KISA KISA – İnternet Üzerinden Neden Alışveriş YapMIyoruz?

Bugünlerde internet profesyonellerine sorduğum bir soru bu. –İnternet üzerinden en son ne zaman alışveriş yaptın? Aldığım cevap sizleri şaşırtabilir lakin ben hiç şaşırmıyorum. Sanılanın aksine işi gücü internet, hatta online alışveriş olan insanların internet üzerinden alışveriş frekansı 2 ayda sadece 1 kez mertebelerinde. İnternet üzerinden kredi kartını bir kez kullanmış 10 milyon kişi olduğu ve sadece “2,5 milyon” civarında bir kullanıcının buna benzer frekansta online sipariş verdiği düşünüldüğünde; sektörde beklenen sıçramanın neden gelmediği, 2014 yılının ve muhtemelen 2015′in neden konsolidasyon yılı olarak geçeceğini de bizlere göstermiş oluyor.

Peki neden online sipariş yapmıyoruz?

•    Online alışverişlerin %60’ı büyük şehirlerden geliyor. Hava güzel, alışveriş yapabileceğimiz lokasyonlar 10 dakikalık mesafede dolayısıyla bu insanları motive edebilmek kolay değil.

•    Teslimatlar halen çok geç yapılıyor. Büyük şehirlerde ikamet eden bireyin fiyat avantajı dışında bir motivasyonu kalmıyor. Birçok zaman işletmeler için haksız rekabete yol açan fiyat avantajı, online alışveriş algısını maalesef kökünden değiştirdi. Bugün geldiğimiz noktada Türkiye’den verdiğim sipariş ile, HongKong’tan verdiğim aşağı yukarı aynı zamanda teslim edilebiliyor.

•       Her yeni iş modeli, e-devlet uygulaması sektöre yeni giren perakende devi beraberinde alışveriş yapan yeni kullanıcıları da sektöre kazandırır. Bu yeni modellerle 2 yıldır sınıfta kaldığımızı düşünebiliriz. FMCG, Subscription ve mobil tarafta halen çok boşluk var. 2015′e geldik lakin  bebek bezi siparişiniz için her seferinde yeni sipariş oluşturmalısınız (subscription?)

Özellikle büyük şehirler dışında kalan kısma, genç nüfusa, ödeme sistemleri alanında Türkiye’nin başarılarına baktığımızda sektörün birçok fırsat barındırdığını  tabiki görüyoruz. Diğer taraftan rakamları değerlendirirken Türkiye nüfusunun %64’ünün halen aynı tencereden yemek yediğini de unutmayın. Akıllı cihaz rakamlarına bakıyorsanız, unutmayın ki bir akıllı cihaz “smartphone” ancak sahibi kadar akıllı olabilir. 35 milyon internete bağlı kabul, ama internette ne yapıyorlar? MSN kullanımında dünyanın neresindeyiz? Hayal kırıklığı yaşamamak için rakamları çapraz sorgulamayı unutmayın.

Türkiye’de ki fırsatları değerlendirecek şirketler nefesi/sermayesi güçlü olan, gelişmekte olan ülke (emerging market) refleksine sahip şirketler olacak gibi gözüküyor.

Not; Bugün bir yatırım yapacak olsam bu e-ticaret alanı değil, giyilebilir teknolojiler, mobil, insansız hava uçakları (Drone) kısaca “Donanımsal” yatırımı olurdu.

 


2013 Sektör Değerlendirmesi ve 2014 (eTicaretMag Röportaj)

2012′ye kıyasla Türk e-ticaret sektörü 2013′te ne gibi değişimlere uğradı? Sektör sizce ne kadar büyüdü?

İnternet üzerinden yapılan ödemelerde yüzde 30’un üzerinde bir büyüme yakalayacağız gibi gözüküyor. Gerçek anlamda e-ticaret cirolarına baktığımızda ise; bu büyümenin altında kaldığımızı söyleyebilirim. 2013 yılının konsolidasyon yılı olmasını bekliyorduk. Öyle de oldu. Kârlılığı yakalayamayan, yeterli nefesi olmayan işletmelerin yola devam edemediğini gördük.

