Womm

Sosyal Medya’da Şirket Çalışanı Olmak

Social mediaBirçok kurum ve kuruluşun henüz dinamizmine yetişemediği, teknolojiyi ve yeni iletişim kanallarını yakından takip eden belki kontrolsüz çalışanlarınca katılım gösterebildiği yeni iletişim kanalından bahsediyoruz.

Konu ile ilgili sevgili Eren Kumcuoğlu ve Tuğçe Esener’in aşağıdaki yazılarını mutlaka okumanızı öneririm.

Şirketler için (İK temelli) itibar yönetimi 2.0
Profesyonel kimlik ve Sosyal Medya / Önde mi olmalı? Geride mi durmalı?
Şirket personeli için Sosyal Medya Kullanım Kuralları

Kendimce birkaç madde, yorum eklemeye çalışacağım.

  • Tuğçe’nin çevirisinde de yer aldığı üzere; mutlaka kimliğinizi belirtin. Bu ortamda kimliğinizin gizli kalması zaten mümkün değil, şeffaf ve samimi olmak önemli,
  • Yine yukarıdaki her yazının ortak noktalarından, şirketin sözcüsü olmaya çalışmayın. Şirketin kurumsal iletişim bölümünde zaten görev tanımınız dahilinde bir durumsa başka,  sosyal medyada görev tanımınıza eklenir ve şirketinizi yetki tanımlanırız çerçevesinde resmi bir dille savunabilirsiniz.
  • Şirket markasını kullanarak kendi kişisel markanızı promote etmeye çalışmayın, şirketinize zarar veriyor olma ihtimaliniz çok fazla,
  • Sosyal medyada çalıştığı kurumla özdeştirilmiş birçok isim vardır. İsteseniz de istemeseniz de yazdığınız, paylaştığınız içeriklerin yorumların bir ucu gün gelir şirketinize dokunur.  Paylaşım ve yorumlarınıza özen göstermek zorundasınız.
  • Rakiplerinizi eleştirmeyin, çalışılan marka ile özdeştirilmiş olmanın sorumluluklarından birisidir bu,
  • Şirketinizin önüne sosyal medya kullanım kuralları, sözleşmesi vb. koymasını beklemeyin. Siz işe girerken imzaladığınız sözleşmeyle şirketinizi zaten en iyi şekilde temsil etmelisiniz.
  • Şirketiniz hakkında yapılan şikayet ve eleştirileri ilgili birimler ile paylaşarak aksiyon alınmasına yardımcı olun, gerekirse ilgili birimlere sosyal medya eğitimi verebilirsiniz.

Yorumlar ile birlikte içeriği devamlı güncellemeyi düşünüyorum. Destek olursanız sevinirim.

Resim; Matt Hamm

Ürün Yorumları

Yapılan araştırmalar, tüketicilerin satın alma davranışlarını etkileyen en önemli unsurun referans alabilecekleri diğer tüketiciler olduğunu göstermektedir. Özellikle günümüzde; büyük kitlelere ulaşabilen kişisel bloglar, bünyesinde yüzlerce yorum barındıran ve son kullanıcıya satış yapan e-ticaret sitelerinin kullanıcı satın alma tutum ve davranışları üzerinde büyük etkisi olduğu kanıtlanmıştır. Öyle ki; birçok büyük şirket ürünlerini ağızdan ağza (WOMM) pazarlaması için; tanınmış bloglara test ürünleri göndererek bloglarında fikirlerini paylaşmalarını ister.

Deloitte’ın yaptığı araştırmaya göre kullanıcılar “satın almadan önce” diğer kullanıcıların yorumlarını %62 oranında okuyor, bu yorumları %99 oranında güvenilir buluyorlar. Bu orandan haraketle, e-ticaret yapan sitelerin kullanıcıları yorum yazmaya teşvik edecek modelleri geliştirmeleri gerekmektedir. Yorum sayısını artırmaya yönelik en bilinen model; yorum sayısı ve içeriğine göre kullanıcılara daha sonra satın alma esnasında kullanabilecekleri puanlar kazandırmaktır. Bu modelde dikkat edilmesi gereken husus; yorumların sayısından çok içeriğin kalitesi olmalıdır.

İçeriğinde yorum barındırmayan veya diğer alışveriş siteleri ile kıyaslandığında nispeten daha az yorum içeren sitelerin satışlarının da yorum sayısı ile orantılı bir şekilde daha az olması beklenir. Yorum ekleme fonksiyonun yaygınlaşması ile beraber, özellikle bünyesinde hiç yorum barındırmayan sitelerin son kullanıcılar üzerinde oluşturacağı algı, site üzerinden hiç alışveriş yapılmadığı, cansız bir site olduğu yönünde olacaktır. İnternet üzerinden kredi kartı bilgisini vermek suretiyle işlemlerini sonlandıran kullanıcılar, daha önce hareket, satış olmayan sitelere, nispeten daha az güveneceklerdir.

