MasterCard E-Ticaret Günü Bölüm 2 – Debit Kartlar ile E-Ticaret

“MasterCard e-Ticaret günü”nün gündem maddelerinden, debit kartların online alışverişlerde kullanımına ilişkin sektördeki son durumu paylaşmak istiyorum.

Öncelikle bunun yeni bir şey olmadığını, kısa bir süre öncesine kadar debit kartlarla online alışveriş yapabildiğimizi belirtmekte fayda var. Geçtiğimiz yıl, bu kartları 3D Secure akışına yönlendirmeyen ülkeler, lisansör kuruluşların da uyarısıyla kartlarını online alışverişe kapatarak, teknoloji tarafında bu geliştirmeleri yapmaya başladı. Bunun nedeni; debit kartlarla yapılan alışverişlerde charge-back (ters ibraz) kurallarının kredi kartlarındaki kart net olmamasıydı. Bu durum güvenlik endişesiyle kredi kartı numarası vermek yerine, debit kartıyla online alışveriş (CNP) yapan bir müşterinin kredi kartına oranla daha riskli bir işlem yapmış olabileceği anlamına gelebiliyordu. Bilindiği üzere charge-back kuralları büyük oranda kredi kartı sahiplerini korur.

Bu geliştirmeler sırasında Türkiye’de debit kartlar ile online ödeme yapmaya olanak sağlayan tek ödeme yöntemi BonusPay oldu. Bu uygulama alışverişler şifreli sonlandırıldığı için; kart sahiplerinin ve üye işyerlerinin korunaklı olduğu, cep telefonundan ödeme yapmaya/almaya olanak sağlayan alternatif  bir ödeme yöntemi olarak dikkat çekti. Bu uygulamanın 2011 yılında adından sıkça söz ettireceğini belirtmekte fayda var.

3D Secure akışına konu olan geliştirmelerin tamamlanmasıyla, bankalar debit kartlarını yeniden online alışverişe açmaya başladı. Bu geliştirme debit kartların yalnızca 3D Secure ile online alışveriş yapabilmesine olanak sağlayacak, 3D Secure kullanmayan veya kullansa bile debit kartların BIN numaralarını 3D akışına yönlendirmeyen işyerleri,  bu kartlar ile ciro geçiremeyecekler. Bu kartları ekosisteme dahil edebilmek için; işyerlerinin de mutlaka küçük bir geliştirme yapması gerekecek kısacası.

Türkiye’de kullanılan 69 milyon debit kart olduğunu düşündüğümüzde (kredi kartından çok daha fazla) bu kartların ve dolayısıyla kullanıcılarının e-ticaret’le tanışması, bir bariyerin daha yıkılması ve son iki yıldır etkisini hissettiğimiz kartopunun büyüyerek yoluna devam etmesi anlamına gelecek.

Aşağıdaki tablo gidebileceğimiz ne kadar yol olduğunu göstermesi açısından önemli. 2009 yılında İngiltere’de kartlı ödemelerin %48’i debit kartlar üzerinde gerçekleşmiş. Türkiye’de bu oran “0” gerçekten de ciddi fırsatlar var değil mi?


MasterCard E-Ticaret Toplantısından Bölüm 1 – Online Alışveriş Frekansı

Şubat ayı başında MasterCardın düzenlediği e-Ticaret günü toplantısına sektörden de birçok isimle birlikte katılım gösterdim. Toplantıyı diğerlerinden ayıran en belirgin özellik, lisansör kuruluş, üye işyeri, banka ve sektör profesyonellerini bir araya getirmesiydi. Uzun zamandır bir araya gelemediğim dostlarla görüşme imkanı yakaladığım gibi, kahve aralarında işyerleri ile projeler ve yeni geliştirdiğimiz birkaç ürün hakkında konuşma imkanı da buldum.

Altını çizmek istediğim birkaç nokta ile ilgili sunumlardan kesitler paylaşarak bölümler halinde yayınlamak istiyorum.

İnternet üzerinden ne sıklıkta alışveriş yapıyoruz?