Benim de uzun zamandır inandığım bir gelişme olarak, dikey e-ticaret tarafındaki oyuncuların da iş modellerinde küçük değişiklikler ile dikeyden yataya geçtiklerine tanıklık ettik. Görünen o ki sektör henüz kalabalık dikey oyuncu pazarını doyurabilecek kadar olgunlaşmış değil. 2014 yılı işletmelerin cirodan çok kârlılığa odaklanmak zorunda olduğu bir yıl olacak.

2013 yılını online ödeme sistemleri açısından ele alacak olursak Türkiye ve dünyada nasıl gelişmeler yaşandı? Alternatif ödeme sistemlerini nasıl değerlendiriyorsunuz?

Türkiye ödeme sistemi altyapıları anlamında dünyanın birçok ülkesinden ileride. Bu bilgi birikimi ile Türkiye’de şekillenen çalışma mantığı ve güvenliği açısından baktığınızda, yabancı muadillerinden çok daha ileri teknolojilere sahip alternatif ödeme sistemlerimiz mevcut. Bunlar arasından BKM Express ile BKM’nin çok iyi işler yaptığını, bunu yaparken de insanları internet üzerinden alışverişe özendiren TV reklamları ile sektöre dinamizm getirdiğini söyleyebilirim. Biz de PayU olarak BKM ile yaptığımız işbirliği çerçevesinde BKM Express’i PayU üzerine entegre ederek işletmelerimize sunmaya başlıyoruz.

Alternatif ödeme kanallarının en güçlü olduğu ülkeler, İngiltere, Almanya, Fransa, ABD ve Avustralya gibi e-ticaretin patlama yaptığı ülkeler. Bu ülkeler dışında alternatif ödeme yöntemlerinin toplam ekosistem içerisindeki payı henüz iki basamaklı rakamlar bile değil. Özellikle mobil cihazlar üzerinden yapılan ticaretin artması ile alternatif ödeme sistemlerinin de pazarda kendine yer bulacağına inanıyorum. Burada bir ödeme sisteminden öte, katma değer yaratabiliyor olmak önemli.

Read More…


2013′te PayU ve Türkiye Pazarı’nda PSP’lerin Doğuşu

PayU ile birlikte Naspers ailesi ve Naspers’ın internet yatırımlarını 4 dikey segmentte yöneten Allegro Group ile tanışmamın üzerinden 2 yılı aşkın bir süre geçmiş. Henüz PayU altyapısının ne olduğunu, neler sunabileceğimizi anlamaya çalıştığım günden bugüne kadar düşündüğümüz tek şey; Türkiye’de Elektronik Ticaret ekosistemini büyütmek, yeni oyuncuları hızlı ve steril bir ortamda online dünya ile tanıştırmak, halihazırda bu işi yapan işletmelerin de iş yapış şekillerini iyileştirerek asıl işlerine odaklanmalarını sağlamaktı.

Bugün dönüp geriye baktığımda PayU olmadan sağlıklı bir şekilde e-ticarete başlayamayacak binlerce işletmeden tutun da, yine PayU sayesinde milyonlarca TL riski bertaraf eden Türkiye’nin en büyük online işletmelerine, hemen herkese temas eden bir ödeme sistemleri platformu görüyorum. Bu başarıda MasterCard ve VISA’ya kayıtlı Türkiye’nin ilk (yanılmıyorsam tek) PSP’si olan PayU’ya ve ekibime sonsuz güven duyan acquirer bankalarımızı (8) ve Sn. Soner Canko önderliğindeki BKM’nin katkısına değinmezsem olmaz.

PayU’nun başarısındaki kırılma noktası; grubun Türkiye, Rusya ve Brezilya’ya duyduğu büyük güven.  Başarılı ve yoğun bir çalışma gerektiren “lokalizasyonun” önünü açan da bu güven oldu.

Faaliyetimize başladığımız Eylül 2011’de önümüzdeki iki yol vardı. Bunlardan ilki dünya çapında başarılı olmuş birkaç çözümümüzü Türkiye’ye getirmek, diğeri tamamen Türkiye’ye özel, özel dikim bir ürün ortaya çıkarmaktı. Bugün düşününce uzun ve zahmetli bir yolu tercih ederek ne kadar doğru bir karar verdiğimizi görüyorum. Türkiye’ye değer vermiş, buna paralel değer katabilmişiz.

Birçoğunuzun bildiği gibi yaklaşık 9 aylık yoğun bir lokalizasyon çalışmasının ardından PayU Türkiye, tek entegrason, tek sözleşme, tek fiyat, tek yönetim paneli, tek mutabakat, tek vade, fraud filtreleri, 7/24 fraud monitoring ekibi sayesinde bankalardan sonra Türkiye’nin en büyük ödeme platformu oldu. Bir yıl içerisinde toplam e-ticaret cirosunun yaklaşık %7’sine ev sahipliği yaptı. 2014 yılı öngörülerimizde Türkiye’deki e-ticaretin %17’sine ev sahipliği yapacak bir platformun doğuşuna tanıklık etmiş olmak inanılmaz bir keyif. İlk işlemin yine PayU Türkiye ile aynı yaşta olan oğlum Ege’nin domain ismi olması hayatımda apayrı bir yere koyuyor ekipçe yaptıklarımızı.

Her zaman savunduğum bir görüştür bu: Ekosistemi büyütecek oyuncuların başında ödeme sistemleri, bankalar ve lisansör kuruluşlar gelir. Bunları lojistik altyapı ve gelişmişlik takip eder.

2013 yılına baktığımda;

• 4.000. işletmesi ile sözleşme imzalamış bir PayU
• Onlarca etkinliğe sponsor olmuş, birçoğunuzun adını bile duymadığı girişimcilik kulüplerini maddi ve manevi desteklemiş bir PayU
• Anlaşmalı olduğu bankalar sayesinde tüm kredi kartlarına taksit imkanı sunabilen bir PayU
• Yine anlaşmalı bankaları sayesinde tüm işyerlerine ek taksit, öteleme, vb. gibi kampanyalar sunabilen bir PayU
• PayU Bridge ile havayolu şirketlerinden, tüketici elektroniğine kadar tüm işletmelere dokunabilen bir PayU
• İşletmelerinin toplamda 5,2 milyon TL charge-back riskini bertaraf eden bir PayU
• Özellikle acquirer bankaların sektöre olan ilgisini canlı tutan, öğrenen, öğreten bir PayU
• Türkiye’ye ilk PSP’yi getiren, bu iş modelinin önünü açan bir PayU
• İş ortakları ile düzenlediği eğitimler sayesinde hiçbir gelir kaygısı olmadan işyerlerini ve sektörü eğiten, işlerini büyütebilmeleri için birçok anlaşmayı getiren bir PayU
• Türkiye’nin en iyi ekibini bünyesinde barındıran bir PayU görüyorum.

2014 yılı 2013′ten çok daha güzel geçsin. İşlerinizi büyütmek, iyileştirmek isterseniz ben ve ekibimle dilediğiniz zaman görüşebilirsiniz.


Türkiye’de E-Ticaret, Cirosu ve Ödeme Alışkanlıkları

Türkiye’de e-ticaret’e yapılan ilk yatırımın üzerinden neredeyse 15 yıl geçti. Tahminlerin aksine ilk yatırım ne Migros’un Kangurum’u, ne de Hepsiburada olarak bildiğimiz infoshop.com’du. İlk yatırım yıllar yılı sektörün odağında olacak, en ufak bir hareketi sektöre ciddi etki edecek bankalardan gelmişti.

Bu alt yapı yatırımlarının akabinde hızla yeni oyuncular piyasaya girmeye başladı. Sektör bankalardan, bankalar sektörden, lojistik sektörü her ikisinden de öğrenmeye başladı. O dönemler, henüz adı konulamamış olsa da “complementary” (birbirini tamamlayan) güçlü bir altyapısı oldu Türkiye’nin. Yıllar yılı temelleri bu denli sağlam atamayan birçok Orta Doğu ve Doğu Avrupa ülkesi büyük potansiyelerine ragmen “zorlama ödeme sistemleri“ ile e-ticaret eko-sistemlerini büyütmeye çalışacaklardı. Ukrayna ve Romanya’nın COD (kapıda ödeme) sorunsalı, Polonya’nın düşük kart kullanım alışkanlığı, Rusya’nın yetersiz ödeme sistemi ve zayıf lojistik altyapısı ve daha niceleri…

Bugün yurtdışında konuştuğumuz hemen herkes, 50 milyonun üzerinde kredi kartı, (90M+ Debit) güçlü lojistik altyapımız ve early adopters (erken benimseyen) genç nufüsumuzdan bahsediyor. Türkiye’den başka sadece Brezilya’da bu minvalde kullanılabilen taksit ve loyalty (sadakat) altyapımızın başka bir örneği daha yok. Türkiye’de geliştirdiğimiz birçok online ödeme sistemi teknolojisini Doğu Avrupa ve Batı Avrupa’ya pazarlamaya başladık. Bu bağlamda özellikle ödeme sistemleri tarafında bir işletmenin ihtiyaç duyabileceği her türlü argümana kolay ulaşabilmeniz mümkün.

