ITO – Nasıl E-Ticaret Yapılmaz?

İstanbul Ticaret Odası’nın düzenlemiş olduğu “Nasıl e-ticaret yapılır” isimli seminerin adında küçük bir değişiklik yaptım. Bu küçük değişiklikte büyük payı olan, konuşmacılardan; “profösör” hocama da (ismini vermeyeceğim) özellikle teşekkür ediyorum!

Amazon.com’dan yıllar önce sipariş verdiği bir ürün ve ürünü teslim alana kadar parasını nasıl sokağa attığını düşündüğünü, e-ticaret’ten nasıl korktuğunu anlattı. Son kullanıcı için internet üzerinden sipariş vermenin nasıl güvenilmez bir durum olduğundan söz etti.

Hocam; kart bilgilerinin çalınması yolu ile internet üzerinden dolandırıcılık yapılabileceğinden bahsettiyse de, bankaların tutarı kredi kartına iade edebildiğini, (chargeback) kart sahibini mağdur etmediğini belirginleştiren, oradaki insanların yüreğine su serpeceğini düşündüğüm noktaları devamlı atladı. Sanki İnternet üzerinden sipariş vermeyin, ticaret yapmayın der gibi bir hali vardı.

3D Secure Nedir? Sanal pos kullanan firmaları nasıl korur? Cevap bulamayan sorulardan yalnızca birkaçıydı.

Kısacası; insanların e-ticaret’e özendirilmesinden ziyade daha çok korkutulduğu, kafaların daha da karıştırıldığı bir seminere tanık oldum.

Hedef Alliance Holding CRM projesinde birlikte çalıştığım. Workcube’den Sn. Ömer Turan’da konuşmacılar arasındaydı. Seminerin ikinci yarısına kalıp kendisini dinleyemediğim için üzgünüm.


“ITO – Nasıl E-Ticaret Yapılmaz?” için 4 yorum

  1. e-dönüşüm kapsamında e-ticaret’te gözden geçirilmeli, 10 sene önceki tehlikelerden bahsediliyor. aslında bir bakıma doğruluk payı var, nitekim internette hırsızlık yapılıyormuş olgusu bütün medyada dillendirilirken, bilişim suçları ile mücadele yasası ve türk ceza kanununun belirli maddelerinde bankalarla ilgili düzenlemeler ne yazık ki medya tarafından es geçildi.

    Öte yandan, nasıl çocuk pornosu ticareti uluslararası bağlamda illegal sayılıyorsa, uluslararası ticaret kapsamında, sınırötesi e-ticaret (amazon, ebay vs.) konusunda da uluslararası platformda adımlar atılmalı.

    İç hukuk açısından ise, sipariş verme, sözleşme imzalama, mal ve hizmetin teslimatı, fatura kesme ödeme ve vergi tahakkuku aşamalarının internetten düzenlenmesine yönelik girişimler olmalı ki bu konuda maliye bakanlığının üzerine bir yük düşecektir, düşmelidir. e-ticaretin dünyadaki hacmi gözönüne alındığında bunun vergilendirilmesi devlet açısından yararlı olacaktır.
    Öteki taraftan, mağduriyetin önlenmesi amacıyla atılan adımlar kararlı bir şekilde devam ettirilmeli, e-kaygı, e-rehavete dönüşmelidir.
    Bu konuda devlet ve sivil toplum örgütleri arasındaki işbirliği çok önemlidir. Nitekim http://rega.basbakanlik.gov.tr/eskiler/2007/04/20070403-14.htm adresinden ulaşılabilecek genelgede bunun somut adımlarını görebiliyoruz.

    Bu alanda henüz emekleme aşamasında olduğumuz için korku ve kaygılar doğaldır. Ancak atılan adımlar sayesinde olumlu bir bakış açısına sahip olmalıyız.
    Saygılar,

  2. Aslında burada malesef Türkiyede ortalama kitleye hitap eden çeşitli gazetelerin “aman msn e girmeyin”, ” aman google da bunları yazmayın” nevi yaklaşımlarının büyük payı var. Konferans talihsiz olmuş ama gerçekten de 3dsecure sisteminin burada birçok sorunu çözeceğine inanıyorum. Son kullanıcıların korkulu rüyası kart bilgilerinin çalınmasıysa, chargeback te üye iş yerlerinin korkulu rüyasıydı. Aradan üye iş yeri çıkacak müşteri paşa paşa bankasıyla iletişim kuracak. (3dsecure) gerçi hala Türkiye’ de genellikle rus kökenli uyanıkların “İnteraktif hesabınızın şifresini güncelleyin” veya “sana bi dosya yolluyorum hotmail şifreni gir bak çok güzel” şeklindeki epostalara kananlar varken 3dsecure ne kadar insanların yüreğine su serper ayrı bir konu.

  3. Sevgili Kıvanç yorumun için teşekkür ederim. 3D Secure ile ilgili, özellikle Türkiye’de ciddi bir problem var. Nedir o? Açıklamaya çalışayım.

    Bilindiği üzere; 3D Secure kullanan bir sanal mağazadan alışveriş yapmak isteyen bir müşterinin kredi kartını bu sisteme kayıt ettirmesi, bir güvenlik sorusu ile birlikte bir şifre oluşturması isteniyor. Sipariş adımlarını da sayacak olursak süreç oldukça uzadı bile değil mi? Bazı bankalar kredi kartlarını otomatik olarak bu sisteme kayıt ettirip müşterilerine gönderirken bazıları maalesef durumun ciddiyetini kavrayabilmiş değil.

    Gündeme çok fazla işgal etmese de, 1 Temmuz 2007 tarihinde Türkiye’de faaliyet gösteren tüm sanal mağazaların 3D’ye geçmesi gerekiyordu. BKM kendi web sitesinden duyurmasa da bankalara bu yönde bir talimat göndermiş, bankalarda müşterileri olan sanal mağazaları uyarmıştı.

    Sanal mağazaların ciro kaybını düşünerek yaptıkları haklı diretmelerden sonra bu süre ileri bir tarihe (bakın ileri diyorum, net bir şey yok) ertelendi.

    İşin özü kullanıcı alışkanlıklarını değiştirmek zor, zor olduğu kadarda riskli. Aslında kredi kartlarının arkasında yer alan 3 haneli güvenlik numarası, hakikaten de güvenlik numarası gibi davransa ve kartın üzerinde yazmasa her şey okadar güzel olacaktı ki

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir