Strict Standards: Redefining already defined constructor for class ftp_base in /home/emreguze/domains/emreguzer.com/public_html/wp-content/plugins/wordpress-automatic-upgrade/lib/ftp_class.php on line 56

Strict Standards: Redefining already defined constructor for class ftp in /home/emreguze/domains/emreguzer.com/public_html/wp-content/plugins/wordpress-automatic-upgrade/lib/ftp_class_sockets.php on line 8
PayU | Emre Güzer

Nakitsiz (Non-Cash) Ödemelere Genel Bakış

2023 yılında nakitsiz Türkiye mottosu ile çıktığımız yolda Avrupa’nın önünde işler yapan bankalarımız ve Bankalararası Kart Merkezi’nin desteği ile emin adımlarla ilerliyoruz. Bu vizyonu devlet tarafından özendirici faaliyetlerle de destekleyebilirsek başarılı olmaMAmız için hiçbir sebep yok. (Eğitim dışında tabi)

Non-cash payments

Nakitsiz ödemelerin bölgesel (regional) büyüme oranlarına baktığımızda gelişmekte olan ülkelerin (developing countries) %20’den fazla büyüme kaydettiğini gözlemliyoruz. Gelişmiş bölgeler içerisinde Asya Pasifik (APAC) halen %10’dan fazla büyüme getirirken. Batı Avrupa ve Kuzey Amerika’dan bu oran %5’lerin altında seyrediyor.

Gelişmiş ülkelerde büyüme yavaşlamış gözükse de diğer pazarlardan farklı olarak oldukça güçlenen non-bank oyuncular, mobil kanallara yapılan yatırımlar ve buna müteakip online-offline yakınsaması (converging) ile büyüme rakamlarında artışlar bekliyoruz. Bu noktadan hareketle online ödemelerin şimdiki dar anlamıyla e-ticaret’in nakitsiz dünyada başrol oyuncularından birisi olacağını söylemek çok doğru bir tespit olur.

 M-Payments

Nakitsiz ödemelere ek olarak e-Ticaret özelinde büyüme rakamlarına baktığımızda ise aşağıdaki gibi tabloyla karşılaşıyoruz. Bu pazarlardaki fırsatları görebilmek açısından önemli veriler içeriyor. Bu büyümeler birçok farklı ödeme argümanının karışımından meydana geliyor. Her ülke kendine has online ödeme dinamiklerini bünyesinde barındırıyor. Örneğin Romanya’da online ödemelerin %75’i kapıda ödeme iken (COD) Polonya’da %70’ler seviyesinde bir direct debit (PayByLink) kullanımı mevcut. Almanya’da SOFORT, Iskandinav ülkelerinde Klarna göze çarpan modeller.

Ecommerce Growth

Rakamlardan da anlaşılacağı üzere ülke olarak uzun bir yol var önümüzde. Birçok bilinmezle dolu lakin bir o kadar da fırsatı bünyesinde barındıran bir bölgede iş yapıyoruz. İş yaptığınız insanları, bölgeyi ve ihtiyaçlarını iyi bildiğiniz sürece başarılı olmamak içten değil.  Bir başka konu; Ülkemizde girişimciliğe soyunan değerli arkadaşlara Türkiye sınırlarının ötesini düşünürken Orta ve Doğu Avrupa bölgesini özellikle incelemelerini öneriyorum. Bu bölgelerde e-ticaret yapmayı planlamanız durumunda; kredi kartı kullanım oranları ve alışkanlıklarının ülkemizdeki ile paralel seyretmediğini unutmayın. O ülkelerin lokal ödeme alışkanlıklarına ve ödeme sistemlerine paralel çözümler sunmaz iseniz; bu pazarlarda satış yapabilmeniz mümkün değil. Başka bir deyişle kredi kartı ile online ödeme oranının %10’larda olduğu bir ülkede (Polonya) sadece kredi kartı ile ödeme çözümü sunmanız %90’lık bir kesime ulaşamaMAnız anlamına gelecektir. 

 

2013 Sektör Değerlendirmesi ve 2014 (eTicaretMag Röportaj)

2012′ye kıyasla Türk e-ticaret sektörü 2013′te ne gibi değişimlere uğradı? Sektör sizce ne kadar büyüdü?

İnternet üzerinden yapılan ödemelerde yüzde 30’un üzerinde bir büyüme yakalayacağız gibi gözüküyor. Gerçek anlamda e-ticaret cirolarına baktığımızda ise; bu büyümenin altında kaldığımızı söyleyebilirim. 2013 yılının konsolidasyon yılı olmasını bekliyorduk. Öyle de oldu. Kârlılığı yakalayamayan, yeterli nefesi olmayan işletmelerin yola devam edemediğini gördük.

Benim de uzun zamandır inandığım bir gelişme olarak, dikey e-ticaret tarafındaki oyuncuların da iş modellerinde küçük değişiklikler ile dikeyden yataya geçtiklerine tanıklık ettik. Görünen o ki sektör henüz kalabalık dikey oyuncu pazarını doyurabilecek kadar olgunlaşmış değil. 2014 yılı işletmelerin cirodan çok kârlılığa odaklanmak zorunda olduğu bir yıl olacak.

2013 yılını online ödeme sistemleri açısından ele alacak olursak Türkiye ve dünyada nasıl gelişmeler yaşandı? Alternatif ödeme sistemlerini nasıl değerlendiriyorsunuz?

Türkiye ödeme sistemi altyapıları anlamında dünyanın birçok ülkesinden ileride. Bu bilgi birikimi ile Türkiye’de şekillenen çalışma mantığı ve güvenliği açısından baktığınızda, yabancı muadillerinden çok daha ileri teknolojilere sahip alternatif ödeme sistemlerimiz mevcut. Bunlar arasından BKM Express ile BKM’nin çok iyi işler yaptığını, bunu yaparken de insanları internet üzerinden alışverişe özendiren TV reklamları ile sektöre dinamizm getirdiğini söyleyebilirim. Biz de PayU olarak BKM ile yaptığımız işbirliği çerçevesinde BKM Express’i PayU üzerine entegre ederek işletmelerimize sunmaya başlıyoruz.

Alternatif ödeme kanallarının en güçlü olduğu ülkeler, İngiltere, Almanya, Fransa, ABD ve Avustralya gibi e-ticaretin patlama yaptığı ülkeler. Bu ülkeler dışında alternatif ödeme yöntemlerinin toplam ekosistem içerisindeki payı henüz iki basamaklı rakamlar bile değil. Özellikle mobil cihazlar üzerinden yapılan ticaretin artması ile alternatif ödeme sistemlerinin de pazarda kendine yer bulacağına inanıyorum. Burada bir ödeme sisteminden öte, katma değer yaratabiliyor olmak önemli.

Okumaya devam et “2013 Sektör Değerlendirmesi ve 2014 (eTicaretMag Röportaj)”

PayU Türkiye E-Ticaret Ekosistemini Büyütüyor.

Digital Age’in yeni ödeme sistemleri ekinde yayımlanan röportajımın bir kısmına aşağıdan ulaşabilirsiniz.

PayU iş modelini tanıtır mısınız? Hangi ülkelerde operasyonlarınız var ve neden Türkiye’de özel bir operasyon kurmak istenmiş? Dünyanın en önemli medya ve e-ticaret markalarını bünyesinde bulunduran Naspers’ın bir iştiraki olan PayU olarak şu an Latin Amerika’da Brezilya, Arjantin, Şili, Peru, Kolombiya, Meksika ve Panama, Güney Afrika, Ukrayna, Hindistan, Çek Cumhuriyeti, Polonya, Romanya, Macaristan, Rusya ve Türkiye olmak üzere dünyanın 16 ülkesinde faaliyet gösteriyor ve 25 binin üzerinde online işletme ile çalışıyoruz. Türkiye e-ticaret pazarı son yıllarda hızla büyüdü. Bu hızlı büyüme ve gelişim, ödeme alanında da yeniden şekillenen ihtiyaçları da beraberinde getirdi. PayU Türkiye olarak sadece Türkiye’deki ihtiyaçlara odaklanıp bunları karşılamak için Eylül 2011’de faaliyetimize başladık.   Ciddi bir yazılım geliştirme döneminin ardından sistemlerimizi Mayıs 2012’de devreye aldık. Kısa zaman içerisinde 2,000’den fazla üye işyeri ile sözleşme imzaladık ve çalışmaya başladık. Türkiye’de e-ticaret yapan her firmaya temas ederek, havayolu taşımacılığı şirketlerinden özel alışveriş kulüplerine, turizm şirketlerinden pazar yerlerine (marketplaces) kadar herkes ile çalışıyoruz, çalışmadıklarımızla da anlaşmak üzere görüşmeler yapıyoruz. Türkiye’de MasterCard ve VISA’nın yasakladığı kategoriler dışında faaliyet gösteren şirketlerle çalışıyoruz. Markafoni, Zizigo, Misspera, Tatilsepeti, Kitapyurdu, Grupfoni gibi aktif olarak çalıştığımız ve çalışmak için görüştüğümüz birçok önemli şirket var. Ayrıca PayU’nun da katkıları ile şimdiye kadar faaliyetine başlayan birçok işletme oldu. Bu işletmelerin başarı hikayelerinin bir parçası olmak bizleri sevindiriyor ve motive ediyor. Şimdiye kadar yüzlerce işletme ile görüşme fırsatımız oldu. Bu görüşmelerden elde ettiğimiz içgörülerden hareket ederek Türkiye’de online ödeme sistemleri alanında iki temel sorun olduğunu söyleyebiliriz: Birincisi işletmelerin sanal POS alıp e-ticarete başlayamaması; ikincisi ise e-ticaret yapan küçüklü büyüklü birçok firmanın karşılaştığı ters ibraz (chargeback) sorunu. PayU olarak Türkiye’de bu iki temel sorunu çözmek için organizasyonumuzu, ürün ve hizmetlerimi