Pazar’la ilgili konuşurken; aşağıdaki görselde Türkiye’nin toplam online ödemelerini ve bunun içerisindeki e-ticaret payını görebilirsiniz. Son 1,5 yıldır BKM (Bankalararası Kart Merkezi) bankalardan aldığı Sanal POS raporlarını olabildiğince doğru raporluyor. %100 doğru rapor alamamızın nedeni; yıllar yılı Sanal POS’ların bankalar tarafında “5964 MCC” (kategori kodu) ile takip edilmesiydi. O dönemler ECI (E-commerce Indicator) kullanmadığımız için; kolay yoldan, tüm işletmeleri tek bir kategori kodu altında takip ettik. Böylece bu kategoriden gelen riskleri (CNP – Card Not Present) daha sağlıklı takip edebileceğimizi düşündük. Geçmişten gelen Sanal POS’ların kategori kodu düzeltilemediği için; doğru raporlanamayacak binlerce online işletmemiz var. Diğer taraftan tek bir Sanal POS kullanmasına ragmen internet üzerinden satış yapan, IVR (çağrı merkezi) ile kredi kartı bilgilerini toplayan ve bilgisayar başında son kullanıcı adına provizyon alan çok büyük tatil-uçak bileti acentalarımız var. Böyle bir işletmenin cirosu içerisindeki gerçek anlamdaki e-ticaret cirosunu bilebilmemiz maalesef mümkün değil.   Bu durum ve MCC kodlarında yaşadığımız karmaşa yüzünden e-ticaret cirolarında kesin bir rakama varamayacağız gibi gözüküyor.

Tabloda ayrıca web sitelerinizde gözden kaçırdığınız, yeteri kadar önem vermediğiniz kredi kartı ile ödeme’nin toplam e-ticaret işlemleri içerisindeki payını da bulabileceksiniz. Bununla hemen birkaç soru geliyor akla;

-       Web sitenizde banka kartı (debit kart) geçiyor mu?

-       AMEX kart ile alışveriş yapılabiliyor mu? (15 karakter kart, 4 karakter CVV)

-       Tüm kredi kartlarına taksit yapılabiliyor mu? (Paraf?)

-       Banka kartı bilgilerinigirip, yanlışlıkla taksiti seçen bir kullanıcının işlemi red mi ediliyor? Yoksa bu işleme peşin devam etmek istersiniz gibi bir uyarı mı çıkarıyorsunuz?

-       Her taksitli işlemde son kullanıcıya kazandırdığınız loyalty sadakat (loyalty) puanlarını, web sitenizde kullandırabiliyor musunuz?

-       Fraud – Chargeback’e ilişkin aldığınız önlemler neler?

-       PCI-DSS tarafında ne gibi aksiyonlar alıyorsunuz?

-       Etc.

Avrupa’da %2’ler seviyesine yaklaşan Conversion Rate’lerin (dönüşüm oranı) Türkiye’de birçok online işletme için hala 1’ler seviyesine gelememiş olmasının birçok nedenini de içinde barındırıyor bu sorular.  Geleceği yakalamaya çalışıp, alternatif ödeme sistemlerini hızla web sitelerimize entegre ederken, asıl ödeme argümanına ilişkin yapabileceğimiz optimizasyonları gözden kaçırıyoruz.


PayU Türkiye E-Ticaret Ekosistemini Büyütüyor.

Digital Age’in yeni ödeme sistemleri ekinde yayımlanan röportajımın bir kısmına aşağıdan ulaşabilirsiniz.