Masterindex 2010’dan alınan veriler ışığında internet üzerinden alışveriş sıklığının ortalama “1” adet olduğunu görüyoruz. Grup Alışveriş ve Private Shopping efekt ile birlikte 2011 yılında bu ortalamanın yükseleceğini söyleyebiliriz. Popüler iki iş modeli Türkiye’de 3.5 mio seviyelerinde olan internet üzerinden alışveriş yapan kullanıcı sayısını kısa süre içerisinde 4.5-5 mio seviyelerine çıkardı. Her geçen gün devlet kurumlarının da bu işe ağırlık vermesiyle birlikte internet üzerinden ödeme yapan kullanıcı sayılarında artış gözlemliyoruz. Bu artış şüphesiz yılların süper mağazalarının trafik ve cirolarına olumlu katkı sağlıyor. Başka bir deyişle pastayı büyütüyor.

Grafiği incelediğimizde sevindirici haberin 15-19 yaş arası kullanıcıların alışveriş frekansında gizli olduğunu görüyoruz. Bu kullanıcılar ayda “4.2” adet alışveriş yapıyor. Bu işlemlerin sepet ortalaması düşük olsa da 2012 yılında maddi bağımsızlıklarını kazanarak sektörü büyütmesini beklediğimiz kuşağın ayak seslerini duyduğumuzu söyleyebilirim. Facebook Credits, Prepaid (ön ödemeli), kartsız ödeme gibi yeni nesil birçok araç bu neslin ciro içerisindeki payını yavaş yavaş artırıyor olacak.

Online dünya da alışveriş sıklığı ile fiziksel dünyada kredi kartı kullanım sıklığını karşılaştırdığımızda ise; fiziksel dünyadaki ayda “9.4” adetlik alışverişe ulaşabilmek için gidilecek çok yol olduğunu görüyoruz. Yeni müşteri kazanım maliyeti de göz önüne alındığında e-ticaret yapan işyerlerinin birinci önceliğinin yeni üye, müşteri kazanımından ziyade, mevcut müşterilerinin verimliliğini artırmak olması gerektiğini düşünüyorum. Web 2.0’ın ardından Semantik web’in konuşulduğu şu günlerde müşteri izlerini takip ederek, müşteri özelinde aksiyon almanın en kolay olduğu ortamın sanal mağazalar olduğunu söyleyebiliriz.

Sevgili Mahir’in organizasyona ilişkin yazısı için;  http://interneticaret.blogspot.com/2011/02/masterindex-turkiye-eticaret-odeme.html



2. Bölüm Debit Kartların internet üzerinden kullanımı, 3. Bölüm ise; 3D Secure kullanımı, kart sahipleri ve işyerlerinin 3D’ye bakış açısıyla ilgili olacaktır.

 

Kazan-Kazan İlkesi

Türkiye’nin en bilinen VIP hizmetler veren assistance kartının kurulumunda, kartın sahibi kuruluş ile yapılan toplantıların hizmet kalite standartlarının yakalanması ve verilecek teminatlar üzerine yoğunlaştığı sırada, daha önce belirlenen koşulların oluşması durumunda kart sahibine ücretsiz kiralık araç tahsisi yapılması konusunda mutabık kalınmıştı.

Sözleşme detayına girmeden önce; araç çekme, çilingir, konut yardım, havaalanı aktarımı vb. ücretiz hizmetleri aldığımız assistance şirketlerinin nasıl çalıştığın kısaca değineceğim.

Bu şirketler özellikle sigorta şirketleri ile, poliçe başına 10 ila 30 TL arasında değişen rakamlarda anlaşarak, teminatlarda belirtilen hizmetleri, belirtilen miktarlarda karşılayacaklarına dair bir akit yaparlar. Poliçelerde oluşacak her hasar o poliçe için tahsil edilen bu rakamlardan karşılanacaktır. Dolayısıyla hasara dönüşmeyen, dönüşse bile maliyeti az olan poliçeler şirketin karına direk etki edecektir.

