Kurumsal Haberler Artık Daha Kurumsal

İş ve gelir modelini oturtabilmiş, düzenli ve kaliteli içerik üretebilen KurumsalHaberler.com geçtiğimiz hafta itibariyle yenilenmiş. Başlıktan da anlaşılacağı üzere yeni yapının daha sadece ve kurumsal olduğunu düşünüyorum. Bu işin zaten erbaplarından sevgili Murat ve ekibinin ellerine sağlık, burada bir basın bülteni bulabilirsiniz.

Sitenin Google dostu yapısı ve PageRank değeri, aşağıda da vaad ettiklerini hızlı bir şekilde yerine getirebileceğinin göstergesi,

KurumsalHaberler.com?

2005 yılında yayına başlayan Kurumsalhaberler.com, online basın bülteni yayını ve dağıtımı hizmeti vermektedir. Haberlerinin görünürlüğünü arttırmak, arama motorlarında ön sıralarda çıkabilmek, web sitelerine trafik sağlamak, haber ajanslarına, basın mensuplarına, blog yazarlarına, sosyal medyaya ve iş dünyasına haberlerini duyurmak isteyen 1.000 den fazla üye kuruluş tarafından kullanılmaktadır.


Google Adwors’de Sıralamanın Matematiği

Google Adwords reklamlarında tıklama başına en yüksek maliyeti bile veriyor olsanız üst sırada görüntülenemeyebilirsiniz. Aşağıdaki iki slaytta konunun matematiğini bulabilirsiniz. Google’ın önemsediği toplam kalite puanıdır.

İlk slaytta tıklama başına daha az ödemesine rağmen 1. sırada gösterilen reklamı

ikinci slaytta tıklama başına en yüksek maliyeti 0,26 olarak belirtilen bir reklamın nasıl 0,19 YTL’den hesaplandığını görebilirsiniz.


Biraz İnternet, Biraz E-Ticaret

Daha önce hazırladığım bir proje dökümanının yayınlayabileceğim kadarlık kısmını ekliyorum. Dolayısıyla paragraflar arasında anlam bütünlüğü kaybolmuş olabilir :)

Temelleri, J.C.R. Licklider’nin 1962 yılında Amerika’nın en büyük üniversitelerinden biri olan Massachusetts Institute of Tecnology’de tartışmaya açtığı “Galaktik Ağ” kavramıyla ortaya atılan internet, 1993 yılı ile birlikte hızla iş dünyası ve evlerde yerini almıştır.

Türkiye’de internetin gelişimini incelediğimizde; ODTÜ’den 64 kbit/sn. hızıyla ilk internet bağlantısının yine 1993 yılında yapıldığı görülmektedir.

Türkiye, İnternet kullanım oranında her ne kadar gelişmiş birçok ülkeyi yakalayamamış olsa da, internet için gerekli olan teknolojik altyapının sürekli gelişmesiyle, İnternet kullanımı ülkemizde de büyük bir hızla yaygınlaşmaktadır. Özellikle 1999 yılından itibaren internet kullanıcılarının sayısındaki hızlı artış, Türkiye’deki şirketleri de İnternet ortamına girmeye zorlamıştır.

Hızla büyüyen ve alternatif satış kanalı olarak da lanse edilen internet; sanılanın aksine, Brick & Mortar (tuğla ve çimento) olarak adlandırılan fiziksel mağazaların yanı sıra, tuğla ve çimentodan oluşmayan, sadece internet üzerinden satış yapan sanal mağazalarında devreye girmesi ile birlikte rüşt’ünü ispat etmiştir.

Bilgi çağı, toplumu ile birlikte en doğru, güvenilir bilgiye, zamanında, ucuz ve kolay erişim rekabeti artırmış. Literatürde de çok sık karşılaştığımız “Rakipler bir tık ötede” anlayışının doğmasına ve yerleşmesine sebep olmuştur. Bu bağlamda fırsatları gören, irili ufaklı birçok firma bu yeni kulvarda yerini almak için sanal mağazalar açmış ve sadece Türkiye’deki sanal mağaza sayısı 1500′e ulaşmıştır.

Türkiye İstatistik Kurulu’nun (TÜİK) 2007 yılı verilerine göre; Kullanıcıların “Neden İnternet?” sorusuna verdikleri cevaplar incelendiğinde; %90,4′lük bir kesimin bilgi arama ve çevrimiçi hizmetlerden faydalanmak için interneti ziyaret ettiği görülmektedir.