PayU iş modelini tanıtır mısınız? Hangi ülkelerde operasyonlarınız var ve neden Türkiye’de özel bir operasyon kurmak istenmiş? Dünyanın en önemli medya ve e-ticaret markalarını bünyesinde bulunduran Naspers’ın bir iştiraki olan PayU olarak şu an Latin Amerika’da Brezilya, Arjantin, Şili, Peru, Kolombiya, Meksika ve Panama, Güney Afrika, Ukrayna, Hindistan, Çek Cumhuriyeti, Polonya, Romanya, Macaristan, Rusya ve Türkiye olmak üzere dünyanın 16 ülkesinde faaliyet gösteriyor ve 25 binin üzerinde online işletme ile çalışıyoruz. Türkiye e-ticaret pazarı son yıllarda hızla büyüdü. Bu hızlı büyüme ve gelişim, ödeme alanında da yeniden şekillenen ihtiyaçları da beraberinde getirdi. PayU Türkiye olarak sadece Türkiye’deki ihtiyaçlara odaklanıp bunları karşılamak için Eylül 2011’de faaliyetimize başladık.   Ciddi bir yazılım geliştirme döneminin ardından sistemlerimizi Mayıs 2012’de devreye aldık. Kısa zaman içerisinde 2,000’den fazla üye işyeri ile sözleşme imzaladık ve çalışmaya başladık. Türkiye’de e-ticaret yapan her firmaya temas ederek, havayolu taşımacılığı şirketlerinden özel alışveriş kulüplerine, turizm şirketlerinden pazar yerlerine (marketplaces) kadar herkes ile çalışıyoruz, çalışmadıklarımızla da anlaşmak üzere görüşmeler yapıyoruz. Türkiye’de MasterCard ve VISA’nın yasakladığı kategoriler dışında faaliyet gösteren şirketlerle çalışıyoruz. Markafoni, Zizigo, Misspera, Tatilsepeti, Kitapyurdu, Grupfoni gibi aktif olarak çalıştığımız ve çalışmak için görüştüğümüz birçok önemli şirket var. Ayrıca PayU’nun da katkıları ile şimdiye kadar faaliyetine başlayan birçok işletme oldu. Bu işletmelerin başarı hikayelerinin bir parçası olmak bizleri sevindiriyor ve motive ediyor. Şimdiye kadar yüzlerce işletme ile görüşme fırsatımız oldu. Bu görüşmelerden elde ettiğimiz içgörülerden hareket ederek Türkiye’de online ödeme sistemleri alanında iki temel sorun olduğunu söyleyebiliriz: Birincisi işletmelerin sanal POS alıp e-ticarete başlayamaması; ikincisi ise e-ticaret yapan küçüklü büyüklü birçok firmanın karşılaştığı ters ibraz (chargeback) sorunu. PayU olarak Türkiye’de bu iki temel sorunu çözmek için organizasyonumuzu, ürün ve hizmetlerimi

PayU Fraud Filter

zi şekillendirdik.  Neden e-ticaret siteleri sizi tercih etsin? PayU Türkiye olarak Türkiye’deki online ticaret yapan ve yapmak isteyen işletmelerin öncelikli ihtiyaçlarına yönelik çözümler geliştiriyoruz. MasterCard ve VISA’dan aldığımız izinler kapsamında e-ticaret yapan veya yapmak isteyen işletmelere tek sözleşme ile altı bankanın sanal POS’una bir günde ulaşma imkanı sunuyoruz. 100’ü aşkın sahtecilik (fraud) önleme filtresi, PCI DSS ve SSL sertifikalarına sahip üyelik gerektirmeyen ve özelleştirilebilen ödeme sayfaları, sahtecilik konusunda uzman ekibimizle işletmelerin ödeme süreçlerindeki risklerini (chargeback) en aza indiriyoruz. Sadece sahtecilik (fraud) önleme alanında hizmet sunduğumuz üye işyerlerimizde PayU sanal POS’ları ile çalışması zorunluluğunu aramıyoruz. Bu alanda Türkiye’nin önde gelen birçok e-ticaret işletmesi ve bankasıyla işbirlikleri yapıyor kimileri ile de çalışmak için görüşüyoruz.

Üye işyerlerimize sunduğumuz yönetim paneli ile üye işyerlerimiz, satış performanslarını anlık olarak izleyebilmekte ve farklı banka POS’larını tek bir ekrandan yönetebilmektedir. Tüm bankaların sanal POS’larını tek bir komisyon oranı ile işletmelerimize sunuyoruz, istisnalar dışında tüm işyerlerimize ödemelerini, taksitli alışveriş bile yapılmış olsa, Cuma günü yapıyoruz. Bu da onların nakit akışlarını oldukça olumlu etkiliyor.

İlerleyen aylarda üye işyerlerimize dünyanın en gelişmiş mobil cüzdanları olan BKM Express’i ve Turkcell Mobil Cüzdan’ı da sunarak onların ödeme alanındaki neredeyse tüm ihtiyaçlarını karşılamış olacağız. Böylece üye işyerlerimiz asıl işlerine daha da rahat odaklanacak. Çalışma prensipleriniz? Hangi siteler sizinle çalışmalı? Dünyanın en önemli e-ticaret markalarını bünyesinde bulunduran Naspers’ın bir iştiraki olarak uluslararası düzeyde sahip olduğumuz bilgi deneyimini Türkiye e-ticaret pazarının ihtiyaçlarını karşılamak için kullanıyoruz. Kendimizi Türkiye e-ticaret sektöründeki işletmeler için güvenilir bir iş ortağı olarak konumlandırıyor, e-ticaret yapan veya yapmak isteyen herkese temas etmek istiyoruz. Kısacası herkese PayU’da bir şeyler sunmayı planlıyoruz. Yeni dönemde ödeme sistemleri tarafındaki Türkiye ve dünya öngörüleriniz neler? Türkiye’deki ödeme sistemleri sektörü sergilediği hızlı büyüme ve sahip olduğu potansiyel ile global pazarda da dikkat çekiyor. Türkiye pazarına yabancı yatırımların ilgisi ve pazardaki oyuncuların halihazırdaki rekabeti de bunun iyi bir göstergesi.  BKM verilerine göre 2012 yılı sonu itibarı ile Türkiye’de 54,3 milyon kredi kartı ve 91,2 milyon banka kartı var. Bu oldukça iyi bir rakam. Ödeme sistemleri alanında yeni teknolojilerin kullanıldığı oldukça gelişmiş bir altyapımız var. Bu altyapı, genç nüfus ve yukarıda da belirttiğimiz kart rakamları ile harmanlandığında Türkiye’yi eşsiz bir pazar haline getiriyor. Diğer taraftan Avrupa’ya kıyasla yeni iş modellerini hayata geçirmek konusunda da oldukça iddialı olduğumuzu söyleyebilirim. 2013 yılı sonuna doğru ödeme sistemleri alanında bir takım kanunların yürürlüğe girmesini bekliyoruz. Bu düzenlemelerle birlikte ödeme sistemleri alanında faaliyet gösteren oyuncuların daha sağlıklı ve güçlü şekilde yollarına devam edeceğini öngörüyoruz. Ayrıca alışılmışın dışında çalışma yapısına sahip olan kimi ödeme sistemlerinin Türkiye pazarına gireceğini öngörüyoruz. Ancak kredi kartı dünyasının bu kadar gelişmiş olduğu Türkiye pazarında, mevcut alışkanlıkları değiştirecek bir sistemi kısa vadede görmeyeceğiz. Kredi kartı odaklı sistemin mevcut ihtiyaçlar doğrultusunda optimize edildiği bir yıla tanık olacağız. Önümüzdeki yıllarda bütünleşik ödeme sistemlerini daha fazla göreceğiz. Örneğin metro duraklarında mobil cihaz vasıtasıyla QR kod okutarak alışverişlerimizi yapabileceğimiz, ihtiyaçlarımızı karşılayan en doğru ürünü, belki arkadaşlarımızın yönlendirmeleriyle bize en yakın mağazadan gerçek zamanlı bulup, alabileceğimiz yıllar bizleri bekliyor. Bu tip uygulamalarla birçok perakende devi, müşteri memnuniyetini ve satışlarını yukarı çekecek. Bu dinamizmi yakalayamayan birçok perakende oyuncusunun da ciddi sorunlarla karşılaşacağına tanık olacağız.


Ödeme Sistemleri’nin E-Ticaret’in Büyümesi Açısından Önemi

Digitalage’de yayımlanan yazımın bir kısmına aşağıdan ulaşabilirsiniz.

Sizin gibi ödeme sistemlerinin e.ticaret’in büyümesi açısından önemi nedir?

E-ticareti, tüketicilerin hayatlarında önemli bir yer tutan alışveriş deneyimini dijital ortama taşıyarak ev konforunda diledikleri ürünü ya da hizmeti satın almalarını sağlayan bir devrim olarak nitelendirmek mümkün. Ticaretin en önemli adımı olan “ödeme”nin elektronik alışverişte tuttuğu konum gerek konfor gerekse güvenlik açısından büyük önem taşıyor. Ülkemizdeki tüketicilerin e-ticareti benimsemelerindeki hızın altında e-ticaret sitelerinden yapılan alışverişin güvenli olduğunu bilmeleri ve bu bilincin altında da kuşkusuz güvenli ödeme sistemleri yer alıyor.

PayU Türkiye olarak e-ticaretin kalbinde yer alan ödeme sürecini hem güvenli hem de kolay hale getiren çözümler üretiyoruz. MasterCard ve VISA’dan aldığımız izinler kapsamında tek sözleşme ile tüm banka kartlarına taksit yapabilmenin yanı sıra 1 günde kullanmaya başlanabilen sanal POS çözümleri, sahtekarlık izleme (fraud) filtreleri, PCI DSS, SSL gibi sertifikasyonları yine işyerlerinin hizmetine sunuyoruz. Elektronik ticaret yapmak isteyen işletmelerin hızlı bir şekilde bu dünya ile tanışmasına olanak sağlıyoruz. PayU’ya üyelik gerektirmeyen ödeme sayfaları ile kullanıcı deneyimini olabilecek en verimli hale getiriyoruz. Bütün bunların sonrasında kullanıcının yaptığı alışverişten keyif ve doyum alması mevcut e-ticaret sektörünü hem büyütüyor hem de yaygınlaştırıyor.

PayU’ya şu ana kadar ilgi nasıl? Kaç aktif üyeniz var?

PayU tüm dünyada 15 binden fazla üye işyeriyle çalışıyor. Türkiye’deki operasyonlarımıza 2011 yılının Eylül ayında başladık ve yerel hizmetler sunabilmek için yurtdışında birçok ülkede kullanılan altyapımızı tamamen değiştirdik. Türkiye’deki kredi kartı ve debit kart kullanım alışkanlıkları, taksit kültürü ülkemizi ödeme sistemleri konusunda eşsiz bir pazar haline getiriyor.

PayU, Türkiye’de sanal POS alamadığı için bu ekosistem ile tanışamayan işyerlerinin hızlı bir şekilde faaliyete başlamasına destek olarak sektördeki büyük bir boşluğu dolduruyor. Diğer taraftan halihazırda online satış yapan orta ve büyük ölçekli işletmelerde yukarıda sahtekarlık (fraud) filtreleri ve gerekli birçok sertifika ile kendi bünyelerinde yönetemedikleri süreçleri PayU’nun konusunda uzman kadrosuna bırakmasını istiyoruz. Şu ana kadar olan ilgiden çok memnunuz. Çok yakın zamanda havayolu şirketlerinden, büyük özel alışveriş kulüplerine ve tatil-tur satışı yapan şirketlere kadar her yerde farklı bir çözümümüz ile yer alıyor olacağız.

Hangi e.ticaret siteleri ile çalışıyorsunuz?

Aktif olarak çalıştığımız kendi alanında tanınmış birçok e-ticaret sitesi var. Hedefimiz genel anlamda tüm e-ticaret sektörünün en güvendiği iş ortağı olarak, sunduğumuz katma değerle sektörü daha da ileri taşımak.

E-ticaret konusunda ne gibi çözümleriniz var?

Dünyanın en önemli e-ticaret markalarını bünyesinde bulunduran Naspers’ın bir iştirakiyiz ve halihazırda 9 ülkede faaliyet gösteriyoruz. Uluslararası düzeyde sahip olduğumuz bilgi deneyimini Türkiye e-ticaret pazarının ihtiyaçlarını karşılamak için kullanıyoruz. Taksit imkanı sunan sanal POS çözümlerimizin yanı sıra gelişmiş sahtecilik (fraud) önleme filtrelerimiz ve 7 gün 24 saat hizmet veren uzman sahtecilik izleme ekibimizle Türkiye e-ticaret sektörünün en güvenilir iş ortağı olmayı hedefliyoruz. E-ticaret şirketlerine sunduğumuz en önemli avantajlardan biri ödeme sayfalarımızın kullanıcı deneyimini hiçbir kesintiye uğratmayacak şekilde tasarlanmış olması. Kullanıcılar alışverişlerini yalnızca birkaç tıklamayla sonuçlandırıyor ve siteden memnun bir şekilde ayrılıyor.