Mutabık kaldığımız araç tahsisi teminatına dönelim. İlgili madde teminata konu olan aracın yürümez durumda olmasından dolayı servise çekilmesini müteakip 7 güne kadar ücretsiz araç vermemizi gerektiriyordu. “Aracın yürüyemeyecek durumda olması” olmazsa olmaz koşuldu.

Buna rağmen, sözleşmenin üst yönetimimiz tarafından değiştirilerek, “aracın yürüyemeyecek durumda olması” ibaresinin çıkarıldığını ve imzalandığını öğrendik. (başka bir yazı konusu olacak) Bu şu anlama gelmişti. Herhangi bir araç, boyası çizilse dahi servise girdiğinde boyanın kuruması, renk tonunun tutturulması vb. nedenlerden dolayı en az 2-3 gün ücretsiz araç tahsisi…

Kart sahibi kuruluş, assistance şirketinin zarar edeceğini bile bile bu maddede ısrar edince tek bir tarafın kazandığı müşterilerinde hizmet alamamaktan dolayı şikayetçi olduğu bir model ortaya çıktı. Sonuç; assistance şirketi sözleşmenin süresi tamamlanana kadar dayandı. Kart sahibi kuruluşta aynı teminatları verebilecek başka bir firma bulamayınca; birçok hizmeti kendisi sağlamaya başladı.

Yapılan sözleşmelerde karşılıklı iki tarafında birbirinin çıkarını kolluyor olması, karşı tarafın bilerek veya farkında olmadan zarar edeceği sözleşmelere imza atmak başarı olarak nitelendirilmemeli. Kazan-Kazan ilkesine ters düştüğü unutulmamalıdır.

Enuygun’u

Karşılaştırmanın B2C’lerde satılan ürünler ile sınırlı kalmaması gerektiğini burada dile getirmiştim. Kullanıcılara katma değerli servisler sağlayabilecek onlarca farklı model geliştirilerek hala gelir elde edilebilir.
Uzun süredir faaliyetini sürdüren rakiplerin olduğu pazarlarda “farklılaşmanın”, “niş”e yönelmenin en hızlı bilinirlik oluşturma yöntemlerinden biri olduğuna inanıyorum. Kullanıcıların maruz kaldığı gereksiz mesaj sayısı sadece amaca yönelik, işlemlerin hızla halledilebildiği pratik sitelere yönelmesini sağlıyor. Bu siteleri bürokrasinin daha az olduğu küçük ama atak işletmelere benzetiyorum.

Çağlar Erol‘un yeni projesi, enuygun.com‘da bu sitelerden biri, Enuygun‘u şöyle tanımlamışlar;

Enuygun.com, hizmet ve servis karşılaştırması yapabileceğiniz bağımsız bir sitedir. Kolay kullanılan menüleri sayesinde size en uygun tarifeleri, hizmetleri, servisleri kolayca ve ücretsiz olarak belirleyebilirsiniz.

Mevcut yapabildiklerine baktığımızda; Banka Kredisi, Adsl tarifeleri, GSM tarifeleri gibi modüllerin tamamlandığı görüyoruz. Yakın zamanda Araç kasko ve trafik sigortası karşılaştırma modülünün site üzerinde ekleneceğini öğreniyoruz.

Enuygun’u bulmayı vaat ettiği modüllerin çok iyi çalıştığını söyleyebilirim. Endişe duyduğum durum yeni modüllerin eklenmesi ile birlikte daha fazla mesajın enuygun’un kolay anlaşılabilir yapısını bozup bozmayacağı, bunu yeni modüller eklendikçe takip ediyor olacağız.

Dikkatimi çeken bir diğer durum; sponsor reklamın arama sonuçlarında en üst kısımda, bir alt sonuçtan çokta farklı olmayan bir yapıda gösteriliyor olması, sponsor reklamlar gerçek sonuçlardan biraz daha ayrılarak kullanıcı algısını bozmayacağından emin olunmalı.

