ışığında internet üzerinden alışveriş sıklığının ortalama “1″ adet olduğunu görüyoruz. Grup Alışveriş ve Private Shopping efekt ile birlikte 2011 yılında bu ortalamanın yükseleceğini söyleyebiliriz. Popüler iki iş modeli Türkiye’de 3.5 mio seviyelerinde olan internet üzerinden alışveriş yapan kullanıcı sayısını kısa süre içerisinde 4.5-5 mio seviyelerine çıkardı. Her geçen gün devlet kurumlarının da bu işe ağırlık vermesiyle birlikte internet üzerinden ödeme yapan kullanıcı sayılarında artış gözlemliyoruz. Bu artış şüphesiz yılların süper mağazalarının trafik ve cirolarına olumlu katkı sağlıyor. Başka bir deyişle pastayı büyütüyor.

Grafiği incelediğimizde sevindirici haberin 15-19 yaş arası kullanıcıların alışveriş frekansında gizli olduğunu görüyoruz. Bu kullanıcılar ayda “4.2″ adet alışveriş yapıyor. Bu işlemlerin sepet ortalaması düşük olsa da 2012 yılında maddi bağımsızlıklarını kazanarak sektörü büyütmesini beklediğimiz kuşağın ayak seslerini duyduğumuzu söyleyebilirim. Facebook Credits, Prepaid (ön ödemeli), kartsız ödeme gibi yeni nesil birçok araç bu neslin ciro içerisindeki payını yavaş yavaş artırıyor olacak.

Online dünya da alışveriş sıklığı ile fiziksel dünyada kredi kartı kullanım sıklığını karşılaştırdığımızda ise; fiziksel dünyadaki ayda “9.4″ adetlik alışverişe ulaşabilmek için gidilecek çok yol olduğunu görüyoruz. Yeni müşteri kazanım maliyeti de göz önüne alındığında e-ticaret yapan işyerlerinin birinci önceliğinin yeni üye, müşteri kazanımından ziyade, mevcut müşterilerinin verimliliğini artırmak olması gerektiğini düşünüyorum. Web 2.0′ın ardından Semantik web’in konuşulduğu şu günlerde müşteri izlerini takip ederek, müşteri özelinde aksiyon almanın en kolay olduğu ortamın sanal mağazalar olduğunu söyleyebiliriz.

Sevgili Mahir’in organizasyona ilişkin yazısı için;  http://interneticaret.blogspot.com/2011/02/masterindex-turkiye-eticaret-odeme.html



2. Bölüm Debit Kartların internet üzerinden kullanımı, 3. Bölüm ise; 3D Secure kullanımı, kart sahipleri ve işyerlerinin 3D’ye bakış açısıyla ilgili olacaktır.

 


Mobil Cüzdan’a Kavuştuk! BonusluAvea

Mobil cüzdan konusu yıllardır gündemi meşgul eder.  Iphone, Android’li cihazlar, Blackberry,  tablet gibi akıllı cihaz sektöründe yaşanan patlama, yaygınlaşan NFC (yakın saha iletişimi) destekli POS cihazları, tüm işleri için cihazlarında bir uygulama bulabilen tüketici algısında yaşanan değişim, tüm partilerin yeterli olgunluğa ulaştığı bir ortamı beraberinde getirdi.

Garanti Bankası ve Avea’nın birlikte ortaya çıkardığı, Aralık ayı başında Paris’te düzenlenen Cartes Fuarı‘nda lansmanı yapılan BonusluAvea ile birlikte nihayet banka kartı ve GSM operatörü entegre çalışmaya başladı. Hayatımızı büyük ölçüde kolaylaştıracak bu uygulamanın ardından diğer banka ve operatörlerinde yakın zamanda bu uygulamaya dahil olacaklarını söylemek için çokta ileri görüşlü olmaya gerek yok diye düşünüyorum. Bu durumda cep telefonlarından şifreli giriş yapabildiğimiz menülerden  seçim yaparak, dilediğimiz kartla alışverişimizi sonlandırabileceğiz.

Telefon üreticilerinin mikro kartlar için herhangi bir yuva üretmemesinden dolayı kuyruklu bonus şeklinde doğan ürünü metal kapaklı cep telefonlarında ve iphone’da kullanabilmek şimdilik mümkün gözükmüyor. Iphone 5’lerde kart yuvası, NFC desteği şimdiden konuşulmaya başlandı. Bildiğiniz gibi Google Nexus S bu yuvayla birlikte raflarda yerini almıştı. Kısa va orta vadede  getirdiği kolaylıktan dolayı kart yuvalı cihazların tercih sebebi olacağı düşünüldüğünde, diğer markalarında bu geliştirmeyi yapması kaçınılmaz bir hal alacak gibi gözüküyor.