Bitmek, tükenmek bilmeyen bir potansiyele sahip olan insanoğlu her geçen gün hayatına yeni ve değişik şeyler katmaktadır. Hiç şüphe yoktur ki, bu yenilik ve değişimler insanların ve ulusların geleceğiyle ilgilidir. Özellikle son dönemlerde bilgi ve iletişim teknolojilerinde meydana gelen hızlı gelişmeler, insanoğlunun hayatında birçok ilke imza atmaktadır. Bu ilklerden bir tanesi de “Elektronik Ticaret (e-ticaret)”tir. Elektronik ticaret; mal ve hizmetlerin satışının İnternet üzerinde, güvenli bir ortamda yapılmasıdır. E-ticaret tüketiciler için fiziki sınırların ortadan kalktığı, tek bir tuşla diledikleri ürün ve hizmetlere ulaştığı, firmalar içinse pazarlama ve satış olanakları sunan bir ortamdır.

Bilişim sektöründeki gelişmeler sonucunda İnternet’in tüm dünyada yaygınlaşmasıyla şirketler web sayfalarını satış noktaları gibi kullanmaya başlamışlardır. Bunun sonucunda satıcı-tüketici ilişkisi farklı bir boyut kazanmış bu yeni satıcı-tüketici ilişkisi tüketici haklarının yeniden tanımlanıp genişletilmesine neden olmuştur.

Sektör Geleneksel Maliyet

E-Ticaret Maliyeti

Tasarruf (%)

Fatura Ödemesi

2.22-2.32 USD

0.65-1.10 USD

67-71

Yazılım

15 USD

0.20-0.50 USD

97-99

Hayat Sigortası Poliçesi

400-700 USD

200-300 USD

50

Bankacılık Hizmetleri

1.8 USD

0.13 USD

89

Uçak Bileti Rezervasyonu

8 USD

1 USD

87

Tablo 1. E- ticaret  Maliyet Etkisi

Tablo 1′e bakıldığında e-ticaretin maliyet üzerine nasıl bir pozitif etki yaptığı görülmektedir. Bunun yanında Elektronik ticaretin getirdiği avantajlar incelendiğinde;

  • Potansiyel tüketicinin dünyanın her yanından pazara sunulan ürünler hakkında bilgi sahibi olabilmesini
  • Yeni üreticilerin dünya pazarına oldukça hızlı girebilmesini
  • Daha düşük fiyatlı ve kaliteli ürünlerin pazara girmesini
  • Üreticiler arasında rekabetin artmasını
  • Ticari ürünlerin maliyetinin düşmesini
  • Ürün seçeneklerinin artmasını
  • Ürün kalitesinin yükselmesini
  • Daha hızlı bir şekilde ödeme ve teslim işlemlerinin gerçekleştirilmesini sıralayabiliriz.

“Online” Motorlu Taşıtlar Vergisi, Trafik Cezası Ödeme Dönemi Başladı.

Dün itibariyle devreye alınan yeni sistemle birlikte; gelirler.gov.tr adresinden, Motorlu Taşıtlar Vergisi, Trafik Cezaları ve Başkanlıkça belirlenen İdari Para Cezaları’nın kredi kartı ile online ödemesi yapılabilecek,

Bu hizmetin önemli bir boşluğu doldurduğunu düşünüyorum. Kredi kartı ile internet üzerinden işlem yapmaya korkan kullanıcıları orta ve uzun vadede internete ve online ödemeye alıştıracaktır. Bu cirolar yakın gelecekte B2C cirolarına da yansıyor olacak. (Sanal Pos kullanıldığı için; eticaret cirolarına zaten yansıyor)

Hürriyet Son Dakika;


Debit Kartınızla da Online Ödeme Yapabilirsiniz.

Kullanım oranlarına, kullanım oranlarına ait cirolara baktığımızda; debit kartların cirosunun çok büyük kısmının ATM’ler  üzerinden yapılan işlemler olduğunu görüyoruz.

Herhangi bir mağazanın POS cihazından debit kartla ödeme yapmak yerine, önce bir banka ATM’i arıyor, para çekiyor ve mağazaya gidiyoruz. Halbuki debit kartlar oldukça güvenli birer ödeme aracı olarak kullanılabilir.

Dikkatimi çeken bir diğer durum bu kartların İnternet üzerinden kullanım oranları; bu oranlar online ödeme altyapısı kullanan firmalar ile debit kart sahibi kullanıcıların konuyla ile ilgili yeteri kadar bilgi sahibi olmadığını doğrular nitelikte,

Online ödeme altyapısı kullanan işyerleri tarafından baktığımızda; kredi kartı olmayan, kredi kartı olmasına rağmen internet üzerinden kredi kartı bilgilerini vermekten korkan potansiyel bir alıcı kitlesi mevcut,  sitede, “ilgili sayfalarda” debit kartlar ile ödeme yapılabileceğinin duyurulması işyeri cirolarını artıracaktır.

Debit kart sahipleri tarafından baktığımızda; kredi kartı kullanmıyor olsa bile debit kart bilgileri ile (kart numarası, güvenlik numarası, son kullanma tarihi) hızlı ve kolay bir şekilde ödeme yapabilecektir.

Burada online ödeme altyapısı kullanan Üye İşyerlerinin dikkat etmesi  gerekenler;

1.       Debit kartlar sadece bağlı bulundukları bankanın sanal pos’ları üzerinden provizyon alabilir. Üye işyerleri tarafından bin numarası kontrolü yapılarak ilgili bankanın Sanal Pos’una yönlendirilmeli

2.       Debit kartlar ile ön otorizasyonlu satış yapılamaz. Direk satış işlemi gönderilmeli

3.       Sanal Pos yönetim ekranlarında yer alan “iade” fonksiyonu kullanılamaz.

Debit kart cirolarının internet üzerine kaydırılmasının E-ticaret pazarına direk etki edeceğini düşünüyorum.


E-CRM’in Nimetlerinden Faydalanın.

Fiziksel yollardan toplanarak CRM programlarına aktarılan veriler. CRM kültürü ile ilgili edindiğim tecrübelerden burada kısaca bahsetmiştim.

CRM kültürü sadece bir departmanın değil, şirketçe benimsemesi gereken, büyük ihtimalle alışılageldik iş yapış şeklinin değişmesine yol açacak bir süreci tetiklemektedir. Personelin uyumu, eğitim düzeyi ve yatkınlığı çok önemli

Bu bağlamda; CRM kültürü “eşit değildir” CRM programları, bu kültürü benimsemeden yüz binlerce dolarını CRM programlarına yatıran dolayısıyla beklentilerini karşılayamamış birçok şirketten bahsedebiliriz.

Personeli tarafından beslenmeyen CRM programları içi boş, pahalı birer oyuncak olarak şirketin atıl programları arasında yerini alıyorlar. Bu noktada; son çare olarak performans / prim sistemi değişikliğine gitmiştik.

Bu yazımda özellikle bir B2C’nin (Business to Customer) saklaması, izlemesi gereken müşteri verilerinden bahsedeceğim.

Garajda bekleyen Ferrari’den nasıl faydalanabiliriz?

3 başlık altında toplamakta fayda var;

  • Müşterinin sitede bıraktığı izlerin saklanması
  • Saklanan müşteri verilerinin esnek detaylı raporlanabilmesi, karar destek sistemleri
  • Tanımlanan kriterler çerçevesinde sistemin üyelere özel anlık kampanyalar düzenlemesi, yaşayan bir kampanya mekanizması

1 – Müşterinin sitede bıraktığı izlerin saklanması

Verilerin anlamlı bir şekilde toplanabilmesinin bir maliyeti vardır. Toplanacak, loglanacak hatta zaman damgası basılacak verilerin artması, özellikle server maliyetlerinizi arttıracaktır. Burada fayda / maliyet analizi yapmak size düşüyor.

Müşterilerin 360 derece görünümlerini kaydedebileceğiniz bir Üye Kartı ile işe başlayalım. Bu kartta neler yer alabilir?

  • Müşteri demografik bilgileri

Bu bilgileri Üyelik esnasında tamamlamaya çalışmayın, belirli aralıklarla müşterilerin doldurmasını talep edebilirsiniz. Üyelik sayfaları olabildiğince sadece ve kısa olmalı. Hobiler önemli!

  • Müşteri ile iletişime geçilen tüm noktalar

Müşteri ile iletişime geçildiği durumlarda operasyon ekibi tarafından alınan notlar, müşteriden gelen şikayetleri tarih, saat ve ilgilenen personel damgasıyla tutmanız gereken bölümdür. E-mail yoluyla yapılan yazışmalarda Outlook üzerinden gönderim yapılmamalı, ticket sistemi kurularak tüm yazışmalar çift taraflı saklanmalıdır. Şikayetler raporlanabilecek şekilde kırılımlara ayrılmalıdır. (ürün şikayeti, ambalaj şikayet, kargo şikayeti, hata / arıza vb)

Müşteriye dönülerek bilgi verilmesi gereken durumlarda personelin hatırlatma ekleyebilmesini sağlayın. Bu hatırlatma, personeli ve gerektiği durumda üst mercileri harekete geçirebilmelidir.

  • Sipariş Tarihçesi

Müşterinizin verdiği siparişleri ana kategori ve en alt kategori kırılımlarını kapsayacak şekilde saklıyor olmalısınız. Orta halli bir B2C’de yaklaşık 2.000 civarında kategori olduğundan bu adım önemli,

Müşterinizin ödeme alışkanlığını analiz edebiliyor olmalısınız. Sipariş tablosunda ödeme tipi adımını da konumlandırmak faydalı olacaktır. (havale, kredi kartı, cepbank)

  • Bülten, beni haberdar et vb. fonksiyonları Üye Kartı’nda göstererek operasyon ekibinin direk müdahale edebilmesine izin verin.

Müşteri e-mail atmak yerine telefon ile operasyon ekibine dönerek duyuru listelerinden çıkmak istediğini söyleyebilir. Bu aşamada e-mail göndermesi yönünde uyarırsanız; müşteri memnuniyetsizliğine yol açabilirsiniz.

  • Şifre değiştirme Tarihçesi

Güvenlik nedeniyle ihtiyacınız olabilir. Bu loglara zaman damgası basılmalı

  • Kredi Kartı ile ödeme esnasında aldığı hata mesajları

Müşterinin güvenli bir müşteri olup olmadığının analiz edilmesi gerekiyor. Fraud ile ilgili daha önce yazdığım bir yazıyı burada bulabilirsiniz.

  • Üyenin yaptığı tüm yorumlar bu adımda saklanmalı,

Üyelerin yorum bırakması için çeşitli havuç mekanizmaları geliştirilebilir. Yeni Nesil İnternet’te Havuç

  • Üye tarafından doldurulan Anketler

Düzenli aralıklarla müşteri anketleri yapılmalı, anketler her üyenin kartına yazılarak değişim gözlemlenmelidir.

  • En çok gezdiği ürünler
  • Sepetine eklediği
  • Karşılaştırma yaptığı
  • Fiyat alarmı eklediği
  • Arkadaşına önerdiği ürünler Üye Kartı’ndan erişilebiliyor olmalıdır.

Nokia N95 kampanyası planlarken bu ürünü en çok gezen veya fiyat alarmı ekleyen kullanıcıları bana göster demenin

yolu buradan geçer.

  • Daha önce yapılan kampanyalara verdiği tepki, satın alma tutumu kayıt altına alınmalıdır.
  • Sitede geçirdiği süre, ortalama sayfa sayısı vb. kayıt altına alınmalıdır. (oldukça maliyetlidir)
  • Mobile versiyon mevcut ise; mobile üzerinden gerçekleştirilen işlemler ayrıca gösterilmelidir.

Yukarıda toparlamaya çalıştığım verilerin birçoğunu” login” olmuş üyeler için tutabileceğinizi düşünüyorsanız yanılıyorsunuz. Önemli olan henüz giriş yapmamış, tanımlanamayan kullanıcılar için bu verileri tutmaya başlayarak “Login” olunması halinde üyelik ile ilişkilendirebilmektir.

2 – Saklanan müşteri verilerinin esnek detaylı raporlanabilmesi, karar destek sistemler

Standart raporlardan kaçınarak, yetkili personelin esnek raporlar üretebilmesine izin verilmesi gerekiyor. Karar destek sistemleri tadında yönetici özetleri oluşturulabilir. Burada önemli olan veri madenciliği yapabileceğimiz araçların oluşturulmasıdır.

Yetkilinin istediği sütunları, istediği kriterler ile seçebilmesini sağlamak için; alınabilecek tüm sorguları seçilebilir ve kriterleri değiştirilebilir şekilde ekranda göstermeliyiz.

Şu sorguyu çalıştırdığımızda segmente edilmiş “doğru” üyelere ulaşabiliyor olmalısınız;

İstanbul’da ikamet eden, alışveriş sepetinde herhangi bir cep telefonu olan, erkek, en az bir başarılı siparişi olan, karşılaştırma listesinde Nokia N95 ürünü olan etc… müşterileri listele komutu gönderdiğinizde listeleyeceğiniz az sayıda üye, sizin doğru müşteriniz olacaktır.

Rapor sonucunda alınan veri, kampanya sayfalarına bağlı olmalı ve hızlı şekilde bir aksiyon alınabilmelidir.

3 – Tanımlanan kriterler çerçevesinde sistemin üyelere özel anlık kampanyalar düzenlemesi, yaşayan bir kampanya mekanizması

Burada anlatmak istediğim; esnek raporlar üzerinden belirlenen, pazarlama ekibi tarafından oluşturulan kampanyaların, bu kriterleri yerine getiren üye oluştukça; otomatik olarak kampanya duyurusu yapması, belirlenen oranda indirimler ile bu üyelere özel davranması anlamına gelmektedir.

Örn; Nokia N95 cep telefonu ile ilgili karşılaştırma yapan, son 3 ay cirosu 5.000 YTL’nin üzerinde olan üyelere %10 indirim planla ve hemen duyurusunu gönder.

Bu oldukça basit bir örnek olsa da kafamdaki modülü anlatmıştır diye ümit ediyorum.

Toparlamaya çalıştığım maddelere daha onlarcasını ekleyebiliriz. Bu işlerle ilgilenen birilerinin kafasında küçükte olsa bir şeyler uyandırmıştır umarım.


Fenomen Blogger Projesi’nde 2. Adım

Geçtiğimiz gün Gilette Fusion Power Phenom setimi teslim aldım. Bugün itibariyle de deneme imkanı buldum. Traş bıçaklarındaki titreşim özelliğinin gereksiz olduğunu düşünürdüm. Yanılmışım! Lakin daha az gürültülü olmalı, malumunuz kulağın hemen yanında titriyor.

Türkiye’nin en popüler 150 bloğuna gönderilen bir maille başlayan projede 2. Adım başlıyor. Konuyla ilgili gelen mailin içeriği;

Sayın Blogger,

Kısa bir süre önce adınıza postaladığımız Gillette Fusion Power Phenom’un elinize geçtiğini umuyoruz. Fenomen Blogger Projesi’nin son aşamasına yaklaştığımız bugünlerde yarışma ile ilgili vurgulamak istediğimiz bir nokta var.

Yarışmamızın hediyesi olan Apple Macbook Intel Core 2 Duo 2.2Ghz’i kazanmak için sizden beklediğimiz; Gillette Fusion Power Phenom’la tıraş olurken aklınızdan geçen herhangi bir konuda blogunuzda yazmanız ve yazınızın linkini fenomenblogger@proximityistanbul.com adresine göndermeniz.
Sonrasında, Gillette ve Proximity İstanbul ekiplerinin de içinde oldukları bir jüri tüm paylaşımları yaratıcılıklarına, ilginçliklerine, özgünlüklerine göre değerlendirecek ve ilk on blogger’ı açıklayacak.
Bu ön seçimin ardından ilk 10’a kalan paylaşımlar bir Excel dokümanıyla “Fenomen Blogger” Projesi’ne katılan tüm blogger’lara gönderilecek ve bir sıralama yapmaları istenecek. Katılımcılar, 28 Ekim saat 12.00’a kadar kendi listelerini bize gönderecekler ve kazanan belli olacak.

Keyifli bloglar.
Gillette’in En Rahat Tıraşıyla Güne Başla. Kendini Göster Fenomen Ol.
Gillette Fusion Power Phenom

Blogların etkisinin her geçen gün farkedildiğini görmek sevindiri olsa da, taahhüt edilen pahalı hediyenin yerine daha basit eğlenceli bir şeyler yeğelerdim. Böylece görüşlerimi daha rahat ve özgür ifade edebilirdim.
Bu arada “Sayın Blogger“ yerine ad / soyad ile hitap edilebilirdi. Zaten segmente edilmiş 150 kişiden bahsediyoruz. Manuel bile olsa fazladan bir yarım saatlik iş yükü harcanırdı.

Küçük bir iki hatanın dışında kendinden oldukça söz ettiren, Gilette için faydalı bir proje olduğunu düşünüyorum. Projenin resmi bloğuna buradan ulaşabilirsiniz.


E-ticaret İşlemlerinin Yoğun Olduğu Saatler.

Ciro, işlem adedi, tarih aralığı vermeyecek olsamda, internet üzerinden verilen siparişlerin yoğunluk haritasını saat bazında aşağıda bulabilirsiniz.

Siparişler mesai saati ile birlikte artmaya başlayarak yine mesai saati bitimi olan 18:00 – 19:00′a kadar sürüyor. Bu bağlamda yoğunluğu işyerlerinden verilen siparişlerin oluşturduğunu söyleyebiliriz.

Genel kanı en yoğun saatlerin 09:00-11:00 aralığı olduğunu söylüyor olsa da, en yoğun saatler 14:00 – 15:00 ve 16:00 olarak göze çarpıyor. Öğle yemeklerinde yapılan hararetli sohbetlerin dolayısıyla WOMM’un satın alma davranışını tetiklediğini düşünüyorum.

Bu arada sabah saatlerinde verilen siparişlerin o gün içerisinde B2C’ler tarafından lojistik firmalarana teslim edilebiliritesi daha yüksektir. Belirli bir saatten sonra gelen siparişleri bir sonraki takip eden günün akşamı kargoya teslim ederler. Bu bağlamda siparişlerin sabah saatlerine kaydırılarak teslimat süresinin azaltılmasına ilişkin kampanyalar düzenlenebilir.

Ekleme; Sanal Poslar üzerinden gerçekleşen işlemler içinde fiziksel poslarda olduğu gibi “gün sonu” işlemi mevcuttur. Gün sonu saati sistem tarafından otomatik olarak alınmakta ve bankadan bankaya değişiklik göstermektedir. Örn; Garanti Bankası Sanal Pos’ları her gün 20:00′de gün sonu alarak o güne ait işlemleri kapatır. O gün içerisinde 20:00′den sonra gerçekleşen tüm siparişleri bir gün sonra 20:00′de muhasebeleştirilecek ve kredi kartı dönem içi işlemlerine yansıtılacaktır.



Chargeback Nedir?

Visa/MasterCard/Diners gibi kredi kart kuruluşlarının kurallarına göre, kredi kart sahipleri kendi kartlarıyla yapılan işlemlere itiraz etme hakkına sahiptirler. Bu itiraz kart sahibi banka tarafından işyeri bankasına iletilir, işyeri bankası ise ilgili işyerinden itiraz edilen işlem ile ilgili belgeleri talep eder. Talep edilen belgelerin yetersiz olması durumunda, söz konusu işlem tutarı işyeri bankası tarafından ilgili işyerinden tahsil edilir ve kart sahibi bankaya aktarılır. Bu işleme “chargeback” adı verilir.

Chargeback Prosedürü Nasıl İşler?

Prosedür aşağıdaki şekilde özetlenebilir:

1. Kart sahibi kredi kart bankasına itirazını iletir.
2. Kart sahibi banka bu itirazı işyeri bankasına yönlendirir.
3. İşyeri bankası ilgili itirazı işyerine sunar ve işlem ile ilgili belgeleri talep eder.
4. İşyeri ilgili belgeleri bankaya iletir.
5. Eğer işyerine tanınan süre dahilinde hiç belge iletilmediyse veya gönderilen belgeler yeterli görülmezse, itiraz edilen tutar işyeri hesabından çekilir ve kart sahibi bankaya iade edilir.
6. Gelen belgeler yeterli görülürse kart sahibi bankaya iletilirler ve itiraz reddedilir. İşyeri ilgili tutarı iade etmek zorunda kalmaz.

Daha fazla bilgi için:

http://www.merchantfraudsquad.com

“Worldwide E-Commerce Fraud Prevention Network” adını taşıyan ve ABD’nin en büyük online satış firmaları tarafından kurulan bu site, e-Ticaret yapan işyerlerini bilgilendirerek sahtekarlığa karşı korumayı hedefliyor.


Garanti Sanal Pos Yönetim ekranlarında yer alan makalenin küçük bir kesitidir.


Web Siteleriniz iPhone’a Hazır mı?