PayU Fraud Filter

zi şekillendirdik.  Neden e-ticaret siteleri sizi tercih etsin? PayU Türkiye olarak Türkiye’deki online ticaret yapan ve yapmak isteyen işletmelerin öncelikli ihtiyaçlarına yönelik çözümler geliştiriyoruz. MasterCard ve VISA’dan aldığımız izinler kapsamında e-ticaret yapan veya yapmak isteyen işletmelere tek sözleşme ile altı bankanın sanal POS’una bir günde ulaşma imkanı sunuyoruz. 100’ü aşkın sahtecilik (fraud) önleme filtresi, PCI DSS ve SSL sertifikalarına sahip üyelik gerektirmeyen ve özelleştirilebilen ödeme sayfaları, sahtecilik konusunda uzman ekibimizle işletmelerin ödeme süreçlerindeki risklerini (chargeback) en aza indiriyoruz. Sadece sahtecilik (fraud) önleme alanında hizmet sunduğumuz üye işyerlerimizde PayU sanal POS’ları ile çalışması zorunluluğunu aramıyoruz. Bu alanda Türkiye’nin önde gelen birçok e-ticaret işletmesi ve bankasıyla işbirlikleri yapıyor kimileri ile de çalışmak için görüşüyoruz.

Üye işyerlerimize sunduğumuz yönetim paneli ile üye işyerlerimiz, satış performanslarını anlık olarak izleyebilmekte ve farklı banka POS’larını tek bir ekrandan yönetebilmektedir. Tüm bankaların sanal POS’larını tek bir komisyon oranı ile işletmelerimize sunuyoruz, istisnalar dışında tüm işyerlerimize ödemelerini, taksitli alışveriş bile yapılmış olsa, Cuma günü yapıyoruz. Bu da onların nakit akışlarını oldukça olumlu etkiliyor.

İlerleyen aylarda üye işyerlerimize dünyanın en gelişmiş mobil cüzdanları olan BKM Express’i ve Turkcell Mobil Cüzdan’ı da sunarak onların ödeme alanındaki neredeyse tüm ihtiyaçlarını karşılamış olacağız. Böylece üye işyerlerimiz asıl işlerine daha da rahat odaklanacak. Çalışma prensipleriniz? Hangi siteler sizinle çalışmalı? Dünyanın en önemli e-ticaret markalarını bünyesinde bulunduran Naspers’ın bir iştiraki olarak uluslararası düzeyde sahip olduğumuz bilgi deneyimini Türkiye e-ticaret pazarının ihtiyaçlarını karşılamak için kullanıyoruz. Kendimizi Türkiye e-ticaret sektöründeki işletmeler için güvenilir bir iş ortağı olarak konumlandırıyor, e-ticaret yapan veya yapmak isteyen herkese temas etmek istiyoruz. Kısacası herkese PayU’da bir şeyler sunmayı planlıyoruz. Yeni dönemde ödeme sistemleri tarafındaki Türkiye ve dünya öngörüleriniz neler? Türkiye’deki ödeme sistemleri sektörü sergilediği hızlı büyüme ve sahip olduğu potansiyel ile global pazarda da dikkat çekiyor. Türkiye pazarına yabancı yatırımların ilgisi ve pazardaki oyuncuların halihazırdaki rekabeti de bunun iyi bir göstergesi.  BKM verilerine göre 2012 yılı sonu itibarı ile Türkiye’de 54,3 milyon kredi kartı ve 91,2 milyon banka kartı var. Bu oldukça iyi bir rakam. Ödeme sistemleri alanında yeni teknolojilerin kullanıldığı oldukça gelişmiş bir altyapımız var. Bu altyapı, genç nüfus ve yukarıda da belirttiğimiz kart rakamları ile harmanlandığında Türkiye’yi eşsiz bir pazar haline getiriyor. Diğer taraftan Avrupa’ya kıyasla yeni iş modellerini hayata geçirmek konusunda da oldukça iddialı olduğumuzu söyleyebilirim. 2013 yılı sonuna doğru ödeme sistemleri alanında bir takım kanunların yürürlüğe girmesini bekliyoruz. Bu düzenlemelerle birlikte ödeme sistemleri alanında faaliyet gösteren oyuncuların daha sağlıklı ve güçlü şekilde yollarına devam edeceğini öngörüyoruz. Ayrıca alışılmışın dışında çalışma yapısına sahip olan kimi ödeme sistemlerinin Türkiye pazarına gireceğini öngörüyoruz. Ancak kredi kartı dünyasının bu kadar gelişmiş olduğu Türkiye pazarında, mevcut alışkanlıkları değiştirecek bir sistemi kısa vadede görmeyeceğiz. Kredi kartı odaklı sistemin mevcut ihtiyaçlar doğrultusunda optimize edildiği bir yıla tanık olacağız. Önümüzdeki yıllarda bütünleşik ödeme sistemlerini daha fazla göreceğiz. Örneğin metro duraklarında mobil cihaz vasıtasıyla QR kod okutarak alışverişlerimizi yapabileceğimiz, ihtiyaçlarımızı karşılayan en doğru ürünü, belki arkadaşlarımızın yönlendirmeleriyle bize en yakın mağazadan gerçek zamanlı bulup, alabileceğimiz yıllar bizleri bekliyor. Bu tip uygulamalarla birçok perakende devi, müşteri memnuniyetini ve satışlarını yukarı çekecek. Bu dinamizmi yakalayamayan birçok perakende oyuncusunun da ciddi sorunlarla karşılaşacağına tanık olacağız.