Read More…


Platin Dergisi – E-Ticaret Röportajım

Temmuz ayında Platin dergisinde yayınlanan röportajıma aşağıdan ulaşabilirsiniz.

E-ticaret alanında ne gibi çözümler sunuyorsunuz? Hem şirketinizin hem de sektörün rakamsal verilerini paylaşabilir misiniz?

PayU Türkiye olarak e-ticaretin kalbinde yer alan ödeme sürecini hem güvenli hem de kolay hale getiren çözümler üretiyoruz. MasterCard ve VISA’dan aldığımız izinler kapsamında e-ticaret yapan veya yapmak isteyen işletmelere tek sözleşme ile beş bankanın sanal POS’una bir günde ulaşma imkanı tanıyoruz. 100’ü aşkın sahtecilik (fraud) önleme filtresi, PCI DSS ve SSL sertifikalarına sahip ödeme sayfaları, 7 gün 24 saat hizmet veren sahtecilik konusunda uzman ekibimiz ve işletmelerin ödeme süreçlerindeki risklerini (chargeback) en aza indirirken PayU’ya üyelik gerektirmeyen ödeme sayfalarımız ile üye işyerlerinin müşterilerine kesintisiz alışveriş deneyim sunmasını sağlıyoruz.

PayU olarak şu an dünyanın 9 ülkesinde faaliyet gösteriyor ve 15 binin üzerinde online işletme ile çalışıyoruz. PayU Türkiye olarak sadece Türkiye’deki ihtiyaçlara odaklanıp, bunları karşılamak için faaliyetimize başladık ve sistemlerimizi 3 hafta önce devreye aldık. Kısa sürede 30 işyeri ile entegrasyonumuzu tamamladık, 100 işletme ile de sözleşme sürecindeyiz. Elektronik ticaret yapmak isteyen işletmelerin hızlı bir şekilde bu dünya ile tanışmasına olanak sağlıyoruz.

Orta ve büyük ölçekli işletmelere sahtecilik (fraud) önleme filtrelerimizi, PCI DSS sertifikalı ödeme alt yapımızı sunarak global standartlara sahip bir ödeme ve doğrulama altyapısı kuruyoruz. Halihazırda kendi POS’ları ile çalışan işletmeler de PayU sahtecilik (fraud) önleme filtrelerinden faydalanarak risklerini (chargeback) minimize edebiliyorlar.

O açıdan Türkiye’de e-ticaret yapan her firmaya temas ederek, havayolu taşımacılığı şirketlerinden özel alışveriş kulüplerine, turizm şirketlerinden pazar yerlerine (marketplaces) kadar herkes ile çalışmak istiyoruz. Halihazırda birçok önemli şirket ile görüşme halindeyiz.

Türkiye’de e-ticarete ilişkin rakamlara baktığımızda henüz sektörün emekleme döneminde olduğunu görüyoruz. 2011 yılında yakaladığımız ivme ile yılı 23 milyar TL sevilerinde kapattık. Bu rakam içerisinde reel anlamda e-ticaret cirosunun 4,5 milyar TL seviyesinde olduğunu söyleyebilirim. Bu rakamlara yaklaşık 8 bin online işletme ve 6,5 milyon online alışveriş kullanıcısı ile ulaşıyoruz

E-ticarette kredi kartı kullanım oranları nasıl? Bu noktada dikkat edilmesi gereken noktalar neler?

Türkiye’de e-ticarete ilk yatırımı yapan bankalar oldu. Online ödeme sistemlerini kurmalarına müteakip online dünyaya giriş yapan işletmeler ile tanıştık. Günümüzde 50 milyon kredi kartı, 80 milyon bankamatik kartı ve genç nüfusu ile Türkiye eşsiz bir konuma sahip. Kredi kartı kullanım oranlarına baktığımızda ortalama bir işletme cirosunun yaklaşık %88’inin kredi kartları üzerinde gerçekleştiğini görüyoruz. Bunu %6 ile kapıda ödeme, %5 ile havale ve EFT ve %1 ile sanal kartlarla yapılan ödeme takip ediyor.

Read More…


1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12  Scroll to top