Ülkemize yasal yollardan yeni girmiş olsa da, yurt dışından getirilerek kayıt altına aldırılan veya clone IMEI yoluyla kırılan 100.000 civarında iPhone olduğu tahmin ediliyordu.

Vodafone ve Turkcell’le birlikte Türkiye pazarı ile tanışan iPhone’un, kullanıcı sayısının kaça ulaştığına dair henüz bir bilgi olmasa da haberlerde izlediğimiz görüntülerden; sayısının inanılmaz boyutlara ulaştığını tahmin etmek zor değil, 

Operatörlerin iPhone için hazırladığı paketleri incelediğinizde; belirli kotalarla internet erişimi de sağladıklarını görüyoruz… 

Bu ne anlama geliyor?

Bir anda iPhone sahibi birkaç yüz bin kişi internette dolaşmaya başlayacak ve iPhone’u ile surf yapamadığı siteleri bir daha ziyaret etmemek üzere terk ediyor olacak, (en azından iPhone üzerinden) Bunun yanı sıra iPhone optimizasyonlu sitelere kaymaya başlayacaklar. Facebook’un iPhone versiyonu gibi daha hızlı ve kolay haraket edebildikleri siteleri birinci öncelikli olarak ziyaret edecekler.

Bilmeyenler için; Facebook’a iPhone üzerinden erişmek istediğinizde, otomatik olarak iphone.facebook.com adresine yönlendirilir ve hızlı menüler ile iPhone için optimize edilmiş bir versiyon ile karşılaşırsınız. 

Gün içerisinde Teb’den aldığım bir mesajla, internet şubelerinin iPhone versiyonunu faaliyete geçirdiklerini öğrendim. Teb.com.tr’ye girmeye çalıştığınızda Macromedia Flash yüzünden hala sitenin içeriğini göremiyorsunuz. Üstelik Facebook gibi otomatik olarak iphone.teb.com.tr’ye de yönlendiremiyor sizi (bunu çok kolay yapabiliyor olmaları lazım. Neden tercih etmediler anlamadım) buna rağmen yukarıdaki adresi yazdığınızda iPhone için optimize edilmiş bir sayfa sizi bekliyor. Teb’i bu hızlı aksiyonlarından dolayı kutlarım.

Gelelim diğer sitelere, ilk önce hangi gazete, B2C, portal vb. iPhone versiyonunu duyuracak merak ediyorum. Unutmayın elinde bir kaç gb kotası, iPhone’unu kurcalayan, binlerce teknoloji meraklısı gençten bahsediyoruz. Kendi kendilerine ne güzel segmente olmuşlar değil mi?


Sanal Pos’a İşlem Gönderirken Dikkat Edilmesi Gerekenler.

Çeşitli yöntemlerle, fiziksel yollardan ele geçirilen kredi kartı bilgilerinin Fraud işlemler gönderilerek sınandığı ortam; bankalar tarafından Üye İşyerlerine sağlanan “Sanal Pos” altyapıları olur. Üye İşyerleri gerçekleşen transaction’ları detaylı analiz ederek, çeşitli parametrik değerlerle süzmezlerse charge-back riski ile karşı karşıya kalırlar.

Bu konuyla ilgili bir kaç ipucu vermek istiyorum.

Öncelikle; Gerçekleşen işlemler, müşteri doğrulanarak “güvenli” statüsüne çekilene kadar “PreAuth” olarak Sanal Pos’a gönderilmelidir. PreAuth’u( Ön otorizasyonlu) açıklamak gerekirse; kısaca kredi kartına borç geçmeden, kart limitine bloke konulması olarak değerlendirebiliriz. Bu tip işlemlerde muhasebeleşen bir tutar olmadığı için; kredi kartı ekstresinde de haraket olmayacak, işlem gerçekten kart sahibine ait değilse charge-back riski doğmayacaktır. İşlemin kart sahibine ait olmadığının tespit edilmesi durumunda açık provizyonda bekleyen tutar kolaylıkla “iptal” edilebilir.

Üyelerin gri, beyaz ve kara liste şeklinde 3 farklı grup altında takip edilmesi, kart doğrulama ile uğraşan operasyonel ekibin yükünü hafifletecektir. Kartı bir kere doğrulanan müşteri için alışveriş tutarı geçmişe dönük siparişlerinin çok üzerinde değilse PreAuth yerine Auth, yani direk satış işlemi gönderilebilir. Örn; ortalama 100 YTL sipariş veren sadık bir kullanıcı, bir sepette 3.000 YTL’lik sipariş gönderiyorsa bu siparişin fraud kontrolünden geçmesi gerekmektedir.