Ödeme Sistemleri’nin E-Ticaret’in Büyümesi Açısından Önemi

Digitalage’de yayımlanan yazımın bir kısmına aşağıdan ulaşabilirsiniz.

Sizin gibi ödeme sistemlerinin e.ticaret’in büyümesi açısından önemi nedir?

E-ticareti, tüketicilerin hayatlarında önemli bir yer tutan alışveriş deneyimini dijital ortama taşıyarak ev konforunda diledikleri ürünü ya da hizmeti satın almalarını sağlayan bir devrim olarak nitelendirmek mümkün. Ticaretin en önemli adımı olan “ödeme”nin elektronik alışverişte tuttuğu konum gerek konfor gerekse güvenlik açısından büyük önem taşıyor. Ülkemizdeki tüketicilerin e-ticareti benimsemelerindeki hızın altında e-ticaret sitelerinden yapılan alışverişin güvenli olduğunu bilmeleri ve bu bilincin altında da kuşkusuz güvenli ödeme sistemleri yer alıyor.

PayU Türkiye olarak e-ticaretin kalbinde yer alan ödeme sürecini hem güvenli hem de kolay hale getiren çözümler üretiyoruz. MasterCard ve VISA’dan aldığımız izinler kapsamında tek sözleşme ile tüm banka kartlarına taksit yapabilmenin yanı sıra 1 günde kullanmaya başlanabilen sanal POS çözümleri, sahtekarlık izleme (fraud) filtreleri, PCI DSS, SSL gibi sertifikasyonları yine işyerlerinin hizmetine sunuyoruz. Elektronik ticaret yapmak isteyen işletmelerin hızlı bir şekilde bu dünya ile tanışmasına olanak sağlıyoruz. PayU’ya üyelik gerektirmeyen ödeme sayfaları ile kullanıcı deneyimini olabilecek en verimli hale getiriyoruz. Bütün bunların sonrasında kullanıcının yaptığı alışverişten keyif ve doyum alması mevcut e-ticaret sektörünü hem büyütüyor hem de yaygınlaştırıyor.

PayU’ya şu ana kadar ilgi nasıl? Kaç aktif üyeniz var?

PayU tüm dünyada 15 binden fazla üye işyeriyle çalışıyor. Türkiye’deki operasyonlarımıza 2011 yılının Eylül ayında başladık ve yerel hizmetler sunabilmek için yurtdışında birçok ülkede kullanılan altyapımızı tamamen değiştirdik. Türkiye’deki kredi kartı ve debit kart kullanım alışkanlıkları, taksit kültürü ülkemizi ödeme sistemleri konusunda eşsiz bir pazar haline getiriyor.

PayU, Türkiye’de sanal POS alamadığı için bu ekosistem ile tanışamayan işyerlerinin hızlı bir şekilde faaliyete başlamasına destek olarak sektördeki büyük bir boşluğu dolduruyor. Diğer taraftan halihazırda online satış yapan orta ve büyük ölçekli işletmelerde yukarıda sahtekarlık (fraud) filtreleri ve gerekli birçok sertifika ile kendi bünyelerinde yönetemedikleri süreçleri PayU’nun konusunda uzman kadrosuna bırakmasını istiyoruz. Şu ana kadar olan ilgiden çok memnunuz. Çok yakın zamanda havayolu şirketlerinden, büyük özel alışveriş kulüplerine ve tatil-tur satışı yapan şirketlere kadar her yerde farklı bir çözümümüz ile yer alıyor olacağız.

Hangi e.ticaret siteleri ile çalışıyorsunuz?

Aktif olarak çalıştığımız kendi alanında tanınmış birçok e-ticaret sitesi var. Hedefimiz genel anlamda tüm e-ticaret sektörünün en güvendiği iş ortağı olarak, sunduğumuz katma değerle sektörü daha da ileri taşımak.

E-ticaret konusunda ne gibi çözümleriniz var?