Devamı için tıklayın

Fenomen Blogger Projesi’nde 2. Adım

Geçtiğimiz gün Gilette Fusion Power Phenom setimi teslim aldım. Bugün itibariyle de deneme imkanı buldum. Traş bıçaklarındaki titreşim özelliğinin gereksiz olduğunu düşünürdüm. Yanılmışım! Lakin daha az gürültülü olmalı, malumunuz kulağın hemen yanında titriyor.

Türkiye’nin en popüler 150 bloğuna gönderilen bir maille başlayan projede 2. Adım başlıyor. Konuyla ilgili gelen mailin içeriği;

Sayın Blogger,

Kısa bir süre önce adınıza postaladığımız Gillette Fusion Power Phenom’un elinize geçtiğini umuyoruz. Fenomen Blogger Projesi’nin son aşamasına yaklaştığımız bugünlerde yarışma ile ilgili vurgulamak istediğimiz bir nokta var.

Yarışmamızın hediyesi olan Apple Macbook Intel Core 2 Duo 2.2Ghz’i kazanmak için sizden beklediğimiz; Gillette Fusion Power Phenom’la tıraş olurken aklınızdan geçen herhangi bir konuda blogunuzda yazmanız ve yazınızın linkini fenomenblogger@proximityistanbul.com adresine göndermeniz.
Sonrasında, Gillette ve Proximity İstanbul ekiplerinin de içinde oldukları bir jüri tüm paylaşımları yaratıcılıklarına, ilginçliklerine, özgünlüklerine göre değerlendirecek ve ilk on blogger’ı açıklayacak.
Bu ön seçimin ardından ilk 10’a kalan paylaşımlar bir Excel dokümanıyla “Fenomen Blogger” Projesi’ne katılan tüm blogger’lara gönderilecek ve bir sıralama yapmaları istenecek. Katılımcılar, 28 Ekim saat 12.00’a kadar kendi listelerini bize gönderecekler ve kazanan belli olacak.

Keyifli bloglar.
Gillette’in En Rahat Tıraşıyla Güne Başla. Kendini Göster Fenomen Ol.
Gillette Fusion Power Phenom

Blogların etkisinin her geçen gün farkedildiğini görmek sevindiri olsa da, taahhüt edilen pahalı hediyenin yerine daha basit eğlenceli bir şeyler yeğelerdim. Böylece görüşlerimi daha rahat ve özgür ifade edebilirdim.
Bu arada “Sayın Blogger“ yerine ad / soyad ile hitap edilebilirdi. Zaten segmente edilmiş 150 kişiden bahsediyoruz. Manuel bile olsa fazladan bir yarım saatlik iş yükü harcanırdı.

Küçük bir iki hatanın dışında kendinden oldukça söz ettiren, Gilette için faydalı bir proje olduğunu düşünüyorum. Projenin resmi bloğuna buradan ulaşabilirsiniz.

İnternet Üzerinden Altın Satışı

Doğru iş modeliyle internetten her şeyin satılabileceğini düşünüyorum. İnternet üzerinden her şey satılabilse de, bazı ürün grupları vardır ki bunlar diğerlerine nazaran çok daha fazla satılır. Telefon, Bilgisayar, Elektronik vb. teker teker saymaya gerek yok sanırım.

Bu yazıyı yazmamdaki en büyük etmen, kolay satılabilir olmadığını düşündüğüm bir ürünün, külçe altının 2007 yılında internet üzerinden yılda birkaç milyon dolardan fazla satılması.

Lisansı 10 yıllık bir çalışmanın ürünü olan ChipGold’tan bahsediyorum. Amacım ChipGold’un tarihçesi veya konumlandırılması ile ilgili bir yazı yazmak değil, internet üzerinden yakaladığı ciro.

2007 yılı cirolarını incelediğimizde, internet üzerinden satılan ChipGold tutarının milyon dolarlarla ifade edildiğini görüyoruz.45312.jpg

Peki insanları internet üzerinden külçe altın almaya iten en önemli sebep nedir?

Öncelikle bu ürün belirli standartları yakalamış. Cep telefonu veya herhangi bir saat gibi sipariş verdiğinizde size teslim edilecek ürünün içeriğini, değerini, boyutlarını, ambalajını biliyorsunuz. Pırlanta yüzük satmak ile ChipGold satmak arasında çok büyük fark var.

Sanal mağazalara üyeleri tarafından bırakılan yorumları incelediğimizde; sanal mağazalardan alınan ChipGoldların büyük oranda taksitle (vade farkı ödeyerek) alındığını ve hemen bozdurulacak genellikle borç ödemede kullanıldığını görüyoruz.

Müşterileri arasında başlatılan bu inanılmaz Womm ile ChipGold satışları her geçen gün artıyor.

İnternetin doğasında fırsat yaratmak yok mu zaten? Goldaş kazanıyor, sanal mağazalar kazanıyor, müşteriler kazanıyor. Win win win

 Scroll to top