Uygulamanın en güzel taraflarından biri, kullanabilmek için banka müşterisi zorunluluğu aranmaması, sadece Prepaid (ön ödemeli) kart özelliği ile de BonusluAvea kullanılmaya başlanabilir. Ulaşım dahil birçok projede kullanılabilecek bu ön ödemeli kartların online doldurulabileceği web sitelerini de yakın zamanda göreceğiz gibi gözüküyor. Dönüp dolaşıp Elektonik Ticaret’e getirmek üzereyim konuyu anlayacağınız üzere.

Hızlı Linkler

Nasıl Başvurabilirim

Neler Yapabilirim

Destekleyen Cep Telefonları


Elektronik Ticaret’in Düzenlenmesi Hakkında Kanun Tasarısı

13 Ocak’ta TBB‘de düzenlenecek olan muhtemel son toplantı öncesi tasarının getirdiklerine bir bakalım. Yapılan toplantılar ilgili komisyonun herhangi bir görüş isteyebilecek olmasına karşın ön hazırlık olarak yapılıyor. Herhangi bir görüş alınmadan tasarının onaylanması da mümkün gözüküyor.

Toplantının ardından notlarımı derleyip, yazmaya çalışacağım.

Elektronik Ticaretin Düzenlenmesi Hakkında Kanun Tasarısı, elektronik ticaret yapan firmalar kadar, reklam, pazarlama ve bilgilendirme faaliyetlerinde e-posta, SMS gibi elektronik iletileri kullanan tüm firmaları etkileyecek düzenlemeler içeriyor.

“Elektronik Ticaretin Düzenlenmesi Hakkında Kanun Tasarısı” 2009 yılı sonunda çeşitli kurum ve kuruluşların görüşüne sunuldu. Bu tasarı ile Avrupa Birliği’nin 2000/31 sayılı Elektronik Ticaret Direktifine uyum sağlanması amaçlanıyor. Avrupa Birliği E-Ticaret Direktifi, bilgi toplumu alanında hizmet verenlerin tâbi olacakları hükümleri ve sorumlulukların yanısıra, elektronik ortamda yapılacak sözleşme, iletiler, bilgilendirmeler ve kurallara ilişkin yükümlülükleri belirlemekte.

Kanun tasarısında, elektronik ticarete ilişkin ana ilkeler düzenlenmiş, diğer kanunlarda düzenlenen alanlara iki istisna haricinde değinilmemiş durumda. Bunlardan ilki, elektronik ticarete güvenin sağlanması ve dolayısı ile yaygınlaşabilmesi için, elektronik ortamda şeffaflık ve erişilebilirliğin sağlanması yaklaşımı ve bununla ilgili olarak öngörülen yükümlülükler. Bu yükümlülükler arasında; elektronik hizmetin alıcısının satın alacağı mal ya da hizmeti tanıyabilmesi, onu yanıltabilecek bilgilerin önüne geçilmesi, sözleşmenin sonradan erişilebilir kılınması ve hataların sonradan düzeltilmesine imkan verilmesi gibi konular yer almakta.

Yasalaşması beklenen yeni tasarıya göre, elektronik ortamda işlem yapacak olan kişiler, bir internet sitesinin kime ait olduğunu, firma iletişim bilgilerini, bu sitede nasıl işlem yapılacağını görebilmeli.  Sözleşme metni, bu sözleşmeye daha sonra ne şekilde ulaşılabileceği bilgileri kullanıcılar ile açıkça paylaşılmalı. Diğer taraftan, elektronik ortamda yapılan iş, belirli bir meslek grubunu işaret ediyorsa (doktorlar, eczacılar gibi) ve bu meslek mensuplarının uymakla yükümlü olduğu birtakım davranış kuralları varsa, bu tür etik kurallara nereden ulaşılacağı sorusunun cevabına da web sitesi üserinden erişilebilir olmalı.