Gerek karşılaştırmaya olan özel ilgim, gerekse sadece yazmak veya konuşmakla yetindiğimiz şeyleri yapabildiği için Çağlar’ı ve eşini kutluyorum

Salt Fikirlerin Ortak Noktası “Bir Şekildedir”

Fikir ishali; uzun süredir yaşadığım fakat bir türlü adını koyamadığım bir durumu çok güzel özetliyor.  Uğur hocamın bloğunda tanıştığım bu “tanımlama” Dışbank eski Genel Müdürü Faik Açıkalın’a aitmiş.

Şöyle demiş Faik Bey, “Bazıları, uygulanamaz bir çok fikre sahiptir. Kendilerini vizyoner sanır. Devamlı yepyeni fikirler saçar ortalığa… İnovasyon ile fikir ishalini karıştırmayalım.”

Eski çalıştığım şirketlerden birisine her gün gelen yüzlerce proje başvurusunda da çok sık karşılaştığımız bir durumdu bu, onlarca hatta yüzlerce birbirine çok benzeyen salt fikir.

Bu fikirler ne kadar uygulanabilir? Ne kadar para kazandıracaklar? Fikrine ne kadar güveniyorsun? İşini gücünü bırakıp bu fikrin arkasından koşmaya hazır mısın? Yoksa ya tutarsa diyerek yatırımcı mı arıyorsun? Sen kendi projen için hiçbir şeyini feda etmemişken, yatırımcıyı nasıl ikna edeceksin? Projene çok inandığını nasıl göstereceksin?

İş planı, yönetim metodolojisi olmadan en iyi fikirlerin bile hayal kırıklığı yaratabileceğini gören birisi olarak “herkesin bir fikri vardır” diyebiliyorum.

Salt fikirlerin ortak noktası; en kritik, belki de en maliyetli, en inovatif adımlarının “bir şekilde” yapacağız denilerek geçiştirilmesidir. Aslında projenin o “bir şekilde” nin altında yatan süreçler olduğunu fark edemeyiz çoğu zaman… Senin fikrini diğerlerinden ayırandır “o”,

Departmanlar arasında yaşanan yeni fikirlere karşı kapalı olma, önyargılı yaklaşma reaksiyonunu buna bağlıyorum çoğu zaman, “ortada boş dolaşan onlarca salt fikir

Her proje içerisinde yeni bir fikir barındırır fakat her fikir projelendirilemeyebilir.

Fenomen Blogger Projesi’nde 2. Adım

Geçtiğimiz gün Gilette Fusion Power Phenom setimi teslim aldım. Bugün itibariyle de deneme imkanı buldum. Traş bıçaklarındaki titreşim özelliğinin gereksiz olduğunu düşünürdüm. Yanılmışım! Lakin daha az gürültülü olmalı, malumunuz kulağın hemen yanında titriyor.

Türkiye’nin en popüler 150 bloğuna gönderilen bir maille başlayan projede 2. Adım başlıyor. Konuyla ilgili gelen mailin içeriği;

Sayın Blogger,

Kısa bir süre önce adınıza postaladığımız Gillette Fusion Power Phenom’un elinize geçtiğini umuyoruz. Fenomen Blogger Projesi’nin son aşamasına yaklaştığımız bugünlerde yarışma ile ilgili vurgulamak istediğimiz bir nokta var.

Yarışmamızın hediyesi olan Apple Macbook Intel Core 2 Duo 2.2Ghz’i kazanmak için sizden beklediğimiz; Gillette Fusion Power Phenom’la tıraş olurken aklınızdan geçen herhangi bir konuda blogunuzda yazmanız ve yazınızın linkini fenomenblogger@proximityistanbul.com adresine göndermeniz.
Sonrasında, Gillette ve Proximity İstanbul ekiplerinin de içinde oldukları bir jüri tüm paylaşımları yaratıcılıklarına, ilginçliklerine, özgünlüklerine göre değerlendirecek ve ilk on blogger’ı açıklayacak.
Bu ön seçimin ardından ilk 10’a kalan paylaşımlar bir Excel dokümanıyla “Fenomen Blogger” Projesi’ne katılan tüm blogger’lara gönderilecek ve bir sıralama yapmaları istenecek. Katılımcılar, 28 Ekim saat 12.00’a kadar kendi listelerini bize gönderecekler ve kazanan belli olacak.

Keyifli bloglar.
Gillette’in En Rahat Tıraşıyla Güne Başla. Kendini Göster Fenomen Ol.
Gillette Fusion Power Phenom

Blogların etkisinin her geçen gün farkedildiğini görmek sevindiri olsa da, taahhüt edilen pahalı hediyenin yerine daha basit eğlenceli bir şeyler yeğelerdim. Böylece görüşlerimi daha rahat ve özgür ifade edebilirdim.
Bu arada “Sayın Blogger“ yerine ad / soyad ile hitap edilebilirdi. Zaten segmente edilmiş 150 kişiden bahsediyoruz. Manuel bile olsa fazladan bir yarım saatlik iş yükü harcanırdı.

Küçük bir iki hatanın dışında kendinden oldukça söz ettiren, Gilette için faydalı bir proje olduğunu düşünüyorum. Projenin resmi bloğuna buradan ulaşabilirsiniz.

Amazon’dan bir yenilik: Universal Wish List Button

Birikmiş RSS’lerimi temizlerken Sn. Savaş Şakar’ın sitesinde aşağıdaki habere rastladım. Son paragrafta bahsi geçen; wish listte yer alan ürün birisi tarafından alındığında “alındı” ibaresinin gösteriliyor olmasının bir sonraki boyutu da; fonksiyonun, kim tarafından alındı? Ne kadara alındı? Alana soru sor vb. araçlarla sosyalleştirilmesidir.

Amazon bir yeniliğe daha imzasını attı: Universal Wish List Button. Yani türkçesini söylemek gerekirse “Genel İstek Listesi Butonu” diyebiliriz herhalde. Bu yeni araç ile herhangi bir eticaret sitesindeki ürünü amazon’daki İstek Listenize ekleyebiliyorsunuz.

Butonu tarayıcınızın bookmarks(favorilerim) çubuğuna ekliyor, beğendiğiniz ve daha sonra alacağınız bir ürün gördüğünüzde “Add to Wish List”(İstek Listeme ekle) yaparak ürünü kaydediyorsunuz.

Aslında istek listesi uygulamaları kişilerin almak istedikleri ürünleri unutmamaları için planlanmıştı ama      daha sonradan başkalarının size ne hediye alacağını belirlemede ve hatta evlenen çiftlerin ihtiyaçlarını girerek tanıdıklarına gidip bunlardan istediğinizi bize alabilirsiniz uygulamalarına kadar gelmişti. Hatta bu tip uygulamaların en güzel tarafı birisi o ürünü alıp size gönderdiğinde diğeride aynı ürüne yöneldiğinde “alındı” diye uyarması.

Altın Sim Kart Ödülleri, Blog Özel Bülteni

Uzun süredir FriendFeed’te açılan başlıklardan takip ettiğim “Altın Sim Kart Ödülleri” ile ilgili Elif Yılmaz’dan bir mail aldım. Bloglara özel hazırlanan bültenin içeriğini aşağıda yayınlıyor, bilgilendirme için Mobililetişim ve Elif’e teşekkür ediyorum.

 

Altın SIM Kart Ödülleri, cep telefonları, mobil operatörler ve mobil teknoloji kategorilerinde en iyileri belirliyor.

Yarışmayı mobil teknolojiler ve cep telefonu portalı Mobiletişim düzenliyor.

3 ana kategoriden oluşan, 20 alt kategoride, 100’den fazla aday yarışacak yarışmada.

Yarışma 5 Eylül tarihinde başlıyor

Ödüller 10 Ekim 2008 tarihinde Cebit Bilişim Eurasia fuarında yapılacak törenle sahiplerini bulacak.

Halk oylamasının yanında jüri üyelerinin oyları da sonucu belirlemede etkili olacak.