Üye İşyerleri bankalardan kart sahibi doğrulatabilir mi?

Kart doğrulama ile ilgili bankadan bankaya değişen birimler ile irtibata geçilebilir… Belirli tutarların üzerinde kalan siparişlerde bankaların operasyon merkezleri tarafından kart doğrulama hizmeti verilmektedir. Bu işlemler için transaction’a ait verileri bir mail ile ilgililere göndermeniz istenir. (provizyon numarası, tutar, kart sahibi adı vb.) banka kart sahibi ile irtibata geçerek sipariş doğruluğunu onaylar ve Üye İşyerine bilgi verir. Onayı alan Üye İşyeri PreAuth olarak gerçekleşen işlemi onaylayarak muhasebeleşmesini sağlar. Artık siparişe ilişkin tutarlar kart dönem içi işlemlerine yansımıştır.

Fraud Kontrolleri;

Unutulmaması gereken; yeni açılan Sanal Pos kullanıcı Üye İşyerlerinin hedef olduğudur. Bu sitelerin müşteri veritabanları henüz oluşmamış ve çeşitli açıkları oldukları varsayılır. Yeni açılan siteler, B2C’ler ilk bir kaç günü çok iyi gözlemlemekte fayda var.

    1 – Aynı IP’den birden fazla işlem geliyorsa; çeşitli uyarı mekanizmaları çalışmalı, belirlenen kısıtların üzerindeki işlemlerde otomatik olarak “red” cevabı döndürülmelidir. Bir kaç kredi kartı bilgisi ele geçiren kullanıcı kartlarının hepsini deneyecektir. Bu uyarılar e-mail, cep telefonu mesajı vb şekillerde olabilir.

    2 – Aynı üyelik ile birden fazla işlem geliyorsa; çeşitli uyarı mekanizmaları çalışmalı, belirlenen kısıtların üzerindeki işlemlerde otomatik olarak “red” cevabı döndürülmelidir.

    3 – Aynı kart numarası ile birden fazla işlem gönderilmesi durumu (aynı gün) incelenmeli Müşterinin daha önceki siparişleri ile son siparişi arasındaki oransal fark incelenmelidir.

    4 – Hata alan işlemlerin hata açıklamaları incelenmelidir. Sanal Pos’ta onay mesajı “00″ ile ifade edilir. 01′den 99′a kadar alınan mesajlar hata açıklamalarını ifade etmektedir. “51″ gayet masum bir limit yetersiz hatasıyken, “82″ hatalı CVV anlamına gelmekedir. 41 ve 43 no’lu hatalar Çalıntı kartları ifade etmektedir. Dolayısıyla bu hata mesajlarının alan işlemler, IP, üyelik, Kredi Kartı numarası takip edilmeli, çeşitli uyarılar ile desteklenmelidir.

    5 – Anlamsız ve ücretsiz mail adresleri fraud habercisi olabilir.

    6 – Aynı kredi kartı ile çok düşük tutarlı bir kaç farklı sipariş, kartın limiti olup olmadığının test edilmesi anlamına gelmektedir. Gerçek bir kullanıcı hepsini aynı sepette alarak tek bir kargo ücreti ödemek isteyecektir. Bu tip işlemler yüksek miktarda gelecek fraud  provizyonun habercisidir.

Bu örnekleri çoğaltmak mümkün aklıma gelen, en çok karşılaşılanları listelemeye çalıştım.


Yeni Nesil Girişimlerin "Hepsi" Weboha.com’da

Yeni nesil girişimlerin derlenerek bir potada toplanması maksadıyla; Embrio tasarım yöneticisi Hacı Bayhan, fıstıkyeşili’nden Ekin Acar, Tio ve bloğundan tanıdığımız Ali Haydar Ünsal, yine bir diğer Tiocan Tuncay Tuncer ve benim yazarı olduğumuz Weboha girişimi kısa sürede adından söz ettirmeye başladı. Alexa değerlerindeki hızlı tırmanışta bunu doğrular nitelikte gözüküyor.

Henüz yazı gönderemeyen tek yazar ben olsam da, kısa süre içerisinde çorbada benimde tuzum olacaktır.


1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12  Scroll to top