Dünyanın en önemli e-ticaret markalarını bünyesinde bulunduran Naspers’ın bir iştirakiyiz ve halihazırda 9 ülkede faaliyet gösteriyoruz. Uluslararası düzeyde sahip olduğumuz bilgi deneyimini Türkiye e-ticaret pazarının ihtiyaçlarını karşılamak için kullanıyoruz. Taksit imkanı sunan sanal POS çözümlerimizin yanı sıra gelişmiş sahtecilik (fraud) önleme filtrelerimiz ve 7 gün 24 saat hizmet veren uzman sahtecilik izleme ekibimizle Türkiye e-ticaret sektörünün en güvenilir iş ortağı olmayı hedefliyoruz. E-ticaret şirketlerine sunduğumuz en önemli avantajlardan biri ödeme sayfalarımızın kullanıcı deneyimini hiçbir kesintiye uğratmayacak şekilde tasarlanmış olması. Kullanıcılar alışverişlerini yalnızca birkaç tıklamayla sonuçlandırıyor ve siteden memnun bir şekilde ayrılıyor.

Okumaya devam et “Ödeme Sistemleri’nin E-Ticaret’in Büyümesi Açısından Önemi”

Platin Dergisi – E-Ticaret Röportajım

Temmuz ayında Platin dergisinde yayınlanan röportajıma aşağıdan ulaşabilirsiniz.

E-ticaret alanında ne gibi çözümler sunuyorsunuz? Hem şirketinizin hem de sektörün rakamsal verilerini paylaşabilir misiniz?

PayU Türkiye olarak e-ticaretin kalbinde yer alan ödeme sürecini hem güvenli hem de kolay hale getiren çözümler üretiyoruz. MasterCard ve VISA’dan aldığımız izinler kapsamında e-ticaret yapan veya yapmak isteyen işletmelere tek sözleşme ile beş bankanın sanal POS’una bir günde ulaşma imkanı tanıyoruz. 100’ü aşkın sahtecilik (fraud) önleme filtresi, PCI DSS ve SSL sertifikalarına sahip ödeme sayfaları, 7 gün 24 saat hizmet veren sahtecilik konusunda uzman ekibimiz ve işletmelerin ödeme süreçlerindeki risklerini (chargeback) en aza indirirken PayU’ya üyelik gerektirmeyen ödeme sayfalarımız ile üye işyerlerinin müşterilerine kesintisiz alışveriş deneyim sunmasını sağlıyoruz.

PayU olarak şu an dünyanın 9 ülkesinde faaliyet gösteriyor ve 15 binin üzerinde online işletme ile çalışıyoruz. PayU Türkiye olarak sadece Türkiye’deki ihtiyaçlara odaklanıp, bunları karşılamak için faaliyetimize başladık ve sistemlerimizi 3 hafta önce devreye aldık. Kısa sürede 30 işyeri ile entegrasyonumuzu tamamladık, 100 işletme ile de sözleşme sürecindeyiz. Elektronik ticaret yapmak isteyen işletmelerin hızlı bir şekilde bu dünya ile tanışmasına olanak sağlıyoruz.

Orta ve büyük ölçekli işletmelere sahtecilik (fraud) önleme filtrelerimizi, PCI DSS sertifikalı ödeme alt yapımızı sunarak global standartlara sahip bir ödeme ve doğrulama altyapısı kuruyoruz. Halihazırda kendi POS’ları ile çalışan işletmeler de PayU sahtecilik (fraud) önleme filtrelerinden faydalanarak risklerini (chargeback) minimize edebiliyorlar.

O açıdan Türkiye’de e-ticaret yapan her firmaya temas ederek, havayolu taşımacılığı şirketlerinden özel alışveriş kulüplerine, turizm şirketlerinden pazar yerlerine (marketplaces) kadar herkes ile çalışmak istiyoruz. Halihazırda birçok önemli şirket ile görüşme halindeyiz.

Türkiye’de e-ticarete ilişkin rakamlara baktığımızda henüz sektörün emekleme döneminde olduğunu görüyoruz. 2011 yılında yakaladığımız ivme ile yılı 23 milyar TL sevilerinde kapattık. Bu rakam içerisinde reel anlamda e-ticaret cirosunun 4,5 milyar TL seviyesinde olduğunu söyleyebilirim. Bu rakamlara yaklaşık 8 bin online işletme ve 6,5 milyon online alışveriş kullanıcısı ile ulaşıyoruz

E-ticarette kredi kartı kullanım oranları nasıl? Bu noktada dikkat edilmesi gereken noktalar neler?

Türkiye’de e-ticarete ilk yatırımı yapan bankalar oldu. Online ödeme sistemlerini kurmalarına müteakip online dünyaya giriş yapan işletmeler ile tanıştık. Günümüzde 50 milyon kredi kartı, 80 milyon bankamatik kartı ve genç nüfusu ile Türkiye eşsiz bir konuma sahip. Kredi kartı kullanım oranlarına baktığımızda ortalama bir işletme cirosunun yaklaşık %88’inin kredi kartları üzerinde gerçekleştiğini görüyoruz. Bunu %6 ile kapıda ödeme, %5 ile havale ve EFT ve %1 ile sanal kartlarla yapılan ödeme takip ediyor.

Okumaya devam et “Platin Dergisi – E-Ticaret Röportajım”

PayU Türkiye, 2013’ün İlk Yarısında 1000 Üye İşyeri Hedefliyor [Röportaj]

Sosyalmedya.co’da yayınlanan röportajımın bir kısmına aşağıdan da ulaşabilirsiniz.