Elektronik Ticaretin Düzenlenmesi Hakkında Kanun Tasarısında yer alan ikinci önemli alan ise istenmeyen (spam) e-posta ve SMS gönderilerine ilişkin. Bir e-posta listesine üye olmadan ya da izni ve haberi olmadan bir kişiye gönderilen elektronik iletiye “spam” denir. Yasanın genel gerekçesinde Türkiye’nin istenmeyen elektronik postaların yayıldığı ülkelerin başında bulunduğu belirtilmiş. E-posta gönderimi için izin alınması konusunda, dünyada belirlenen iki sistem var. Bunlardan ilki önceden izin alma koşuluna dayanan “opt-in”, diğeri ise,  herhangi bir mesajı “bundan sonrası için almayı reddetme hakkı” olarak tanımlanan “opt-out”.  Tasarıda Avrupa Birliği’ne üyelik süreci ve uyum çalışmaları göz önüne alınarak istek dışı elektronik iletiler ile ilgili bölüm önceden izin alma yöntemine göre hazırlanmış, yani mesajın reddi yerine önceden izin alınması şartı getiriliyor. Buna paralel olarak, herhangi bir andan itibaren bu mesajları almama yolu ve bilgisi de kolay, erişilebilir ve ücretsiz olmalı.

E-posta gönderimindeki tek istisna, tacir ve esnaflara önceden izin alınmaksızın ticari amaçla reklam gönderilebilir olması.

Yeni yasa tasarısına göre, bu maddelere aykırı hareket edenlere uygulanacak idari para cezası 100.000 TL’ye kadar çıkabiliyor. Örneğin tasarı kapsamında değişiklik yapılan Haberleşme Kanunu’nun 50. maddesinin 5. fıkrasına göre; “Abone ve kullanıcılarla, önceden izinleri alınmaksızın otomatik arama makineleri, fakslar, elektronik posta, kısa mesaj gibi elektronik haberleşme vasıtalarının kullanılması suretiyle doğrudan pazarlama, siyasi propaganda veya cinsel içerik iletimi gibi maksatlarla istek dışı haberleşme yapılamaz. Abone ve kullanıcılara, verdikleri izni geri alma hakkı kolay ve ücretsiz bir şekilde sağlanır. Bu maddeye aykırı hareket edenlere 10 bin TL’den 100 bin TL’ye kadar idari para cezası verilir.”

OPT-IN Nedir?

“Opt-in” elektronik iletilerin ilkinde dahi önceden izin alınması yöntemidir.

OPT-OUT Nedir?

Alıcıların ilk elektronik postadan sonra reddetme hakkını kullanmasıdır.

Kanun tasarısının tam metnine aşağıdaki adresten ulaşabilirsiniz.

http://www.kgm.adalet.gov.tr/gg/etic.pdf

Kaynak: eticaret.garanti.com.tr


Online Alışverişin Popüler Ürünleri Değişiyor, Karlılık Artıyor!

Arda Kutsal ve ekibi sayesinde çok değerli bir organizasyona ev sahipliği yaptı İstanbul. Kasım ayı başında düzenlenen bu organizasyonda Dijital Ekonomi ve Sosyal Medya masaya yatırıldı. Birbirinden değerli konuk ve konuşmacıların yer aldığı oturumlarda birçok ana başlığı, trendi derinlemesine inceleme, tabir’i caizse sektörün ritmini birlikte yakalama fırsatı bulduk. Program detayına buradan ulaşabilirsiniz.

Moderatör olarak katıldığım; Online Alışverişin Popüler Ürünleri Değişiyor, Karlılık Artıyor! başlıklı oturumda, Türkiye Elektronik Ticaret pazarında en hızlı farkındalık yaratan iki modelin güçlü oyuncuları ile birlikte, iş modellerinin avantajlarından, risklerine, pazara giren oyunculara önerilerine kadar birçok konuda fikir alışverişi yapma şansı yakaladık. Webrazzi ekibi video’ları ekleyince buradan da paylaşmaya çalışacağım.

2011 yılında farklı açılımları da beraberinde getirecek bu iki modelle ilgili hemen her organizasyonda, blog yazısında bir şeyler bulmanız mümkün. Şimdilerde E-Ticaret denilince akla bu iki model geliyor olsa da zamanında E-Ticaret’in çok daha büyük bir pasta olduğundan bahsetmiştim.

Grup Alışveriş modeli ile ilgili birkaç fikri de tekrar paylaşmakta fayda var. Gördüğüm risklerin başında; giriş bariyerinin düşüklüğünden dolayı düşen kar marjları, artan rekabet, sadakat yaratmanın zorluğu, işyerlerinin bekledikleri dönüşleri alamaması dolayısıyla ikinci, üçüncü kampanyaya istekli olmamaları  gibi başlıklar yer alıyor.