Organizasyon Takvimi

Halk Oylaması:        5 Eylül – 5 Ekim 2008

Ziyaretçilerin site üzerinden oylamalarını gerçekleştirmeleri

Jüri Oylaması:          15 Eylül – 1 Ekim 2008

Jürilerin site üzerinden oylamalarını gerçekleştirmeleri

Sonuçların Açıklanması:   10 Ekim 2008

Sonuçların siteden duyurulması ve ödüllerin Cebit Bilişim Eurasia fuarında yapılacak törenlere sahiplerine verilmesi

Yazı içi linkler

Mobiletişim

http://www.mobiletisim.com

Altın SIM Kart Ödülleri

http://www.altinsimkart.com

Türk Web Girişimlerinin Listesi Çıkıyor!

Listenin tamamlanmasının ardından; yorumlar, reddit benzeri bir oylama sistemi, kategorizasyon, iş modellerinin kısaca anlatıldığı, Proje yöneticisi ve sponsorlarından bahsedildiği ve en önemlisi girişimlerin hepsini bir arada görebileceğimiz bir site geliyor gibi gözüküyor. Alemşah‘ın başlattığı ve devamlı güncellenen Friendfeed başlığına buradan ulaşabilirsiniz. Heyecanla takip ediyoruz.

GarantiAlışveriş.com Yenileniyor!

Gün içerisinde aldığım bir habere göre Garanti Bankasına ait alışveriş platformu olan GarantiAlışveriş.com’un uzun süredir devam eden; tasarım ve altyapı çalışmaları tamamlanmış. Son anda bir aksilik olmazsa yarın yayına alınacağını tahmin ediyorum.

Ana sayfanın son hali aşağıdaki gibi olacak, boş alana muhtemelen bir banner ekleneceğini düşünüyorum… GAL bünyesinde 300 civarında mağaza olduğunu düşündüğümüzde, ana sayfanın tasarımı özellikle eski tasarıma oranla çok daha sade olmuş. Lakin body de yer alan ve farklı renklerden oluşan kategori isimleri Web 2.0 tadında, daha büyük karakterlerden oluşabilirdi.

Görselde etiket bulutuna rastlayamadım. Dinamik olarak oluşturulacak bir etiket bulutu; pazarlama aracı olarak kullanılabileceği gibi kullanıcıların transaction’ı yüksek ürünlere veya kategorilere hızlı erişimlerini sağlayabilirdi.

Yenilenen tasarım ile birlikte altyapıda yapılan değişiklikleri, mağaza şablonarını ve SEO çalışmalarını merak ediyorum. Yeni yapı ile birlikte change log gibi, yapılan değişiklikler bir menü altında yayınlanırsa. yeni mağaza açacak kullanıcılara ve son kullanıcılara yol gösterilmiş olur diye düşünüyorum. Yapılan değişiklikler, doğru anlatıldığı takdirde yeni mağaza başvurularını tetikleyecektir.

Yenilenen yapının şu sıralar durgun seyreden e-ticaret pazarını hareketlendirmesi ümidiyle…

Güncelleme: Yeni yapı 10:45 itibariyle yayında

Yeni Tasarım

image

Eski Tasarım

image

En iyi fiyat arama sitelerinde Tio 1 Numara!

Haber7’de bugün yayınlanan haberde, fiyat karşılaştırması yapan siteler masaya yatırılmış. Tio’nun birinci sırada yer alıyor olması bizim için sevindirici bir haber. Bunu zaten biliyor olsak da bu yönde bir haber okumak ayrı bir gurur kaynağı oldu. Sabah sabah keyfim yerine geldi diyebilirim.

“Hem içerdiği alışveriş sitesi sayısı hem de karşılaştırma yetenekleri ve güncelliğiyle diğer fiyat arama sitelerine fark atan Tio.com.tr, bu başarısını profesyonel ekibine borçlu.

Sitede fiyat arama yaptıktan sonra en uygun fiyatlı ürünü hemen satın alma imkanınız da var. Ürünlerin bazılarında ShiftDelete.Net editörlerinin videolu incelemeleri de yer alıyor.

Tasarımı ve Ajax uygulamalarına diyecek söz yok. Tek eksiği, hepsiburada.com gibi bir alışveriş sitesinin burada yer almaması.”

Google Analytics GOAL, Başka Bir Deyişle Huni Nasıl Tanımlanır?

İnternet projelerimizi kullanıcı dostu tasarlayarak, her seviyeden kullanıcının site içerisinde kaybolmadan, belirlediğimiz hedefler doğrultusunda rahatlıkla ilerlemesini isteriz. Google Analytics’in en beğendiğim özelliklerinden birisi olan, uzun süredir kullandığım Huni; ziyaretçilerin bir amaca ulaşmak için izlemelerini beklediğiniz yolu ifade eder.

Biraz daha derine inmek gerekirse; üye hedeflerimizin çok gerisindeyiz ve üyelik sayfası için bir Huni (Goal) tanımlayarak bu adımlardan en çok çıkış olan, farklı  sayfalara yönlendiren adımları bulmak istiyoruz. Bu tespitlerden sonra ilgili sayfaları optimize ederek, hedef dönüşüm oranını yükseltmeye yönelik çeşitli aksiyonlar alacağız.

İşe üyelik hedeflerimizin yer aldığı sayfa adımlarını tespit ederek başlamamız gerekiyor. 3 adımdan oluşan bir üyelik sayfasına ait görselleştirilmiş Huni örneğini aşağıda bulabilirsiniz. Ortada yer alan kutular; adımları ve geçiş oranlarını, sol kısımda yer alan kutular; bu adımlara hangi sayfalar üzerinden gelindiğini, sağ tarafta yer alan kutular ise; bu adımlardan yapılan çıkışları ifade etmektedir.

Hedeften yapılan çıkışları sadece browserın kapatılması yada farklı bir siteye yönlenme olarak algılamamak gerekir. Bu sayfalar içerisinde yer alan kafa karıştırıcı bir mesaj, kullanıcın site içerisinde farklı sayfaya yönlenmesine ve hedeften uzaklaşmasına neden olabilir.

uyelik copy

Google Analytics’te her profil (site) için 4 farklı Huni tanımlanabilir. Her bir Huni en fazla 10 adımdan oluşmaktadır.

Birkaç Huni Örneği;

  • Üyelik adımları
  • Ödeme sayfası adımları
  • Arama sonuç sayfaları
  • Tio da konumlandırdığımız Klasik Tio’ya Dön butonuna benzer işlevli butonlar
  • Bilgi güncelleme sayfaları
  • Yorum yazma ve cevaplama sayfaları vb.

Özetlemek gerekirse; Benzer hedefleriniz varsa ki olmalı, ilgili adımlar devamlı gözlemlenerek gerekli görüldüğü durumlarda optimize edilmeli.

Bu yazı eticaret.garanti.com.tr’de yayınlanmıştır.

Kahve Bahane, Likemind Şahane!

Uzun süredir katılamadığım Likemind’ın İstanbul bacağına nihayet bugün katılabildim. Aslını isterseniz hepi topu bir kez katılabilmiştim.

Öncelikle kalabalığın her geçen toplantıda arttığını görmek güzeldi. Blog ve projelerinden takip ettiğim katılımcılar ile Starbucks günün kahvesi eşliğinde kanlı canlı sohbet etmek, fikir alışverişinde bulunmak bir o kadar keyifliydi. Özgür’e bizi bir arada tutmak için verdiği uğraşlardan dolayı ne kadar teşekkür etsem azdır.

Sevgili Ali Haydar Ünsal’a da tarihini unuttuğum bu etkinliği bana hatırlattığı ve eşlik ettiği için teşekkür ederim. Linke tıkladığınızda sayfa görüntülenemiyor hatası alıyorsanız. Çok yakında!

Neden resim çekmedim diye hayıflanıyorum şu an, yazıyı bir iki güzel resimle süslesem iyi olurdu. Eklenecek resimler ile ilgili sponsor aranmaktadır 🙂

Güncelleme: Tüm resimlere buradan ulaşabilirsiniz.

2679230089_1042644127

2680021402_412ab2eb97