Türkiye’de online ödeme sistemleri sektörünü nasıl değerlendiriyorsunuz?

Türkiye’de ödeme sistemleri sektörü, getirdiği kolaylık ve güvenlik avantajlarıyla hem e-ticarete ivme kazandıran hem de hızla büyüyen e-ticaret pazarından güç alarak kendisi de her geçen gün gelişen bir sektör olarak dikkat çekiyor.  Türkiye’de ödeme sistemleri sektörüne baktığımızda farklı iş modellerine ve farklı teknolojilere odaklanan oyuncular olduğunu görüyoruz. Önümüzdeki dönemde ödeme sistemleri sektöründe rekabetin ve ticaret hacimlerin daha da artacağını söyleyebiliriz.

Türkiye’de online ödeme sistemleri alanında iki temel sorun olduğunu söyleyebiliriz: Birincisi işletmelerin sanal POS alıp e-ticarete başlayamaması; ikincisi ise e-ticaret yapan küçüklü büyüklü birçok firmanın karşılaştığı ters ibraz (chargeback) sorunu.

Sektörle ilgili sürekli ‘büyüme’ ve ‘patlama’ haberleri okuyoruz. Herşey bu kadar mükemmel mi gerçekten? Sizce sektördeki en büyük sorun ne?

Şimdiye kadar yüzlerce işletme ile görüşme fırsatımız oldu. Bu görüşmelerden elde ettiğimiz içgörülerden hareket ederek Türkiye’de online ödeme sistemleri alanında iki temel sorun olduğunu söyleyebiliriz: Birincisi işletmelerin sanal POS alıp e-ticarete başlayamaması; ikincisi ise e-ticaret yapan küçüklü büyüklü birçok firmanın karşılaştığı ters ibraz (chargeback) sorunu.

Sizin bu konuda sunduğunuz çözüm nedir?

Dünyanın en önemli medya ve e-ticaret markalarını bünyesinde bulunduran Naspers’ın bir iştiraki olan ve halihazırda 9 ülkede faaliyet gösteren PayU olarak Türkiye’de bu iki temel sorunu çözmek için organizasyonumuzu, ürün ve hizmetlerimizi şekillendirdik. Sanal POS çözümleri (6 bankanın POS’una tek günde sahip olma imkanı), gelişmiş sahtecilik (fraud) önleme filtreleri, 7 gün 24 saat hizmet veren uzman sahtecilik izleme ekibi ve daha birçok servisle e-ticaret sektörünün güvenilir iş ortakları arasında yer almak için var gücümüzle çalışıyoruz. Buna ek olarak, bankalarla yapacağımız kampanyalarla bizimle çalışan üye işyerlerinin ticaret hacimlerine katkıda bulunurken, gerçekleştireceğimiz yoğun iletişim çalışmaları ile de işyerlerinin bilinirliklerini artıracağız. Ayrıca PayU Türkiye olarak ilerleyen aylarda sunacağımız yeni servislerimizle de e-ticaret sektörünün gelişmesine katkıda bulunmayı planlıyoruz.

Sanal POS çözümleri (6 bankanın POS’una tek günde sahip olma imkanı), gelişmiş sahtecilik (fraud) önleme filtreleri, 7 gün 24 saat hizmet veren uzman sahtecilik izleme ekibi ve daha birçok servisle e-ticaret sektörünün güvenilir iş ortakları arasında yer almak için var gücümüzle çalışıyoruz.

 

Peki sizce Türkiye pazarına yabancı yatırımcıların ilgisi nasıl?

Türkiye’deki ödeme sistemleri sektörü sergilediği hızlı büyüme ve sahip olduğu potansiyel ile global pazarda da dikkat çekiyor. Türkiye pazarına yabancı yatırımların ilgisi ve pazardaki oyuncuların halihazırdaki rekabeti de bunun iyi bir göstergesi.  BKM verilerine göre Haziran ayı itibarı ile Türkiye’de 53 milyon kredi kartı ve 87 milyon banka kartı var. Bu oldukça iyi bir rakam. Ödeme sistemleri alanında yeni teknolojilerin kullanıldığı oldukça gelişmiş bir altyapımız var. Bu altyapı genç nüfus ve yukarıda da belirttiğimiz kart rakamları ile harmanlandığında Türkiye’yi eşsiz bir pazar haline getiriyor. Diğer taraftan Avrupa’ya kıyasla yeni iş modellerini hayata geçirmek konusunda da oldukça iddialı olduğumuzu söyleyebilirim. Türkiye’nin ödeme sistemleri alanında oldukça gelişmiş bir ülke olduğunun bir göstergesi de geçtiğimiz aylarda, Garanti Ödeme Sistemleri Genel Müdürü Mehmet Sezgin’in İspanya’nın ikinci en büyük bankası BBVA’nın Global Ödeme Sistemleri’nin başına geçmesidir. Emininiz BBVA, Mehmet Sezgin’in tecrübelerinden oldukça faydalanacaktır.  Benzer haberleri ilerleyen yıllarda da sıklıkla duymayı umuyoruz.