Artık Daha Kısa

Ahmet Kırtok uzun süredir üzerinde düşünsem de yazmaya fırsat bulamadığım bir konu hakkında kısa ve gayet net bir tespitte bulunmuş;  140 karakter kısıtıyla hayatımıza giren Twitter’ın blog güncelleme frakansını düşürdüğünü,  nispeten daha hızlı ve daha az özenli içerik üretimine ortam hazırladığını biliyoruz.  Makale tadında üretebileceğim birçok içeriği sebebi ne olursa olsun ki başlıcaları üşengeçlik ve zamansızlıktır. Twitter’da,  nispeten daha az faydalanılabilir, erişilebilir bir ortamda paylaştım.  Üretmeme rağmen aradığımda bile ulaşamadığım bir içerikten bahsediyorum!

Yeni neslin iş yapış şekilleri, dikkat eksikliği, aşırı bilgi yüklenmesi  göz önüne aldığında 140 karakter kadar kısa olmasa da 500-600 kelimeyi çokta aşmayacak şekilde daha hızlı tüketilebilecek içerik üretmeyi planlıyorum. Değerli Hocam Uğur Özmen yıllardır başarılı bir şekide yapıyor bunu.


Satışta Tsunami Etkisi

Kısa süreli de olsa birlikte çalışma imkanı bulduğum Sevgili Anıl Altaş’ın, kitaplıklarda mutlaka yerini alması gerektiğini düşündüğüm kitabı, MediaCat/Digitalage ile birlikte yayımlandı. Özellikle sektöre adım atmak isteyen geleneksel mağazaların veya faaliyetine yeni başlayan online mağazaların adım adım yapması gerekenleri bulabilecekleri çok değerli bir kaynak oluşturmuş Anıl.

Değerli hocam Prof. Dr. Şule Işınsu Özmen’in geçtiğimiz yıl yenilediği Ağ Ekonomisinde Yeni Ticaret Yolu E-Ticaret adlı kitabı da sektör için çok değerli kaynaklardan biri, yıllar önce ilk baskından da oldukça faydalandığımı söyleyebilirim.

Sektörle ilgili üretilen kaliteli içerik ve farkındalık, yıllarca dinleyerek ezberlediğimiz başarı hikayelerine yenilerini eklememizi sağlayacak, bunun olmaması için hiçbir neden göremiyorum.

Bununla birlikte Sevgili Anıl’ın birkaç sorusunu ve cevabını aşağıda paylaşıyorum. Geri kalanı için kitabı edinmeniz gerekecek,

Sanal Pos başvurularında, eticaret sitelerinden beklediğiniz temel koşullar nelerdir? Başvuruların şubeden alınması, GN. mudurluge yonlendirilmesi, sürecin kısalması için neler yapılması gerekliliği, hangi başvurulara direk red verildiği vs…)

Garanti Ödeme Sistemleri olarak en temel beklentimiz Müşteri ile fiziksel temas içerisinde bulunamayan  web sitelerinin, oluşabilecek negatif müşteri deneyiminin önüne geçebilmek maksadıyla iyi hazırlanmış, doğru ve güncel bilgiler ile müşterinin satın alma davranışı  üzerinde olumsuz etki yaratabilecek soru işaretlerini ortadan kaldırabilmiş olması. Gerek müşteri tarafında yaşanabilecek memnuniyetsizlikleri giderebilmek gerekse işyerini zarara uğratabilecek ters ibraz (charge-back) risklerini minumuma indirebilmek maksadıyla; Sanal POS başvurularında şekil şartları  arıyor ve işyerlerinin bu şartlara uymalarını bekliyoruz.

Kredi kartı sahtekarlıklarını önleme, en aza indirgeme konusunda tavsiyeleriniz nelerdir?

Kart sahibinin alışveriş esnasında,  fiziksel olarak işyerinde olmadığı işlemler “Card Not Present” işlemler olarak adlandı lıyor.  Bu işlemlerde kart sahibinin iki türlü itirazı söz konusu olabilir. Bunlardan ilki “Bu işlemi ben yapmadım” itirazıdır. Sektörde yaşanan itirazların birçoğu bu neden kodu ile gelmekte ve işyerlerini zor durumda bırakmaktadır. Bu riski minimize edebilmenin yolu; Visa tarafından “Verified by Visa” Mastercard tarafından “SecureCode” olarak isimlendirilen “3D Secure” doğrulama yönteminin kullanılmasıdır. 3D Secure, Chip&PIN uygulamasının online versiyonu olarak düşünülebilir. Kart sahibi online alışveriş sırasında daha önce kayıt yaptırdığı 3D Secure şifresini girerek işlemini sonlandırır. İşyeri Garanti Sanal POS yönetim ekranlarında bu işlemin 3D şifresi ile doğrulandığını görür.