Ödeme sistemlerinin geleceğini nasıl görüyorsunuz?

Elektronik ticaretin geleceğinin mobil cihazlar üzerinde olacağına inanıyoruz. Mobile yönelik geliştirdiğimiz çözümlere ek olarak, web üzerinde dönüşüm oranını artırıcı birçok çalışma ile de sektöre destek olacağız.

Akıllı telefon erişimine (penetrasyon) rağmen mobil cihazların, kullanıcıların web’de yaşadığına benzer bir deneyim sunabilmesi halen mümkün değil. Bu noktada ödeme sistemlerine ve tek tıkla ödeme kavramına büyük iş düşüyor. Burada ödeme sistemleri yine kaldıraç vazifesi göreceklerdir.

Ancak mobil cihazlar üzerinden gerçekleşecek e-ticaretin gelişip olgunlaşması için daha vakit olduğunu düşünüyoruz. O açıdan şu an Türkiye online ödeme sisteminde yukarıda belirttiğimiz iki sorunun çözümlenmesinin daha önemli ve öncelikli olduğunu biliyor ve hazırlıklarımızı buna göre yapıyoruz.

Hangi bankalar ile anlaşmanız var?

PayU Türkiye olarak Türkiye’nin önde gelen banka ve lisansör kuruluşlarıyla yaptığımız işbirlikleriyle sektöre yenilikçi bir hizmet anlayışı getiriyoruz. Visa ve Mastercard gibi lisansör kuruluşların yanı sıra Akbank, İş Bankası, Yapı Kredi, Ziraat Bankası, Finansbank, Denizbank, Garanti ve Bank Asya gibi Türkiye’nin önde gelen bankalarla işbirliği halindeyiz. Bu sayıyı yakın zamanda artırmayı planlıyoruz.

PayU’yu kaç iş yeri ve kaç kişi kullanıyor?

PayU olarak şu an dünyanın 9 ülkesinde faaliyet gösteriyor ve 15 binin üzerinde online işletme ile çalışıyoruz. PayU Türkiye olarak sadece Türkiye’deki ihtiyaçlara odaklanıp, bunları karşılamak için faaliyetimize başladık ve ciddi bir yazılım geliştirme döneminin ardından sistemlerimizi 2 ay önce devreye aldık. Kısa sürede 60’den fazla işyeri ile aktif olarak çalışmaya başladık. 200’den fazla işyeri ile de sözleşmemizi imzaladık. Elektronik ticaret yapmak isteyen işletmelerin hızlı bir şekilde bu dünya ile tanışmasına olanak sağlıyoruz. Türkiye’de e-ticaret yapan her firmaya temas ederek, havayolu taşımacılığı şirketlerinden özel alışveriş kulüplerine, turizm şirketlerinden pazar yerlerine (marketplaces) kadar herkes ile çalışmak istiyoruz. Türkiye’de MasterCard ve VISA’nın yasakladığı kategoriler dışında kalan şirketlerle çalışıyoruz. Markafoni, Zizigo, Misspera ve Ucuzu.com gibi aktif olarak çalıştığımız ve çalışmak için görüştüğümüz birçok önemli şirket var.

Sizi diğer ödeme sistemlerinden farklı kılan nedir?

MasterCard ve VISA’dan aldığımız izinler kapsamında e-ticaret yapan veya yapmak isteyen işletmelere tek sözleşme ile altı bankanın sanal POS’una bir günde ulaşma imkanı tanıyoruz. 100’ü aşkın sahtecilik (fraud) önleme filtresi, PCI DSS ve SSL sertifikalarına sahip ödeme sayfaları, 7 gün 24 saat hizmet veren sahtecilik konusunda uzman ekibimiz ve işletmelerin ödeme süreçlerindeki risklerini (chargeback) en aza indirirken PayU’ya üyelik gerektirmeyen ödeme sayfalarımız ile üye işyerlerinin, müşterilerine kesintisiz alışveriş deneyim sunmasını sağlıyoruz.

Gelişmiş sahtecilik (fraud) önleme filtrelerimiz ve 7 gün 24 saat hizmet veren uzman sahtecilik izleme ekibimiz bulunuyor. Böylelikle e-ticaret şirketlerinin risklerini (chargeback) en düşük seviyeye indiriyoruz. İşyerlerimize bu modeli sunarken işyerlerinin PayU sanal POS’ları ile çalışması zorunluluğunu aramıyoruz. Dileyen her işletmenin bu hizmetlerden yararlanmasına olanak sağlıyoruz.

2013 hedefleriniz nelerdir?

Hedefimiz Türkiye e-ticaret sektörünün en güvenilen iş ortağı olup sunduğumuz katma değerlerle sektörü daha da ileriye taşımak. Türkiye’de elektronik ticaret yapan, yapmak isteyen hemen herkese temas ederek, iş yapış şekillerini ileriye taşımak arzusundayız. 2013’ün ilk yarısında üye işyeri sayımızın 1000’i geçmesini hedefliyoruz.

Türkiye’de E-Ticaret Pazarı ve PayU Türkiye – Webrazzi Röportajım

Bu röportaj 11 Ekim tarihinde Webrazzi’de yayımlanmıştır.

Fırat Demirel: Merhaba Emre Bey, kısaca kendinizden ve kariyerinizin sizi nasıl e-ticarete yönlendirdiğinden bahseder misiniz?

Emre Güzer: Çalışma hayatıma 2001 yılında Pamukbank’ta başladım. 2002 ve 2004 yılları arasında özel bir asistans şirketinde Boyner Backup kartın doğuş sürecinde yer aldım. 2004 yılında Garanti Bankası bünyesinde profesyonel anlamda Elektronik Ticaret’le tanıştığımda sektörün henüz emekleme aşamasında bile olmadığını söyleyebilirim.

Türkiye’nin köklü e-ticaret işletmelerinin henüz başa baş noktalarına ulaşamadığı dönemlerdi bu dönemler. İş modelinin büyük resmini çekmemde yardımcı olan ve tanıdığım en vizyoner insanlardan Savaş Şakar’la birlikte çalışıyor olmam benim için büyük şanstı. Nitekim Garanti Bankası serüveninin ardından, birlikte o dönemin en büyük ilaç deposunda çalışmaya başladık. 2005 yılında eczanelerden tek tuşla otomatik sipariş oluşturabileceğiniz sistemler kurduğumuzda şirketin B2B platformunun cirosu toplam cirosunun içerisinde yanlızca yüzde 1,5 idi. Yüzde 7’lik pay ile bıraktığımız B2B platformunun aylık cirosu şimdilerde en büyük B2C cirosuna eşdeğer seyrediyor. O dönem şirket ihtiyaçlarına göre yeniden şekillendirerek uygulamaya aldığımız CRM platformu şirketin tüm fonksiyonel departmanlarınca benimsenmiş ve halen faaliyetine devam ediyor.

F. Demirel: Bahsettiğiniz gibi e-ticaretle ilişkiniz pazarın ilk dönemlerine uzanıyor. Pazar büyürken siz neler yaptınız?


E. Güzer:
2007 yılında Teknoloji Holding bünyesinde faaliyet gösteren Embrio projelerinden olan, TIO bünyesinde dünyada satın alma fonksiyonunu kendi üzerinde barındırabilen “ilk ve tek” fiyat kaşılaştırma sitesi projesinde aktif olarak rol aldım. Bu zaman zarfında yapay sinir ağları ile ürün/kategori eşleştirililebilmesi amacı ile; Tübitak ve TTGV’nin desteklediği “E-Ticaret’te yapay zekaya dayalı güvenli veri tabanı entegrasyonu” projesinde çalışma imkanı buldum.

2008 yılında Garanti Ödeme Sistemleri’ne geri döndüğümde, BonusPay, yeni Garanti Sanal POS, alternatif doğrulama ve ödeme yöntemleri projeleri yöneticiliği yapma fırsatı buldum. Sektörün irili ufaklı birçok işletmesi ile bir araya gelerek gerek iş modellerinin iyileştirilmesi gerekse yaşadıkları fraud (sahtekarlık) risklerini minimize edebilmek maksadıyla danışmanlık faaliyetleri yürüttüm. Bu zaman zarfında BKM (Bankalararası Kart Merkezi) eğitimleri başta olmak üzere birçok üniversite ve eğitim kurumunda Elektronik Ticaret iş modelleri, fırsatlar ve ödeme sistemleri eğitimleri verdim. Sektöre yeni giren oyuncuların ilk uğrak noktasının bankalar olduğunu düşündüğünüzde şimdilerin popüler oyuncularının neredeyse tamamıyla henüz doğmadan önce tanışma, kampanyalar düzenleme ve gelişimlerine kendi gözlerimle tanıklık etme şansı yakaladım.

Eylül ayı itibariyle Naspers’ın global ödeme sistemi PayU ile kariyerimi birleştirme kararı aldım.

F. Demirel: Naspers’a girmeden önce bankaların e-ticaretin yükselişini nasıl gördüğünü sormak istiyorum?

E. Güzer: Türkiye’de Elektronik Ticaret’e ilk yatırım bankalar tarafında yapıldı. Uzun yıllar bankalar ve online işletmeler tüketiciyi tanımaya, online alışverişe özendirmeye çalıştı. Bazıyanlışlar da yapıldı tabi, mesela bir banka seneler önce “sanal kart” lansmanında, -internet üzerinden yapılan en güvenli alışveriş budur” argümanı ile çıktığında, yeni yeni oluşmaya başlayan, kredi kartı ile online ödeme alışkanlığı yara aldı. Bu durum sektörün büyük oyuncuları tarafında da tepkiye yol açtı.