Diğer itiraz konusu; “Bu ürün/hizmeti almadım” içerikli taleplerdir. Kargo teslim tutanağı, sistem üzerinde saklanan loglar ile ispatı gerçekleştirilir. Charge-back (ters ibraz) süreci ile  açıklamayı http://eticaret.garanti.com.tr/Guvenlik/Chargeback-Ters-Ibraz-Nedir.aspx adresinde bulabilirsiniz.

3D Secure’e ek olarak işyerlerinin kendi altyapılarında yapmaları gereken geliştirmeler de vardır. İşyerleri sistemsel kontroller ile provizyona konu olacak kart bilgilerini web servisleri aracılığı ile bankaya göndermeden önce aşağıdakilere benzer kontroller yapabilir.

1. Ürün veya hizmet sağlayıcılar, kendilerinden İlk defa alışveriş yapan müşterilerine,
2. Ortalama sipariş tutarının çok üzerindeki siparişlere .
3.  Çiçek gibi birden fazla alınması doğal olan ürünler dışınd a aynı üründen birden fazla içeren siparişlere
4. Özellikle cep telefonu gibi fiziksel boyutları küçük, değerleri yüksek ve ikinci el satışı kolay ürünler  için çalıntı mal olarak satılması kolay ürün  siparişlerine
5.  Kendine ait kartı kullanılmaması ve doğru kart şifresini bulmak için denenmesi riskine karşı benzer kart numaraları ile ard arda birden fazla deneme yapıldıktan sonra başarılı olan siparişlere,
6. Aynı kart numarası ile farklı son kullanım tarihi denemeleri,
7 . Aynı kart numarasını kullanan farklı müşteri  şiparişilerine
8. Aynı kart ile çok kısa sürede birden fazla işlem lere
9. Aynı IP adresi üzerinden birden fazla kart kullanım larına .
10. Web tabanlı ücretsiz e-posta adresleri veren sitelerden alınmış e-posta adres lerine .
11 . Türk Telekom’un online rehberine girilince gönderi bilgilerini doğrulamayan telefon numaraları na
12. Trace edildiklerinde fatura adresinde belirtilen şehirden farklı yerde çıkan IP adreslerine
13 . Yurtdışı kredi kartları ile gerçekleştirilen işlemlere ( Özellikle de IP adresi Türkiye’ye trace oluyorsa. )

Türkiye’de eticaretin önündeki en önemli engelin güven olduğunu biliyoruz. Garanti Bankası, eticarete en çok yatırım yapan finansal kurluşlardan başında yer alıyor. Kısa ve orta vadedeki planlarınızı paylaşabilir misiniz?

Türkiye’de gerçekleşen ilk Elektronik Ticaret işlemi 1998 yılında yine Garanti Bankası tarafından Türkiye’ye getirilen “ClearCommerce” altyapısı üzerinde gerçekleştirildi. Sektöre ilk giren olmaktan öte, sektörü oluşturan banka olarak; Elektronik Ticaret pastasını büyütmeye yönelik çalışmalarımız devam ediyor. Bununla birlikte detaylarını canlı ortama taşındığında görebileceğiniz alternatif doğrulama ve ödeme yöntemlerini bünyesinde barındıran Yeni Sanal POS’un inhouse yazılımı üzerinde çalışmalarımıza devam ediyoruz.  Mevcut ve potansiyel işyerlerini düzenli ziyaret ederek, iş modelleri ve fraud’u önleyici senaryolar hakkında bilgilendirmeler yapıyoruz.

Önümüzdeki dönemde elektronik ticaret de, işyerlerinin hayatlarını kolaylaştıracak, sektör paydaşları ile yapılan anlaşmalara devam edeceğiz. İşyerlerinin hızlı ve daha ucuz elektronik ticaret ekosistemine dahil olmasını amaçlıyoruz, çalışmalarımız devam edecek.  Bunun yanında Garanti Ödeme Sistemleri olarak 2009 yılı itibari ile BKM bünyesinde diğer bankaların personeline verdiğimiz Elektronik Ticaret eğitimlerine devam edeceğiz

Güncelleme: Sevgili Mahir sektörle ilgili tüm kitapları tek başlık altında toplamış. Buradan ulaşabilirsiniz.


1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12  Scroll to top